Bir yanlış bütün doğruları götürür
- GİRİŞ04.04.2011 08:14
- GÜNCELLEME04.04.2011 08:14
Aşırı güvenlik, çoğu kere 'kendine güvensizlik' göstergesidir. Bu tür durumlarda 'zafiyet' ararım. Sınav günü tanık olduklarımız, 'bir çeşit göz boyama mıydı' yoksa 'görünürdeki yoğun tedbirler' perde arkasındaki derin bir güvenlik zafiyetinin yansıması mıydı?
Baştan söyleyelim, 'lütfen ikna edici olsun' umuduyla dinlemeye koyulduğum ÖSYM Başkanı Prof. Ali Demir maalesef inandırıcı değildi.
Ülkemizin temel direklerinden birisi üniversite sınavıdır. Eşitlik duygusunu en çok devlet okullarında, asker ocağında ve camide hissedersiniz. Ülkenin neresinden olursanız olun, maddi koşullarınız nasıl olursa olsun eğer yeterince çalışırsanız, istediğiniz üniversiteye girebilirsiniz. Belki rakiplerinize göre daha fazla gayret göstermeniz gerekir, ancak başarma umudunuz daima size bağlıdır.
Ve yıllardır, 'bu güzel ülkede yamuk işlerin yaşanmadığı, sistemin düzenli işlediği, torpilin dönmediği' belki tek yer üniversite seçme sınavıdır diye inandık. Geçen yılki KPSS skandalından sonra bu yılki 'tuhaf şifreleme' o sarsılmaz toplumsal güvenimize feci bir darbe vurdu, işte buna isyan ediyorum.
Köşe yazısının tamamını okumak için bu linki kulllanabilirsiniz
(İsmail Küçükkaya - Akşam)
Yorumlar2