Kays Said’den yargıya darbe

  • GİRİŞ09.02.2022 11:14
  • GÜNCELLEME09.02.2022 11:14

Halkın özgür iradesine darbe yaparak parlamentoyu fesheden Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said bir darbe de yargıya vurdu.

İçişleri Bakanlığı’nı ziyareti sırasında Yüksek Yargı Konseyi’ni kapatma kararını duyuran Kays Said, daha sonra sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda Konsey’i feshettiğini açıkladı.

Bir süredir yargıyla kavgalı olan ve muhaliflerini dilediği şekilde cezalandırarak susturabileceği bir sistem oluşturmak isteyen Tunus Cumhurbaşkanı yargıya asla dokunmayacağını öne sürdü.

Kays Said, daha önceki kararlarında olduğu gibi yine popülist bir dille yolsuzluk bahanesine sarılarak, “ülkede yolsuzluktan arınmayı sağlamanın ancak herkesin önünde eşit olduğu adil bir yargı ile mümkün olabileceğini” söyledi.

“Birçok suçun cezasız kaldığını ve söz konusu suçların cezalandırılma korkusu olmadan işlendiğini, suç işleyenlerin yargıya sızan iktidardaki partiler tarafından korunduğunu” öne sürdü.

Kays Said’in kararına ülke içinden ve dışından birçok tepki geldi.

En-Nahda Hareketi anayasaya aykırı kararın kesinlikle kabul edilemez olduğunu belirterek, Tunus Cumhurbaşkanı’nın siyasi rakiplerini tasfiye için yargıyı araç olarak kullanmak istediğine dikkat çekti.

Birleşmiş Milletler (BM), “yargı sistemine saygı gösterilmesi” çağrısı yaparken, benzer bir açıklama da Washington’dan geldi.

ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Ned Price, Tunus Cumhurbaşkanı’nın Yüksek Yargı Konseyi’ni feshetmesinden “endişe duyduklarını” söyledi.

Fakat Kays Said’in ve darbecilerin bu tür tepkilere kulak vermesi beklenmiyor.

Çünkü BM’nin ve ABD’nin vaziyeti kurtarmak bâbından yaptıkları açıklamaların öneminin olmadığını, içeriden gelen cılız tepkilerin de kendilerini zorlamayacağını biliyorlar.

Keyfi kararları karşısında ciddi anlamda bir direnişle karşılaşmadığını gören Tunus Cumhurbaşkanı, diktatörlüğünü pekiştirmek için arka arkaya adımlar atmaya ve kendisine karşı olan herkesi suçlamaya devam ediyor.

Ne yazık ki demokrasi yanlılarının devrimin kazanımlarını koruyacak ve Kays Said’e karşı koyacak güçlü bir stratejileri görünmüyor.

Bugüne kadar “bekle-gör” politikası takip eden darbe karşıtlarının tek yaptığı, Tunus Cumhurbaşkanı’nın “diktatörlük heveslisi” olduğunu Batı’ya göstermeye çalışmak.

Oysa buna hiç gerek yok.

Çünkü tüm dünya Kays Said’in yaptıklarını görüyor ve ne anlama geldiğini biliyor.

Tunus Cumhurbaşkanı’nın istisnai kararlarını ilan ettiği 25 Temmuz’da “meydanları doldurarak darbeye karşı koyma fırsatını kaçıran” demokrasi yanlılarının yapmaları gereken şeyler belli.

Öncelikle Kays Said’in meşruiyetini kaybettiğini ve kararlarının yok hükmünde olduğunu açıklayarak, Tunus Cumhurbaşkanı’nın darbesine destek verenlerin ve gayri meşru kararlarını uygulayanların da hesap vereceklerini ilan etmeleri, sonra da geniş halk kitlelerinin katıldığı yoğun gösterilerle darbecilerin hesaplarını bozmaları gerekiyor.

Aksi takdirde “sızlanmaktan” başka herhangi bir direniş görmeyen Kays Said, ülkeyi tek başına yönetmesini sağlayacak ve ölünceye kadar koltuğunda kalmasını garantileyecek adımlar atmayı sürdürecek.

Bir sonraki hamlesinin orduyu, istihbaratı ve polisi tamamen kendisine sadık hale getirmek olacağını tahmin etmek zor değil.

DİRİLİŞ POSTASI

Yorumlar1

  • Dünya 5ten büyük 4 yıl önce Şikayet Et
    Cemal Kaşıkcı zamanında Tunus için, arab ülkeleri arasında nisbeten hürriyetin olduğu memleket demişti ... Müslüman her yerde mücadele etmek zorunda. Hayırlısı ile Tunusta sağlıklı toplum düzeni kurulmasını istiyoruz.
    Cevapla Toplam 1 beğeni
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat