Monşer ruhuyla NATO zaferi

  • GİRİŞ05.04.2009 08:22
  • GÜNCELLEME05.04.2009 08:22

Monşer ruhuyla NATO zaferi

NATO Genel Sekreterliği için Rasmussen'e itirazını geri çeken Türkiye, çok etkili diplomasi mekanizmalarını devreye sokarak hayli önemli kazanımlar elde etti.
Danimarka Başbakanı Rasmussen'in, ROJ TV'yle ve karikatür kriziyle ilgili eski sözlerini hatırlayınca, Müslüman dünyadan özür dilenecek olmasının ve PKK sözcüsü televizyon kanalının kapatılma sürecinin önemi daha iyi anlaşılıyor.
Bir zamanlar, 'Demokraside böyle şeylere alışmak lazım' diyen Rasmussen'in şimdi Genel Sekreter koltuğuna oturmak için bu tavizleri vermesi Türkiye'nin çabalarıyla söz konusu oldu.
Dün yazı işleri toplantısında birinci sayfa üzerine tartışırken, değerlendirdiğimiz ve fikir jimnastiği yaptığımız başlıklardan birisi 'Davos ruhuyla NATO zaferi' oldu. Ama bu içimize sinmedi. Davos'ta yaşanılanlar ve dün NATO'da ortaya çıkan gelişmeler arasında ciddi bir farklılık vardı, bu başlık onu ifade etmekten uzak kalacaktı.
Davos'taki 'one minute' çıkışı her ne kadar gururumuzu okşasa da bir diplomatik zaferden ziyade, duygusal bir tepkinin yansımasıydı. Davos'ta aklımızla duygumuz arasında sıkışıp kalmıştık.
Bu kez arada ciddi fark var. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan dünya siyasetine yön verilecek önemli bir zirvede, büyük ülke liderleriyle yaptığı bir dizi görüşmenin sonunda diplomatik kazanımlar sağladı. Bana kalırsa bu konuda Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan bir ayrışmadan ziyade birbirlerini tamamlayıcı rol dağılımı sergilediler.
Emin olduğumuz şudur; Başbakan Erdoğan kesinlikle Rasmussen'in olmasını istemiyordu ve kararlıydı. Dünya liderlerinin sıkı markajı karşısında öyle taleplerde bulundu ki yerine getirilmesini Erdoğan da beklemiyordu. Ancak olmaz denilen oldu. Rasmussen'in oturacağı bir koltuk için Türkiye ROJ TV belasından kurtuluyor.
Erdoğan dün İstanbul'da 'şartlarınızı kabul ettiler' haberini alınca önce şaşırdı, sonra memnun oldu. Kutsal değerlerine saldırı yapıldığı için rencide olan dünya Müslümanları da bekledikleri özre Türkiye'nin resti sonucunda kavuşuyor. NATO'da elde edeceğimiz yeni pozisyon ve Afganistan'daki sorumluluğumuzun artacağı haberi de önemlidir ama asıl iki kritik karar, ROJ TV ile özür dilemeye ilişkindir.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, monşerler ifadesiyle aslında bir zihniyeti eleştiriyordu. Bu sözler üzerine, çok sayıda diplomat ve yakınlarıyla, özellikle emekli büyükelçilerin gönlü kırılmıştı. Dün Strasbourg'dan gelen haberlerle Rasmussen krizinin çözülmesi ise tastamam bir diplomasi başarısıdır.
Burada soğukkanlı, sabırlı ve kararlı bir duruşun, karşılıklı çıkarların gözetildiği bir yaklaşımın sonuçlarını alıyoruz. Uzun yıllara dayalı Türk diplomasi geleneğinin gücüyle, Başbakan Erdoğan'ın buradaki tutumunun sinerji yarattığına tanık oluyoruz. Türkiye'nin NATO'ya üyeliğiyle başlayan ve bugün bu ittifak içinde en güçlü pozisyonlardan birinin alınmasına yol açan sürecin arkasında bu geleneğin yansıması yer alıyor. 
Başbakan pekala, Amerika'nın ve AB'nin çok istediği Rasmussen'in Genel Sekreterliği'ne bu kadar sert tavır göstermeden, zayıf eleştirilerle 'evet' diyebilirdi. Benzeri olayları geçmiş dönemlerde yaşamadık değil.
Dün yaşanan en düşündürücü gelişme ise Avrupa Birliği yetkililerinin, başta Olli Rehn olmak üzere, Türkiye'yi sıkıştırmak için müzakere sürecini tehdit unsuru olarak masaya sürmesiydi. Bu da Türk diplomasisinin ve hükümetin bundan sonraki dönem için üzerinde en fazla durması gereken büyük bir sorundur.  Türkiye ziyaretinin hemen öncesinde, ABD Başkanı'nın bizzat garantörlük üstlenmesi de Türkiye'nin bölgedeki gücü ve etkinliği açısından bir göstergedir.
Türk başbakanlarının etkili diplomasi yapmak için ellerinde ülkelerine ait paha biçilmez değerde avantajları olduğunu bir kez daha gördük. İş, her koşulda diplomaside ısrar etmeye kalıyor.
Erdoğan'ın hakkı Erdoğan'a... Dün Türkiye adına bir diplomasi başarısı elde etti.

Yorumlar13

  • Ali Haydar 16 yıl önce Şikayet Et
    Birisi Çıktı. Hayatını diğrlerinin arasında monşer gibi geçirmiş Onur Öymen'e göre çok ayıp ettiğimiz anlaşılıyor.Kazanımlarımız zatı şahanelerine göre kayıptan ibarettir.Gelişmeler eğer İslam alemi tarafından takdir edilirse bu durumu kayıp gibi göstermeye yeltenirler.Muhalefet işte budur...
    Cevapla
  • Ahmet Karadeniz 16 yıl önce Şikayet Et
    Ismail Kucukkayinin atladigi yada atlamak istedigi nokta. Dune kadar o manser kafasiyla pisirik davranildigi icin boyle zaferler kazanamiyorduk Sayin basbakan bu noktayi gundeme getirdi o monser kafalarindan olan onur denilen insan bu basariyida basarisizlik olarak yorumladi ama onun ne basarisi var ondan hic bahsetmiyor diger husus ise eger davosdaki o duygusal diye hafife aldiginiz cikis olmasaydi Turkiye o monser kafasiyla gitseydi bu zaferde gelmezdi bize ecdadimiz gibi buyuk dusunmek yarasir....Saygilarimla
    Cevapla
  • oğuzhan ağaoğlu 16 yıl önce Şikayet Et
    sönuç nedir?. bu tip diplomatik maçlar da sonuç önemlidir ve sonuç nedir karikatür krizinin yaşandığı zaman başbakan olan adam ve müslümanlardan özür dilemeyen adam gene müslüman bir ülke sayesinde nato genel sekreteri oldu budur milletin aklında bu kalır ikincisi kimse konuşmuyor ama türkiye kendisine sen soykırım yapan ülkesin diyen fransanin nato'nun askeri kanadına dönüşünü onayladı. bunun neresi zafer.beğenmedikleri erbakan ecevit'in mazisinde kıbrıs harekatı var bunların ne var
    Cevapla
  • Cafer UÇA 16 yıl önce Şikayet Et
    sn.İsmail Küçükahya. Tarihimzde hep teslimiyetçi dış politika izlemiş ve bir şey demeden önce bize ne yaparlar diyerek hayıflanmayı alışkın oldugumuzdan,bu son durum lar, biraz olsun geçmişi, unutturmaya başladı.Siz basın mensuplarının da kabullenmesi iyiye dalalet.İnşallah bundan sonrada bütün konularda aynı hassaiyeti gösterirsiniz.Bu güne kadar ezilmeye alıştırılan milletimizin,bölge ve dünyadaki mümtaz yerini almasıdır.Adam gibi adamlıgın nasıl oldugu da sn.Deniz Baykal'a ithaf olunur.
    Cevapla
  • A.Kadir 16 yıl önce Şikayet Et
    Yunanistan NATO askeri kanadına nasıl döndü?. Yunanistan NATO askeri kanadına nasıl döndü? Hatırlamaz çok kişi. Orgeneral Rogers "asker sözü" verince Org. Kenan Evren bu sözün gereği kabul etti netekim. O zaman gıkı çıkmayan medya bu başarıyı beğenmeyecektir. Demedi demeyin.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat