Mızrak çuvala sığmıyor

  • GİRİŞ11.03.2023 10:57
  • GÜNCELLEME12.03.2023 09:20

Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı olarak CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklandığı akşam Saadet Partisi önünde yaşananlar rahmetli Erbakan’ı seven Arapların çoğunu da üzdü.

Birçoğu AK Parti ve Saadet Partisi arasında görüş ayrılıkları olabileceğini kabul etmekle ve bunu olağan görmekle birlikte, Kılıçdaroğlu’nu “mücahit” ilan edecek derecede savruluşa anlam veremiyor.

Saadet Partisi yönetimi CHP’ye desteğini gerekçelendirmek için bir takım şeyler söylese de ileri sürülen iddialar Türkiye’yi yakından takip edenler için kesinlikle ikna edici değil.

AK Parti iktidarında 28 Şubat döneminden çok zulüm yapıldığı iftirasına kim inanır?

Ayasofya’nın ibadete açılması gibi Erbakan’ın birçok hayali Erdoğan tarafından gerçekleştirilmişken geçmişte Erbakan’ın hapse girmesini isteyen ve “Cumhurbaşkanı seçilirsem 24 saat içinde İstanbul Sözleşmesi yeniden uygulanacak” diyen Kılıçdaroğlu’nun Erdoğan’dan daha iyi bir aday olduğuna inanmak mümkün mü?

Sahi, Kılıçdaroğlu’nun ve CHP’lilerin İstanbul Sözleşmesi’yle ilgili açıklamaları karşısında Saadet Partisi neden sessiz?

Algılarla gerçeklerin üzerini örtme çabalarının yararı yok.

CHP ve Kılıçdaroğlu’nun kapkara sicillerini ajans prodüksiyonlarıyla aklayamaz, siz unutsanız da millete unutturamazsınız.

Mızrak çuvala sığmıyor.

Küçük bir azınlık dışında Saadet Partisi’nin içinde de rahatsızlık olduğu ve Kılıçdaroğlu’nu cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturtma çabasının kabullenilemediği görülüyor.

Haymana Mutabakatı Heyeti, önceki gün yayımladığı bildiride Saadet Partisi’nin mevcut yönetimini Milli Görüş davasına ihanet etmekle suçladı.

Saadet Partisi Sözcüsü Birol Aydın, Kılıçdaroğlu’nun HDP’yi ziyaret etmemesinin büyük eksiklik olacağını söyleyerek, “Doğrusu HDP’nin talep edeceği şeyler demokrasidir, adalettir, huzurdur” diyor.

Sonra da Altılı Masa’da HDP’ye yer olmadığını ve Millet İttifakı olarak hiçbir pazarlığın içerisinde olmayacaklarını söylüyor.

Yüzde sıfır virgül bilmem kaç oyu olan partiye bir cumhurbaşkanlığı yardımcılığı ve bir bakanlık verilirken yüzde 10’u aşkın oyu olan HDP’nin Kılıçdaroğlu’nu kayıtsız şartsız destekleyeceğini iddia etmek milleti aptal yerine koymaktır.

“Geçmiş olsun AKP’ye. Kürtler statüsünü elde etti. Suriye’de elde edilen statü çok yakın zamanda Türkiye’de de Kürt halkının mücadelesiyle elde edilecek” diyen Pervin Buldan HDP’nin ne istediğini açıklıyor.

Millet İttifakı’nın HDP’ye bakanlık verilmeyeceğini söylemesinin bir anlamı yok.

Çünkü HDP’nin talebi zaten bir iki bakanlık değil.

HDP, bakanları veto edebilmeyi ve kendisine yakın isimlerin bakan olmasını istiyor.

Terör operasyonlarının durdurulmasını ve kayyum atanan belediyelerin iadesini, fiili özerklik ile ülkenin bir bölümünün terör örgütüne bırakılmasını talep ediyor.

Kısaca söylemek gerekirse HDP’nin hedefi Türkiye’yi adım adım ve geri dönüşü olmayacak bir şekilde bölünmeye doğru götürmek.

Millet İttifakı’yla yürüteceği pazarlıkta istediğini aldıktan sonra masaya oturmamış olmasının veya kendisine bakanlık verilmemesinin ne önemi var?

HDP’nin oyları olmadan kazanamayacağını bilen Kılıçdaroğlu’nun söz konusu talepleri kabul edeceğinden ve müttefiklerinin de bunu sineye çekeceklerinden şüpheniz olmasın.

DİRİLİŞ POSTASI

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat