Arapların gözüyle seçimler

  • GİRİŞ05.04.2023 09:47
  • GÜNCELLEME05.04.2023 09:47

Türkiye’de 14 Mayıs’ta yapılacak cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerinin sonuçları Arap ülkelerinde de merakla bekleniyor.

Çünkü seçim sonuçlarının yansımaları sadece Türkiye içinde değil dışında da görülecek.

Dağlık Karabağ’ın sözde lideri Arayik Harutyunyan’ın “Aliyev çok sevinmesin. 14 Mayıs’tan sonra Karabağ’ı kendi elleriyle bize teslim edecek” şeklindeki açıklaması seçimlere ne kadar önem atfedildiğinin ve muhalefetin adayının kazanmasına umut bağlandığının bir göstergesi.

Arap ülkelerinde de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçimi kaybetmesini dört gözle bekleyenler olduğunu, bölücü terör örgütünün Suriye ve Irak’taki elebaşılarının, Beşşar el-Esed ile Halife Hafter’in sandıktan Erdoğan dışında bir adayın çıkmasını bekleyenlerin başında geldiklerini söylemeye gerek yok.

Buna karşılık dünyanın dört bir köşesinde Erdoğan’ın seçimi kazanıp Türkiye’yi daha ileri seviyelere taşıması için dua eden milyonlar var.

Dolayısıyla seçimle ilgili gelişmeler de mümkün olduğunca yakından takip ediliyor.

Bugün insanlar artık herhangi bir ülkede yaşananlar hakkında bilgi almak için klasik medya organlarına ve ajans haberlerine mahkûm değiller.

Sosyal medya - çok miktarda gereksiz ve yanlış bilgi içerse de - Türkiye’deki seçim sürecini takip etmek isteyenler için geniş imkânlar sunuyor.

Arapça paylaşım yapan yüzlerce hesap var.

Örneğin, Kılıçdaroğlu’nun seccadenin üzerine ayakkabılarıyla bastığından Türkler gibi Araplar da anında haberdar oluyor.

Türk demokrasisinin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğindeki Türkiye’nin başarılarının Müslüman Arap ülkeleri halklarına ümit verdiği ve ilham kaynağı olduğu gerçeği inkâr edilemez.

Türkiye’nin sağlıkta, ulaşımda, savunma sanayiinde ve diğer birçok alanda son yirmi yılda geldiği noktayı bilenler Erdoğan’a desteğin yüzde 50’nin biraz üzerinde olmasına şaşkınlar.

Erdoğan’ın Türkiye’ye adeta çağ atlatan bu kadar hizmetten ve icraattan sonra çok daha yüksek oranlarda oy alarak kazanması gerektiğine inanıyorlar.

Yeminli Erdoğan düşmanlarını bir yana bırakırsak, AK Parti’den ayrılıp CHP Genel Başkanı’nın adaylığını destekleyen Davutoğlu ve Babacan’a hak veren neredeyse yok gibi.

Saadet Partisi’ni ise Mısır’da rahmetli Muhammed Mursi’nin askerî darbeyle devrilmesine destek veren Nur Partisi’ne benzetiyorlar ve “Türkiye’nin Nur Partisi” şeklinde adlandırıyorlar.

Türkiye’de İYİ Partili bazı isimler henüz adaylığı kesinleşmeden önce Kılıçdaroğlu’nun mezhebini gündeme getirerek Anadolu’dan oy alamayacağını söylemiş, Cumhur İttifakı ise CHP Genel Başkanı’nın mezhebi üzerinden tartışılmasını doğru bulmamıştı.

Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayının mezhebi Arap sokağında Türkiye’de konuşulduğundan daha çok gündemde.

CHP’yi klasik çizgisinden uzaklaştırarak radikal sola ve HDP’ye yaklaştırmayı başaran Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanı seçilmesi hâlinde Türkiye’de Suriye’deki gibi bir azınlık rejimi inşası için çalışıp çalışmayacağı konuşuluyor.

Araplar arasında CHP Genel Başkanı’yla ilgili konuşulan bir diğer mesele de soyunun Hz. Peygamber’e (sav) dayandığı iddiası.

CHP’liler Araplardan nefret ederken Kılıçdaroğlu’nun soyunun Kureyş kabilesine dayandığını ve aslının Arap olduğunu iddia etmesine bir anlam veremiyorlar.

DİRİLİŞ POSTASI

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat