Hafter’den yeni tehditler
- GİRİŞ05.07.2021 08:31
- GÜNCELLEME05.07.2021 08:31
Libya’nın doğusunda kontrolü elinde tutan savaş baronu Halife Hafter, bugünlerde yeniden başkent Trablus’u işgal tehditleri savurmaya başladı.
Emekli general hâlâ Libya’da kendi başkanlığında diktatör bir yönetim inşa etme hayalleri kuruyor.
Hafter’in destekçileri de silahla istediğini elde edemeyen muhteris savaş baronuna yönetimi altın tepside sunmak için büyük çaba sarf ediyor.
Cenevre’de toplanan Libya Siyasi Diyalog Forumu’nun beş gün süren toplantılarında 24 Aralık’ta yapılması planlanan seçimlerin anayasal temeli konusunda uzlaşı sağlanamadı.
Sebebi ise Hafter yanlılarının emekli generali başkan yapacak şekilde bir düzenleme istemeleri.
Savaş baronunu ülkenin başına geçirmek isteyenler, başkan adayının sivil olmasının ve Libya vatandaşlığı yanında herhangi bir yabancı ülkenin vatandaşlığı bulunmamasının şart koşulmamasını öneriyor.
Böylece Hafter’in üzerindeki asker elbisesini çıkarmadan ve ABD vatandaşlığından vazgeçmeden başkan adayı olmasının önünü açmayı hedefliyorlar.
Kısaca ifade etmek gerekirse Hafter, “Ya benim kazanacağım şekilde seçim yapılır ya da seçim yapılmasına izin vermem” diyor.
Son röportajında Trablus’u işgal girişiminden asla pişman olmadığını söyleyen ve sivillere zarar vermemek için aşırı güç kullanmadıklarını iddia eden Libyalı savaş baronu, Türkiye’nin desteklediği meşru hükümet güçleri karşısında uğradığı hezimete bahane bulmak için yalan söylüyor ve kuyruğu dik tutmaya çalışıyor.
Çünkü Hafter komutasındaki milisler ve paralı askerler başkenti kontrolleri altına alabilmek için her yola başvurdular.
İşgal ettikleri bölgelerden kaçarken olabildiğince daha çok masum insana zarar verebilmek için her yere mayınlar ve patlayıcılar yerleştirdiler.
Terhune kentinde işkenceyle öldürülenlerin gömüldüğü toplu mezarları hatırlatmaya gerek yok.
Müttefiklerinin talebi üzerine seçimlere kadar siyasi çözüme bağlı kalacağını öne süren Hafter, seçimlerin yapılmaması halinde başkent Trablus’a yeniden saldıracağını, Libya’nın toprak bütünlüğünün ve “işgalcilerin ülkeyi terk etmesinin” de kırmızıçizgileri olduğunu söylüyor.
Hafter’in “işgalciler” ifadesiyle meşru hükümete destek için Libya’da bulunan Türk askerlerini kast ettiği sır değil.
Fakat emekli general tehditleriyle sadece Türkiye’ye değil Cezayir’e de meydan okuyor.
Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun, geçenlerde el-Cezire kanalına verdiği röportajda Trablus’un kırmızıçizgi olduğunu ve Libya’nın başkentinin milislerin eline geçmesine kesinlikle izin vermeyeceklerini ifade etmişti.
Tebbun’un bu açıklamasından rahatsız olan Hafter’in ilk tepkisi Cezayir-Libya sınır hattını “kapalı askeri bölge” ilan etmek oldu.
Türkiye ve Cezayir gibi bölgenin iki güçlü ülkesine kafa tutmaya kalkışan Hafter bu cesareti Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Fransa ve Rusya gibi ülkelerden alıyor.
Libyalı savaş baronu arkasında söz konusu ülkelerin desteği olmasa silah zoruyla kontrolü altında tuttuğu Bingazi’de dahi tutunamaz.
Darbe peşinde koşan savaş suçlusu emekli generale dur demekten aciz uluslararası toplumun, demokrasiden söz açıldığında mangalda kül bırakmayan ABD ve Avrupa Birliği’nin örtülü desteğini de unutmamak gerekiyor.
DİRİLİŞPOSTASI
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol