Okul saldırıları… Dikkat!
- GİRİŞ16.04.2026 08:50
- GÜNCELLEME16.04.2026 08:50
Bir gün arayla, Şanlıurfa-Siverek ve Kahramanmaraş’ta vuku bulan elim hadiseler neyi anlatıyor? Çocuklarımız, gençlerimiz ve onları eğitme hedefindeki okullarımız çok çetrefilleşen tehlikelere maruz durumda...
Evet, okullarımızı kuşatan tehlike ve tehditler hakikaten çok büyük… Son yıllarda eğitim çağındaki, özellikle orta öğretim yaşlarındaki çocuk ve gençlerimizi tehdit eden akran zorbalığına karşı çareler aranırken, toplum olarak daha vahim olaylarla yüz yüze gelmeye başladık!.. Sosyal medya denilen heyulanın çocuk ve gençlere yönelik sinsi kuşatması günbegün istikbalimiz diye üzerine titrediğimiz kuşağın ufkunu karartıyor… Ne kadar etkili mücadele edilirse edilsin, bilhassa okul çağındaki çocuk ve gençlere yönelik uyuşturucu tasallutunun tamamen önüne geçilmesi maalesef imkânsız derecede zor… Diğer taraftan sosyal medya, sadece gençlerin değil, yetişkinlerin dahi zihnini, psikolojisini allak bullak eden bir akıllı canavara dönüşmüş bulunuyor. Sosyal medyanın henüz bu kadar her tarafı ele geçirmemiş olduğu yıllarda, televizyon yayınlarının özellikle yabancı kaynaklı film ve dizilerin tahribatını konuşuyorduk. Ancak sosyal medya bütün bunları geride bıraktı. Ne yazık ki, nesiller çok ciddi bir kuşatmanın pençesinde. Bunun neticesi olarak, kişi; aile ve toplum ölçeğinde, topyekûn cemiyeti tehdit eden, ülkenin huzurunu büsbütün mahvetmeye yönelik bir umumi afetle karşı karşıyayız. Caydırıcı ceza ve yaptırımlarla nispeten güvenli hâle getirilmeye çalışılan trafik düzenine bile tek başına bir göz atarsak neyi anlatmaya çalıştığımız daha iyi anlaşılır… Trafik magandalarının saldığı dehşet, toplum açısından kelimenin tam manasıyla alarm veriyor… Toplu taşıma araçlarındaki günlük kavgalar daha az haber konusu olmakla beraber, sokaktaki insanlarımızın genel ruh hâlini yeterince aksettirecek derecede açık. Bu hâl karşısında istikbalimiz için endişelenmemek mümkün değil!..
Yazının asıl konusuna; son zamanlarda, okullardaki ürkütücü saldırılara dönecek olursak, gelinen durumun son derece kritik ve endişe verici olduğunu belirtmeliyiz… Öğretmenlerle beraber yaklaşık 20 milyon kişilik bir kitlenin can emniyetinden bahsediyoruz. Geçmişte bu çeşit saldırıları ecnebi memleketlerin medya organlarından izlerdik. Ve maalesef şimdi benzer olayları dehşet içinde kendi şehirlerimizde müşahede ediyoruz! Yaklaşık bir buçuk ay önce, 2 Mart’ta, İstanbul Çekmeköy’de Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde, aynı okulun öğrencisi olan 17 yaşındaki bir genç, ders sırasında sınıfa girerek iki öğretmen ve bir öğrenciyi yaraladı. Yaralanan kadın öğretmen daha sonra hayatını kaybetti. Saldırıyı gerçekleştiren öğrencinin psikolojik problemleri olduğu açıklandı. Olayla ilgili tahkikat devam ediyor… Önceki gün Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde, Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesine silahla gelen ve okulun eski öğrencisi olduğu bildirilen 19 yaşındaki bir şahıs, okulda sağa sola rastgele ateşe ederek, dördü öğretmen 16 kişiyi yaraladı. Öğretmenlerden birinin hayati tehlikesi devam ediyor. Olayın faili eski öğrencinin, daha önce okuldan uzaklaştırıldığı ve kendisinin açık öğretim lisesine girerek buradan mezun olduğu verilen bilgiler arasında. Şahıs dokuz kişilik bir ailenin ferdi. Saldırı sırasında güvenlik güçleri tarafından köşeye kıstırılınca aynı silahla intihar etti. Şahsın saldırıdan önce sosyal medyada yayın yaparak tehditlerde bulunmuş olması, olayın bir başka dikkat çekici yönü… Yani müessif olay âdeta bağıra bağıra gelmiş. Tabiatıyla hadisenin adli tahkikatı neticesinde hâlihazırda bilmediğimiz başka teferruat da ortaya çıkacaktır...
Daha bu olayın şoku yaşanırken, yalnızca bir gün sonra, Kahramanmaraş’ta çok daha vahim ve dehşet verici bir olayla sarsıldık!
Kahramanmaraş Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokuluna tam beş tane silah ve yedi şarjörle gelen sekizinci sınıf öğrencisi, iki sınıfa girerek rastgele ateş açtı. Maalesef sekiz öğrenci ve bir öğretmen hayatını kaybetti. 13 kişi de yaralandı. Bunların altısının durumunun ağır olduğu bildirildi. Olayın faili olan 14 yaşındaki öğrenci de olay yerinde öldü. Failin babası eski emniyet mensubu ve şu an için gözaltında… Hadise gerçekten çok vahim ve düşündürücü. Bu yaştaki bir çocuğu böylesine canavarlaştıran etkenler neler olabilir? Adalet Bakanlığı müessif olayla ilgili olarak, tahkikat için tam yedi cumhuriyet savcısı görevlendirdi. Keza İçişleri Bakanlığı da dördü mülkiye ve dördü polis başmüfettişi olmak üzere sekiz başmüfettiş görevlendirdi. Yapılacak inceleme ve soruşturmalar neticesinde bu sarsıcı olayın sebepleri hakkında daha fazla malumatımız olacak. Ancak giden canlar ne yazık ki geri gelmeyecek...
Şanlıurfa’daki olayın akabinde, dört kamu görevlisi açığa alındı. Esas olan böyle acı olayların önüne geçebilmektir. Hadise patlak verdikten sonra bazı şeylerin telafisi mümkün olmuyor… Sadece bir buçuk ay içinde baş gösteren bu üç hadiseden derhâl dersler çıkarmamız gerekir. Bu çerçevede bütün okullarda, her zamankinden daha fazla bir dikkat ve teyakkuz durumu için gerekli tedbirler alınmalıdır. Henüz sekizinci sınıfta olan bir çocuğun tam beş tane silahla okula gelebilmesi ve bu silahları içeriye sokabilmesi, fazlasıyla düşündürücü...
Sayın Devlet Bahçeli’nin de ifade ettiği üzere, kontrolsüz dijitalleşme çocukların ruh sağlığına zarar veriyor. Henüz çocuk yaştaki öğrenciler tarafından yapılan bu saldırılar, devlet ve toplum olarak bizi derhâl harekete geçirmeli. Ve alınabilecek tedbirler hızla uygulanmalı. Aksi hâlde böyle felaketlerin tekrarını önlemek mümkün olmaz...
Milletçe başımız sağ olsun. Cenab-ı Hak hayatını kaybeden öğrenci ve öğretmenlere rahmet eylesin. Yakınlarına da sabırlar versin.
Türkiye Gazetesi
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol