YAŞ'taki şerhten DTP'yle randevuya

  • GİRİŞ05.08.2009 08:38
  • GÜNCELLEME05.08.2009 08:38

Bazen böyle olur, gazetenin manşetine 'Ambargoya son, Başbakan Erdoğan DTP ile görüşecek' diye yazarsınız sabah erken saatlerde açıklama yapılır, randevunun gün ve saati kamuoyuna duyurulur.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan uzun zamandır kabul etmediği DTP Genel Başkanı ile görüşmeye 'evet' dedi. Etkisi uzun süre hissedilecek, çok önemli bir gelişme.

Gerçekten Erdoğan 'pragmatik' bir lider.
Konjonktüre uygun çözümler üretebiliyor. 
'Geri adım attı' denilmesini umursamıyor.

Kredi kartı mağdurlarını sert ifadelerle eleştirmiş, toplumsal taleplerin gücü karşısında daha sonra 'borç yeniden yapılandırılsın' talimatı vermişti. KDV indirimleri çağrılarına tepki göstermiş, geniş kesimlerin mağduriyetini görünce 'vergi oranlarını indirin' demişti.

Bugünlerde sık sık 'doğru liderlik nedir?' diye düşünmeli.
'Nasıl bir yönetim tarzı ülke çıkarınadır?' diye sorgulamalı.
Sorunlarımızın tamamı 'büyük liderlik' isteyen, 'siyaseten riskli' konular.
'Kürt açılımı' bunlardan birisi...
Belki en önemlisi.

Bir yanda şehitlerimiz var, kamuoyunun hassasiyetleri yüksek.
Diğer yanda 'uluslararası konjonktürün', 'ulusal çıkarlarımızın', 'tarih ve coğrafyamızın bize dayattığı' bugüne ait zorunluluklarımız.

Bazen kendiniz adına riske girersiniz, ülkenizin uzun vadedeki çıkarlarını düşünürsünüz.
Acaba olup bitenlere Türk halkının çoğunluğu nasıl bakıyor?
Kamuoyu yoklamaları ne diyor, merak ediyorum.
Liderlik bazen geniş kesimlerin 'o güne dair tepkilerini göğüslemeyi' bilmektir. 

HÜKÜMET İÇİN RİSKLİ, ÜLKE İÇİN GEREKLİ

'DTP ile görüşmeden' bu sorunun çözümü imkansız görünüyor.
Her ne kadar DTP, 'Türkiye siyaseti' yerine 'etnik temelli politikalar' izlese de seçimlerde bölgede yüksek oy desteğine sahip olmuştur. Onları yok sayarak sürecin ilerlemesi olası değildir.
DTP 'randevuyla birlikte' yeni bir şans yakalıyor. Bölge partisi olmaktan çıkıp, ülkemizin önemli bir sorununun çözümünde ciddi bir aktör haline gelebilir.

Şimdi hepimize düşen sorumluluklar var.
'Toplumsal duyarlılıkları provoke etmeden', öte yandan 'o duyarlılıkları asla küçümsemeden' tavır almak lazım.
Erdoğan bir riske giriyor, politik bir riske. 'Devlet aklını işlettiğini' düşünüyorum. Bence partisi zayıflayacak, milliyetçi akımlar ve muhalefet güçlenecek. Ne var ki; gün bu hesapların yapılacağı gün değildir.
Ekonomik paketlerde de böyledir. DSP-MHP-ANAP koalisyonu 'çok zorunlu' paketleri açıklarken muhtemelen barajın altına düşeceklerini gördüler. Onların IMF ile uyumlu politikalarını uygulamak bugünkü iktidara nasip oldu ve uzun süre onun rantını yediler.

Gelişmelerin hızı sürecin ciddi ilerlediğini gösteriyor. 
Şu anda İmralı saplantısından kurtulmak lazım. Çabaların üzerine Öcalan gölgesi düşmesin. İmralı'dan bile 'Benim affımla bu sorunun ne alakası var' sesleri yükseliyor. 'Çözüm çabalarını tıkayacak yaklaşımlardan' sakınılmalı.

Devlet illegal yapıyı asla muhatap alamaz. Ama legal yapılarla görüşür.

İktidara düşen, kullanılan inisiyatifin partilerine ve hükümetlerine ait değil, 'kolektif bir inisiyatifi' yansıttığını göstermektir. Belki 'geniş tabanlı bir çözüm grubu' oluşturulabilir.

Başbakan Erdoğan, YAŞ toplantısında önceki gün bazı kararlara 'şerh' düştü. Ben ilk günden bu yana bu şerh konusunu anlayamadım, çok da yanlış buldum. İktidar yedinci yılında bu konuyu mutlaka çözüme kavuşturmalıydı.

Orada ne kadar yanlış yapılıyorsa, DTP ile görüşme kararı o kadar doğrudur.  

İsmail Küçükkaya - Akşam
smail.kucukkaya@aksam.com.tr  

Yorumlar3

  • modern müslüman 16 yıl önce Şikayet Et
    Erdoğan'dan beklediğimiz şey Türk-İslam Birliği. Erdoğan bunun için adımlar atarsa günüllerde taht kurar. Millet bunun için kendisini seçti, unutmasın
    Cevapla
  • ali OLGUN 16 yıl önce Şikayet Et
    yamuk muhalefet olursa. ikidebir orduyu kıyama davet eden anti demokrat muhalefet partşlerinin olduğu ülkerde ancak bu kadar olur.yoksa muhalefet adam gibi demokrasi tarafı olsaydı şimdiye kadar yargısz infaz yasaları elbetde değişirdi.
    Cevapla
  • mustafa demir 16 yıl önce Şikayet Et
    sinir oldugum cumle !. Ekonomik paketlerde de böyledir. DSP-MHP-ANAP koalisyonu 'çok zorunlu' paketleri açıklarken muhtemelen barajın altına düşeceklerini gördüler. Onların IMF ile uyumlu politikalarını uygulamak bugünkü iktidara nasip oldu ve uzun süre onun rantını yediler. senin gibi yazar olmaz olsun bu kadar kör bu kadar cahil olunmazki.millet o gunleri cok iyi biliyor ve bin sene gecse o lanetli gunleri asla unutmayacak.sen uzayda yasıyon galiba.vicdan yok mu...
    Cevapla
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat