Gül'ün önündeki fiyasko raporu

  • GİRİŞ09.03.2009 07:04
  • GÜNCELLEME09.03.2009 07:04

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, bir önceki hafta Tanzanya'ya gitmişti. Seyahat başlamadan önce Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği ile temas kuran Tanzanyalı bir grup, 'Sayın Gül'le ülkemizde tanışmak isteyenler var. Bunlar, Türk devletinin bursuyla Türkiye'de üniversite okumuş kişiler' demişler. Gezi planlamasına tanışma programı ilave edilmiş. Cumhurbaşkanı ile görüşenlerden birisi Tanzanya Savunma Bakanı'ymış, diğerleri de yine etkili görevlerdeki Tanzanyalılar.

Gül, bir zamanlar üniversitede okuyan ve şimdi Türkiye aşığı olan, önemli mevkilere gelmiş bu kişilerle karşılaşınca hem şaşırmış hem de sevinmiş. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Mustafa İsen, Tanzanya dönüşünde YÖK başta diğer kurumlar temas kurmuş ve 'devlet bursuyla okuyanlar' hakkında ayrıntılı dokümanlar istemiş. Üç-dört gün önce Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e iletilen o raporlarda, 'büyük vizyondan fiyaskoya' diye tanımlayabileceğim hazin bir tablo yatıyor. Gül'ün de üzüldüğünü ve İsen'e, 'Hemen detaylı bir çalışma yapın. Nerede sorun çıkmış, çözüm nasıl bulunur?' diye talimat verdiğini öğrendiğim tablo şunu söylüyor: 39 bİn öĞrencİden sadece 8 bİnİ mezun olabİlmİŞ

Rahmetli Özal'ın büyük vizyonuyla başlayan ve Demirel'in Orta Asya hassasiyetiyle üst noktaya çıkan, bugüne dek tüm hükümetler tarafından sahip çıkılan 'devlet bursu ile yabancı öğrenci okutma' projesi 1992'de start almış. O günden bu yana 39 binin üzerinde yabancı öğrenciye Türkiye Cumhuriyeti imkanları ile burs verilmiş. Listede Türk Cumhuriyetleri ve Balkanlar olmak üzere, Afrika dahil bütün dünyadan öğrenciler yer alıyor. Türkiye'nin tanıtımı ve uzun vadeli etkinliği bakımından hayati bir fırsat olan bu öğrencilerden sadece 8 bini mezun olabilmiş. 31 binden fazlası üniversite programlarını tamamlayamadan Türkiye'den ayrılmak zorunda kalmış. Başarı yüzdesi çok düşük. Bence bu 'bürokratik fiyasyo'dan başka bir şey değil. Parti ayrımı gözetmeksizin devletin liderlerinin desteklediği bu büyük vizyon projesi, uygulamadaki aksaklıklar yüzünden istenen hedeflerin çok uzağında kalmış. Raporlardaki yüksek lisans ve doktora yapan öğrencisi sayısı komik. Mesela bütün bu öğrenciler içinde sadece 146 öğrenci doktora yapabilmiş. Oysa bürokrasi ne yapıp edip, sistemin aksayan yönlerini bulmalı, öğrencilerin başarılı olabilmesi için çareler üretmeliydi.

Mezun olan 8 bin öğrencinin de izi yok

Cumhurbaşkanı Gül ve Çankaya Köşkü bürokratları arasındaki bu konudaki toplantıda gündeme gelen ikinci soru işareti çok daha üzüntü verici. Bürokrasi, devletimizin kıt imkanlarından ayırdığı paralarla okuttuğu yabancı öğrencilerden mezun olan 8 bininin de nerede olduğunu, hangi pozisyonda bulunduğunu bilmiyor, iletişim numaralarına sahip değil. Bu kişiler aslında Türkiye gibi bir ülkenin 'soft power/yumuşak güç' anlamında en önemli avantajı olabilir. Eminim onların çoğu zaten Türkiye'nin elçisi gibi çalışıyorlardır ama böylesine bir imkan organize bir şekilde değerlendirilse daha iyi olmaz mı?

Köşk'ün beyin takımı şimdi bu konu üzerinde çalışıyor. Genel Sekreter Mustafa İsen önündeki raporları okuyor, analizler yaptırıyor, ilgilileri dinliyor ve bu konuda yeni politikaları uygulamak için alternatif çözüm önerileri hazırlatıyor. Sonra da Cumhurbaşkanı Gül'e iletilecek ve Gül'ün direktifleri yolunda devlet bursuyla yabancı okutma projesi yeni bir yörüngeye oturtulacak.

İşte Gül'ün seyahat programı

Çankaya Köşkü'nde şu anda Gül'ün yeni seyahat programı hazırlanıyor. Salı günü İran'a gidecek olan Cumhurbaşkanı, ay içinde AB Başkenti Brüksel'i ziyaret edecek. Çek Cumhuriyeti'nden sonra nisanda Türk Cumhuriyetleri'nden Tacikistan ve Kırgızistan seyahatleri yapılacak. Kısa zaman içinde Suriye'ye gidilecek. Sonra yeni bir Afrika ziyareti daha düşünülüyor. Gül, Orta Asya ve Kafkaslar, Ortadoğu ve Afrika arasında denge gözetiyor. Avrupa ve ABD ise belli aralıklarla, ağırlıklı olarak 'uluslararası zirve tercihleri' dönemlerinde ziyaret programına alınıyor. 
Bütün bu temasların siyasi yönü ve sonuçları bir yana...

Ben ağırlıklı olarak ekonomik sonuçları önemsiyorum.

Moskova ve Tataristan dönüşü, iki işadamı aramış ve 'Cumhurbaşkanı'nın ziyaretinden sonra buralarda hava çok değişti. Projelerimizin imzaları peş peşe atılıyor' demişlerdi. Geçen gün öğrendim, Gül, Dedeman'ın Suriye'deki üç otel özelleştirmesini alması için devreye girmiş ve başarılı olunmuş.

Tekfen'in Tataristan'daki rafinerisi bir anda hızlanıvermiş. TAV gibi uluslararası başka pek çok şirketi örnek gösterebilirim. Moskova'da Efes Pilsen'e verdiği desteği ve CHP'nin en sivri dilli, diplomat milletvekili Onur Öymen'in oğlunun şirketine sağladığı moral desteği de hatırlayınca diyorum ki; 'Siyaset ayrı bir konu. İktidarlar gelir geçer. Türk işadamlarının gücünün artması önemli. Ekonomik krizin pençesindeki bir dünyada Gül doğruyu yapıyor, işadamlarımıza uluslararası arenada yardım ediyor. İkili ilişkilerini işadamları için devreye sokuyor.'

İsmail Küçükkaya - Akşam
ismail.kucukkaya@aksam.com.tr  

Yorumlar6

  • Cafer UÇA 16 yıl önce Şikayet Et
    Teşekkürler KÜÇÜKKAYA. İşte size haber,Bremen mızıkacıları,nasıl sorumsuz iş yaptıgınız daha nasıl açıklanır.Allah bilir daha bunlara benzemez neler vardır.Görmediklerimiz,bilmediklermiz.Helal olsun siz yaygaracılara, Küçük insanlarsınız,Amacınız saltanak sürmekmiş.Anladık artık her zaman yavuz hırsızı oynadınız,çünkü akıllı polis olmadıgından artık geçti.Bor'un pazarı.sn KÜÇÜKKAYA lütfen araştırın,bu izi bulunmayan burs lu öğrenciler,sahte olmasın?Olurya burası Türkiye.Neler olmıyorki.
    Cevapla
  • ALİ ÜNLÜER 16 yıl önce Şikayet Et
    YAZIKLAR OLSN BU DÖNEM ÖNCESİ YÖK'E. Okutuluyor diye bu yabancı öğrencilerin paralarını da aşırdıklarına eminim.Zihniyet belli zaten.Ülke menfaaitine değil kendi menfaatlerine çalıştıkları ortada.Bana göre derhal bir soruşturma açılmalı açık ve ihmaller araştırılıp suçlular cezalandırılmalıdır.
    Cevapla
  • serkan tekin 16 yıl önce Şikayet Et
    koca 7 yıl!. Necdet Sezer'li koca yedi yıla yanıyorum!
    Cevapla
  • Mehmet Tirpan 16 yıl önce Şikayet Et
    Tacikistan Türk değil. Biz bütün ortaasyalıları genellikle türk sanırız. ancak tacikler Farsça konuşur. Ancak Farsça konuşmasına rağmen, sünni oldukları için, İran'ı sevmezler, türkiyeye daha yakındırlar. Tacikler Osmanlı aşığıdır, ehli sünnettir, çok dindar insanlardır.
    Cevapla
  • hursit dilaver 16 yıl önce Şikayet Et
    AKP liler kullanın bunu işte kartdeşim... onur öymenin oğlu iş yapıyor, ticaret yapıyor haa.. hani siyasetçi oğulları iş yapamadı. be AKP liler bunları agızlarına tıksanıza..onlar sizi mısırdan,yumurtadan,gemiden vuruyorlar ya.. hemde hariciyecinin oğlunun dişardan iş alması önemli..neye karşılık, bu devlet bu iş ona vermiş.. hadi araştırın bakalım.. sıcak yatağınızdan kalkın. boşverin, yumurtalarınız soğuyuversin.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat