Bu İsrail’in kaçıncı saldırısı?..

  • GİRİŞ02.05.2026 09:15
  • GÜNCELLEME02.05.2026 09:15

Gazze’deki siyonist ablukayı kırmak ve Gazze halkına insani yardım ulaştırmak için yola çıkan Küresel Sumud Filosu bir kere daha İsrail korsanlığına maruz kaldı… Dünya ne yazık ki, bu küstahlığa karşı yine sessiz!..

ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı, Filistin topraklarındaki vahşeti, özellikle Gazze’deki soykırımı geri plana itti!.. Ne yazık ki, Gazzelilerin çığlık ve feryatlarını dünya duymazlıktan geliyor. 10 Ekim 2025 tarihinde başlayan ateşkes sürecinde, güya Ocak 2026 tarihi itibarıyla ikinci aşamaya geçilecekti. Ama ortada ne birinci ne de ikinci aşama var. Sonraki aşamalar ise hâlihazırda yalnızca bir hayal… Bakınız, 10 Ekim 2025’ten beri siyonist İsrail 2400’den fazla ateşkes ihlalinde bulundu. Bu ihlal ve saldırılarda en az 757 kişi öldü. Bazı kayıtlara göre ölü sayısı sekiz yüzü aşmış durumda. Yaralı sayısı da iki binden fazla… Ve yine Ekim 2023’ten bu tarafa, siyonistlerin hunharca katlettiği Gazzeli vatandaş sayısı yetmiş dört bin küsur… Hayatını kaybeden insanların sayısı bile tam olarak tutulamıyor. Hâlâ enkaz altında bulunan ceset sayısı kesin olarak bilinmiyor. On binlerce kayıp insan var… Ve dünyanın gözü önünde, terörist İsrail, savaş ve insanlık suçlarını işlemeye devam ediyor. Soykırımın her türlüsünü canavarca uyguluyor. Gazze’de bilhassa çocuklar, yetersiz beslenmeden dolayı bölük bölük can veriyor. İsrail Gazze’yi tam manasıyla abluka altında tutuyor ve dışarıdan gelen insani yardımı içeri sokmuyor. Ne gıda ne ilaç ne de insan hayatı için elzem olan diğer tedavi aparatlarının muhtaç kişilere ulaşmasına asla imkân bırakmıyor. Dışarıdan, dünyanın dört bir köşesinden gönderilen yardım malzemeleri bir türlü Gazze’ye ulaştırılamıyor. Ve Gazze halkı topyekûn can çekişiyor…

Siyonist İsrail’in, insani yardım filosuna ilk kanlı baskını 31 Mayıs 2010’da gerçekleşmişti… Mavi Marmara gemisinin de içinde bulunduğu ve 40’tan fazla ülkeden altı yüz kişiyi aşkın aktivistin katıldığı, Gazze’ye Özgürlük Filosu; uluslararası sularda ve tamamen hukuksuz biçimde, tam bir korsanlık faaliyetiyle baskına uğradı. Baskın sırasında yardım gönüllüsü dokuz katılımcı hayatını kaybetti. Daha sonra yaralılardan bir kişi daha vefat etti ve can kaybı ona çıktı. Bu hadise aradan geçen uzun zamana rağmen hep hatırlarda tazeliğini korudu, koruyor. Son on beş sene içinde, İsrail’in tek kelimeyle açık hava hapishanesine çevirdiği Gazze, en acımasız şartlar içinde kan kaybediyor. Hep ifade ettiğimiz üzere, bu vahşet dünyanın gözü önünde devam ediyor. Ve daha da korkunç olanı, Batı Dünyası bugüne kadar siyonist-terörist İsrail devletine, doğru dürüst bir tepki bile göstermedi. Güney Afrika Cumhuriyeti’nin İsrail aleyhine soykırım davası açmak gibi son derece kıymetli çıkışını bir kenara koyarsak, dünyanın geri kalan kısmından dişe dokunur bir baskı ve tepki yükselmedi. Son zamanlarda İspanya’nın ve bir nebze İtalya’nın ortaya koyduğu itiraz ve tepkileri, Avrupa’nın bütünü içinde yalnız kalıyor! Uzak Asya ve Latin Amerika’dan nispeten sesler yükseliyor. Bunu belirtmek lazım. Son olayda Malezya Başbakanı Enver İbrahim’in, Kolombiya Devlet Başkanı Gustavu Pedro’nun tepkileri bir ölçüde insanlık adına ümit verici adımlar. Asıl sevindirici olan şu ki, dünyadaki sivil toplum kuruluşları ve gönüllü kişiler, kendi imkânları çerçevesinde İsrail zulmüne karşı bir direnç oluşturmaya çalışıyor. Son iki üç günden beri Küresel Sumud Filosunun faaliyetlerini konuşuyoruz… 2025 yılında da İsrail, en az 21 ülke vatandaşlarından oluşan Sumud Filosuna yine uluslararası sularda korsanca müdahalede bulunarak, gönüllüleri alıkoymuş ve haksız ve hukuksuz şekilde sorgulamaya tabi tutmuştu. O zaman da yeteri kadar tepki gösterilmediği için, çeşitli ülke vatandaşları kötü muameleye maruz bırakılmıştı…

Fakat her şeye rağmen, gönüllü insanlar -bütün tehlikeleri göze alarak- Gazze halkıyla dayanışma içine girmek için her türlü fedakârlığı yapıyor. İsrail saldırısına maruz kalan Küresel Sumud Filosu (KSF) bunun en çarpıcı örneğidir. 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona şehrinden yola çıkan KSF, 26 Nisan’da İtalya’nın Sicilya adasından diğer katılımcıları da alarak yola devam etti. Ne yazık ki, 29 Nisan gece yarısında, Sumud Filosu, Girit Adası açıklarında ve kesinlikle uluslararası sularda, Korsan İsrail saldırısına maruz kaldı… Kırk yedi ülkeden en az 345 (kişi sayısında farklı rakamlar veriliyor) gönüllü kişinin yer aldığı yardım filosu, maalesef bu sefer de hedefine ulaşamadı. Filoda bulunan gönüllüler Yunanistan’ın Girit adasına çıkarıldı. Aynı filoda yer alan yirmi kadar Türk vatandaşının özel bir uçakla yurda getirilmesinin planlandığı bildirildi. Son yıllarda İsrail ile birlikte, Kıbrıs ve Doğu Akdeniz coğrafyasında, Türkiye’ye karşı çeşitli atraksiyonlarda bulunan Yunanistan, Siyonist ülkenin her an başını belaya sokabileceğinin farkında mıdır acaba? İsrail’in korsanlığına lojistik destek vermek, Yunanistan’a bir şey kazandırmaz ama çok şey kaybettirir… Küresel Sumud Filosu elbet bir gün hedefine ulaşacaktır. Bu son teşebbüsü akamete uğramış bulunsa da Gazze halkının durumuna dair, dünyaya güçlü bir mesaj vermeyi başardı. Amerikan Dışişleri Bakanlığının iddia ettiği üzere, Sumud Filosu “siyasi bir gösteri” değildir. Tam aksine sivil vicdanın, siyonist İsrail’in yaptığı gaddarlık ve vahşete karşı, insan haysiyetinin gereği olan bir dik duruştur… Terörist İsrail eninde sonunda duvara toslayacaktır. Bunda hiç şüphe yok. Küresel vicdan muhakkak tesirini gösterecektir.

Türkiye Gazetesi

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat