“NATO kâğıttan kaplan, çekilmeyi düşünüyoruz…”

  • GİRİŞ02.04.2026 09:29
  • GÜNCELLEME02.04.2026 09:29

ABD Başkanı blöf mü yapıyor? Yoksa tutarsız söylemlerine bir yenisini daha mı eklemiş oldu? Trump NATO müttefiklerini İran savaşına katılmaya ikna edemeyince fena hâlde öfkelendi. Bu şaşırtıcı değil!..

NATO’nun “beyin ölümü” bu defa gerçekleşecek mi? Donald Trump ABD’yi NATO’dan geri çekecek mi? Yoksa “ciddi ciddi düşünüyorum” dediği şey bir blöften mi ibaret?.. Nedir bu beyin ölümü? 8 Kasım 2019 tarihinde, İngiliz The Economist dergisine bir röportaj veren Fransa Devlet Başkanı Emmanuel Macron, o dönemde Trump’ın NATO ile ilgili bir uygulamasına dayanarak şöyle diyordu: “Şu anda yaşadığımız, NATO’nun beyin ölümüdür…” Macron, Donald Trump’ın NATO’ya danışmadan Suriye’den askerlerini çekmesini eleştiriyor ve “ABD ile NATO müttefikleri arasında karar alma süreçlerinde hiçbir şekilde koordinasyon yok. Hiç...” şeklinde tepkisini dile getiriyordu. Esasen Macron bahse konu röportajında, Türkiye’nin Suriye’de teröre karşı sürdürdüğü operasyonlara da dil uzatıyor ve şu ifadelerde bulunuyordu: “Aynı zamanda NATO’nun diğer bir üyesi olan Türkiye’nin de çıkarlarımızın söz konusu olduğu bölgede koordinasyonsuz saldırgan eylemleri var…” Fransa Başkanı, (İttifakın bir üyesine yapılan saldırı bütün üyelere yapılmış gibi kabul edilir) şeklindeki NATO anlaşmasının 5. Maddesine inancının devam edip etmediği sorusuna, “Bilmiyorum” diye cevap veriyordu… ABD’nin Orta Doğu Bölgesini terk ederek Asya’ya yöneldiğini iddia eden Macron, “Trump’ın Suriye’deki Kürt müttefiklerini terk etmesi bunu güçlendirmekle kalmadı, aynı zamanda NATO’yu zayıflattı…” diyerek tezini sürdürüyordu. 1966’dan 2006’ya kadar NATO’nun askerî kanadı dışında kalan Fransa’nın Cumhurbaşkanı Macron; “Türkiye uzun vadede NATO’da olmayacak mı?” sorusunu ise şöyle cevaplıyordu: “Bunu söyleyemem. Türkiye’yi NATO’dan dışlamak çıkarımıza değil ama belki de NATO’yu yeniden gözden geçirmeliyiz…” Bu gözden geçirme ifadesi tam olarak neyi anlatıyor? ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio birkaç gün önce, ABD ve İsrail’i İran savaşı konusunda yalnız bırakan NATO müttefikleriyle olan ilişkileri gözden geçireceklerini söylemişti.

Daha İran savaşı başlamadan evvel, İngiltere ve Fransa gibi NATO üyelerini sert biçimde eleştiren Donald Trump, tartışmaları başka bir boyuta taşıyıverdi… NATO’DAN ÇEKİLMEK… İspanya’nın, Fransa’nın, İtalya’nın ABD uçaklarına kendi hava sahasını açmaması, anlaşılan Trump’ı fena hâlde kızdırdı. Amerika belki de ilk defa bu derece yalnızlaşıyor. Eylül 2001'deki Dünya Ticaret Merkezine yapılan saldırının akabinde, NATO’yu görev alanı dışındaki bir coğrafyada tam 20 sene savaştıran ABD’ye, o zaman herkes yakın destek vermişti… Bu defa özellikle İngiltere’nin, “Bu bizim savaşımız değil” diyerek, ABD’nin beklentilerine cevap vermemesi Washington’u küplere bindirdi. Trump hemen her gün İngiltere’ye yükleniyor. Yüklenmekle kalmıyor, âdeta aşağılıyor… “Bir donanmanız bile yok, uçak gemileriniz çalışmıyor!.. Savaşmayı öğrenmelisiniz vs...” Bakalım İngiliz Kralı III. Charles’ın bu ay sonunda ABD’ye yapacağı ziyaret nasıl geçecek? Kralın ziyareti ilişkileri eskisi gibi yoluna sokabilecek mi? Trump şimdiden “Tarihî bir ziyaret olacak…” diye satın aldı bile! Fakat yaşanan gerilime bakılırsa, işler öyle pek kolay yoluna girecek gibi görünmüyor. Trump Hürmüz Boğazı konusunda Avrupalılara seslenerek, “Gidin, Boğaz'ı açın ve petrolünüzü alın…” diyerek Avrupalıların bu işin üstesinden gelemeyeceğini ihsas ediyor...

Velhasıl Trump hem Avrupa ile ilişkiler hem de İran savaşına uzak duran NATO konusunda fena hâlde rahatsız. (Trump ile baba-oğul gibi iyi ilişkiler içinde olduğunu söyleyen) Genel Sekreter Mark Rutte’nin, Trump’a; NATO’nun savaştan uzak kalması konusunda biraz anlayış göstermesi ricası da tutmadı anlaşılan… ABD Başkanı daha radikal bir söylemi devreye soktu… Kâğıttan kaplan olan NATO’dan çekilmek!.. Trump İngiliz Daily Telegraph gazetesine yaptığı açıklamada, ülkesini NATO’dan çekmeyi ciddi ciddi düşündüğünü ifade etti. NATO’nun en önemli üyelerinden biri olan İngiltere’nin ise doğru dürüst bir donanması olmadığını belirterek tekrar ağır göndermelerde bulundu.

Trump, Orta Doğu’daki savaştan sonra, ABD’nin ittifak üyeliğini yeniden değerlendirip değerlendirmeyeceği sorusuna; “Evet, bunun bir yeniden değerlendirmenin ötesinde olduğunu söyleyebilirim…” şeklinde cevap verdi. Yukarıda da işaret ettiğimiz üzere, Trump’ın tutarsız ve çoğu kere altı boş üfürmeleri dolayısıyla hangi lafına inanıp inanılmayacağı konusu biraz müşkül. Amerika şayet, 1949’dan beri omurgasını teşkil ettiği ve bütçesinin aslan payını yüklendiği NATO ittifakından hakikaten ayrılırsa dünya siyasi ve askerî dengelerinde müthiş bir altüst oluş yaşanacak demektir. Gerçi bu, dünyanın sonu da değil… Sovyetler Birliği’nin dağıldığı 1991 yılında, yani daha 36 sene evvel NATO’nun artık bir anlam ifade edip etmeyeceği tartışılmaya başlamıştı. Varşova Paktı’nın ortadan kalkmasıyla birlikte rakipsiz kalan NATO’ya bir düşman bulunması arayışları vardı… O zamana kadar NATO’ya düşman cephesinde bulunan iki düzineye yakın devletin katılmasıyla İttifak genişledikçe genişlemiş üye sayısı 32’ye çıkmıştı. İşte şimdi bu cesametteki NATO’nun geleceği tartışılıyor. Trump’ın özellikle Avrupa Birliği ülkelerine yönelik baskı ve tazyikleri, NATO’nun geleceğini temel bir sorgulamaya mecbur bırakmış vaziyette. AB ülkelerinin doğru bir kararla; kendilerine danışılmadan ve İsrail’in kuyruğuna takılarak İran’a savaş açan ABD’ye bir yerde tavır koymuş olması önemli. Ama devamını da getirmek lazım. Eğer Beyaz Saray’da Trump’ın karşısına ip gibi dizilme durumu devam ederse, mesele hâl yoluna giremez. O vakit gerçekten NATO’nun beyin ölümü gerçekleşebilir!.

Türkiye Gazetesi

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat