Kuveytlilerden Türkiye çağrısı
- GİRİŞ08.07.2023 08:56
- GÜNCELLEME08.07.2023 08:56
İran ve Suudi Arabistan’ın ilişkilerini normalleştirme kararı almaları ve vakit geçirmeden bu yönde adımlar atarak diplomatik temsilciliklerini açmaları, Körfez’de ve Orta Doğu’da gerginliğin sona ereceği yorumlarına yol açmıştı.
Tahran-Riyad ilişkilerini yıllardır yakından takip edenler ise, aşırı iyimserliğe kapılmamak gerektiği uyarısında bulunarak İran-Suudi Arabistan normalleşmesinin bölge adına ümit verici olması için öncelikle, birtakım sınavlardan geçerek kendini ispat etmesi gerektiğini ifade ettiler.
Normalleşme anlaşması için beklenen ilk sınav çok geçmeden geldi.
İran, Basra Körfezi’nin Kuveyt, Suudi Arabistan ve İran arasında kalan Ed-Durra Gaz Sahası’nda sondaj çalışmalarına başlayacağını açıkladı.
İran ile Suudi Arabistan ve Kuveyt arasında deniz sınırları henüz belirlenmiş değil.
Tahran, söz konusu gaz sahasının sadece Suudi Arabistan ve Kuveyt’e ait olduğunu savunan Riyad ve Kuveyt’in, deniz sınırlarının belirlenmesi için yaptıkları çağrılara kulak tıkıyor.
Kuveyt ve Suudi Arabistan’ın Ed-Durra Gaz Sahası’nı geliştirmek için geçen yıl mart ayında imzaladıkları anlaşmanın da gayr-i meşru olduğunu öne sürüyor.
Suudi Arabistan, İran’ın sondaj çalışmalarına başlayacağını duyurmasından sonra bir süre sessiz kalarak kriz sanki sadece İran ve Kuveyt arasındaymış gibi bir tavır takındı.
Haklarına tecavüz etmesine rağmen İran’a tepki gösteremediği yönünde eleştiriler gelince yayımladığı bildiriyle, Ed-Durra Gaz Sahası’nın Suudi Arabistan ve Kuveyt’e ait olduğunu belirterek İran’ı deniz sınırlarının belirlenmesi için diyaloğa davet etti.
İran ise Kuveyt ve Suudi Arabistan’dan gelen tepkilerin ardından, tartışmalı gaz sahasının yüzde 40’ının kendisine ait olduğunu ve bu hakkı kabul edilmeden deniz sınırı anlaşmasının yapılamayacağını açıkladı.
Tahran’ın Ed-Durra Gaz Sahası’yla ilgili yaklaşımı Riyad’ı zor durumda bırakıyor.
Yıllarca İran’ı “en büyük düşmanı” olarak gören ve gösteren, diplomatik temsilcilikleri basılıp elçilik binası yakıldığı için İran’la ilişkilerini kesen Riyad’ın, keskin bir “u dönüşü” yaparak Tahran’la normalleşme kararı alması şaşkınlığa yol açmıştı.
İki ülke arasındaki ilişkileri takip eden birçok gözlemci, İran’a güvenilemeyeceğine dikkat çekerek normalleşmeyle ilgili çekincelerini dile getirirken Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın trolleri, Pekin’de imzalanan anlaşmayı hararetle savunuyordu.
İran’ın Ed-Durra Gaz Sahası’nda sondaja başlayacağını duyurması, normalleşme anlaşmasının aceleye getirildiğini söyleyenleri haklı çıkardı.
Veliaht Prens’in yandaşları ise kısa süre önce dost ilan ettikleri İran’la yeni bir gerginliği savunamayacakları için Riyad ve Tahran arasındaki normalleşmeye arabuluculuk yapan Çin’i, krize müdahil olmaya davet ediyorlar.
Pekin’den Basra Körfezi’ndeki gaz sahasıyla ilgili sorunu çözmesini beklemek, hayalden başka bir şey değil.
İran’ın saldırgan tavrına karşı, ABD’den, Çin’den ve Suudi Arabistan’dan kendilerine bir fayda gelmeyeceğini düşünen Kuveytliler, ülkelerinin savunma alanında Türkiye’yle iş birliği yapmasını istiyorlar.
Türkiye’den SİHA Bayraktar TB2 satın alan Kuveyt’in haklarını koruyabilmek için Ankara’yla ilişkilerini daha ileri boyutlara taşıması çağrısında bulunuyorlar.
DİRİL,İŞ POSTASI
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol