Şehitlerimizin haberi gelmeseydi
- GİRİŞ09.12.2009 06:16
- GÜNCELLEME09.12.2009 06:16
Tokat'taki 'zaman ayarlı hain saldırıyı' her kim planladıysa Beyaz Saray zirvesini sabote etmeyi düşünmüş olmalı. Bu hedefine ne kadar ulaştığı tartışılır, ne var ki; yaratılan etkiyi sadece Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın değişen yüz ifadesinden, konuşmalarındaki vurgudan ve seçtiği sözcüklerin keskinliğinden anlamak bile mümkündü. Uçakta gördüğüm Erdoğan'la Beyaz Saray'daki arasında gerçekten çok fark vardı. Üzüntü ve öfkesi Willard Otel'deki basın toplantısına da yansımıştı.
Kanlı saldırı anlaşılan bölücü PKK'nın işi. Acaba 'kendi tasfiye sürecine yönelik' bir baltalama mı hesapladılar?
Ya Ankara-Washington hattına mayın döşemek isteyebilecek uluslararası bazı 'oyun kurucular'?
Belki de bu yakınlaşmanın yaratacağı yeni durumları önlemeye çalışanlar?
Öyle ya Beyaz Saray gündeminde Afganistan, İran, Irak, Ermenistan gibi küresel konular ön plandaydı.
Üstelik, Başbakanlık uçağında bir kurmay general, İkinci Başkan Aslan Güner de var...
İhtimaller çok, hedef Türkiye, belki ABD.
Bilemeyiz. Bildiğimiz, Washington'daki 'havayı' etkilediler, değiştirdiler.
Şehitlerimizin haberi gelmeseydi her şey daha farklı olabilirdi. O acı yüreklere bir kez düşünce, sınır komşumuz olan süper gücün terörle mücadelede memnuniyet ve beklenti yaratıcı söz ve teminatları anlamını yitiriyor.
BEYAZ SARAY'IN BİLANÇOSU
Amerikan tarafı, Türk heyetini memnun etmek için çok dikkatliydi. Ziyaret boyunca tüm sembolik adımlara, bütün detaylara özen gösterdiler. Peki büyük resme baktığımızda ne görüyoruz. Abartılı coşkuya kapılmadan, yaşananların önemini azaltmadan da nasıl bir bilanço çıkarabiliriz?
Obama, istediklerinin hem tek tek hem de bütün olarak yarısını aldı. Onun önceliği...
Köşe yazısının tamamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz
Yorumlar2