Netanyahu’ya ilk tekme
- GİRİŞ07.01.2023 08:57
- GÜNCELLEME07.01.2023 08:57
İsrail’de Binyamin Netanyahu başkanlığında kurulan koalisyon hükümetindeki aşırıların er ya da geç problem çıkarmaları bekleniyordu.
Yeni hükümetin en tartışmalı ismi Itamar Ben-Gvir, beklentileri boşa çıkarmadı ve koalisyonun göreve başlamasının üzerinden henüz kısa bir süre geçmişken Netanyahu’ya ilk tekmeyi attı.
Netanyahu ve İsrailli diğer politikacılar da “barış güvercini” değiller elbette.
Fakat aşırının da aşırısı var ve İsrail’de en aşırı kesim her geçen yıl daha da güçleniyor.
Bunun bir sebebi de söz konusu kesimin diğerlerine göre daha çok çocuğa sahip olması ve toplam nüfus içindeki oranının sürekli yükselmesi.
Netanyahu başkanlığındaki koalisyonda Ulusal Güvenlik Bakanı olarak görev alan Ben-Gvir, geçenlerde İsrail polisi himayesinde Mescid-i Aksa’ya baskın düzenledi.
Ben-Gvir’in provokasyonuna sadece İslam dünyasından değil, tüm dünyadan tepki yağdı.
Beyaz Saray, “Kudüs’teki kutsal mekanlarla ilgili mevcut statükoyu tehlikeye atan herhangi bir tek taraflı eylem kabul edilemez” derken, ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price, baskının kaygı verici olduğunu ve gerilimi tırmandırmasından endişe duyduklarını söyledi.
Eski İsrail Başbakanı Yair Lapid, “Ben-Gvir bizi dünyanın yarısıyla karşı karşıya getirdi” diyerek, Netanyahu’nun bakanları karşısında “siyasi sorumsuzluk ve zayıflık” içerisinde olduğunu söyledi.
Ben-Gvir’in Mescid-i Aksa baskını İsrail Başbakanı’nın Birleşik Arap Emirleri’ne (BAE) yapacağı ziyaretin ertelenmesine sebep oldu.
Netanyahu’nun ofisinden yapılan açıklamada ziyaretin İsrail Başbakanı tarafından iptal edildiği öne sürülse de gerçekte Ben-Gvir’in Mescid-i Aksa’ya düzenlediği baskını kınayan Abu Dhabi’nin Netanyahu’ya “Bu koşullarda gelmesen iyi olur” dediği söyleniyor.
İsrail Başbakanı, öncelikleri arasına Suudi Arabistan’la normalleşmeyi koyarken, Ben-Gvir’in aşırılığı hâlihazırda İsrail’le normalleşme anlaşmaları imzalayan ülkelerle ilişkileri dahi zora sokuyor.
Ancak altıncı kez başbakanlık koltuğuna oturup yolsuzluk davalarından kurtulabilmek için Ben-Gvir gibi radikallere taviz veren Netanyahu’nun yapabileceği pek fazla bir şey yok.
En fazla Ben-Gvir’e “Yapma, etme” diye yalvarıp yakarabilir ve eylemlerinin İsrail’e zarar verdiğini anlatmaya çalışabilir.
Fakat bakanlık koltuğuna oturmadan önce de provokatif eylemleri ve ırkçı söylemleriyle tanınan, Filistinlilere yönelik şiddet eylemlerini teşvik eden Ben-Gvir’in Netanyahu’yu dinleyip uslanması beklenmiyor.
İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı, seçim kampanyası sırasında seçmenlere Yahudi yerleşimcilerin ayin yapmaları için Mescid-i Aksa’daki mevcut statüyü değiştirme, gayri meşru yerleşkeleri yasal kabul etme ve Filistinlilere ateş açma konusundaki talimatları gözden geçirme sözü vermişti.
Mescid-i Aksa’ya düzenlediği baskın, Ben-Gvir’in vaatlerini yerine getirmekte kararlı olduğunu gösteriyor.
Netanyahu, “bakanlarına söz dinletemeyen başbakan” olarak anılmak istemiyorsa kabinesindeki aşırıları dizginlemek zorunda olduğunu bilse de güçlükle kurduğu koalisyonun kısa sürede dağılma ihtimalini göze alamaz.
Kısacası, İsrail Başbakanı bir yandan iç ve dış politikayla uğraşırken diğer yandan da bakanlarını frenlemeye ve tekmelerini savuşturmaya çalışacak.
DİRİLİŞ POSTASI
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol