Lübnan için güvenlik uyarısı
- GİRİŞ07.08.2023 08:58
- GÜNCELLEME07.08.2023 08:58
Cuma günü Beyrut Limanı’nda gerçekleşen ve 235 kişinin ölümüne, binlerce kişinin de yaralanmasına yol açan büyük patlamanın üçüncü yıl dönümüydü.
Acılı ailelerin yüreklerindeki yaralar kapanmış değil.
Limandaki tahıl silosunda depolanan amonyum nitratın patlaması sebebiyle sakat kalanların yanında hâlâ tedavi gören ve iyileşip iyileşmeyecekleri bilinmeyen yaralılar var.
4 Ağustos 2020’de yaşanan olayın üzerinden üç yıl geçmesi rağmen sorumluların tespiti ve cezalandırılması için açılan soruşturmada ilerleme sağlanamıyor.
Kurbanların yakınları adalet arıyor fakat işin ucu üst düzey yetkililere, yüksek rütbeli askerlere ve en önemlisi devlet üzerinde vesayet kuran Hizbullah’a dayandığı için soruşturmadan ciddi bir sonuç çıkması ve adaletin tecellisi beklenmiyor.
Ekonomik krizin pençesinde kıvranan ülkede daha birçok sorun yaşanıyor.
Cumhurbaşkanının görev süresi geçen yıl 31 Ekim’de sona ermesine rağmen aylardır yeni cumhurbaşkanı seçilemedi ve ne zaman seçileceğini de kimse bilmiyor.
Lübnan, son günlerde Beyrut Limanı’ndaki patlamanın yıl dönümünün yanında Sayda kentindeki Aynu’l-Hulve Filistin Mülteci Kampı’ndaki çatışmalar ve bazı ülkelerin vatandaşlarına yaptığı uyarıyla gündemde.
Suudi Arabistan Beyrut Büyükelçiliği önceki gün sosyal medyada yayımladığı bildiride, Suudi Arabistan vatandaşlarını silahlı çatışmaların yaşandığı bölgelerden uzak durmaya ve ülkeyi terk etmeye çağırdı.
Bir başka Körfez ülkesi Kuveyt’ten ve Avrupa ülkesi Almanya’dan da benzer uyarılar geldi.
Kuveyt Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, Lübnan’da bulunan Kuveytlilere dikkatli olmaları ve güvenli olmayan bölgelerden uzak durmaları uyarısı yapıldı.
Arka arkaya gelen bu uyarılar, “Lübnan’da güvenliğin daha çok kötüleşmesine yol açacak birtakım gelişmeler mi bekleniyor?” sorusunu gündeme getirdi.
İlk akla gelen de Lübnan Ordusu’nun Aynu’l-Hulve Kampı’na operasyon düzenleme ihtimali oldu.
Lübnan’daki 12 kampta 300 binden fazla Filistinli mülteci yaşıyor.
Lübnan Ordusu normalde mülteci kamplarının içine girmiyor ve kampların güvenliği Fetih’e bağlı Filistin Ulusal Güvenlik Güçleri tarafından sağlanıyor.
Ancak kamplarda hepsi de silahlı birçok grup var ve aralarında yaşanan kanlı çatışmalarda ağır silahlar dahi kullanılıyor.
2007’de Fethu’l-İslam örgütüne operasyon gerekçesiyle Nehru’l-Barid Kampı’na giren Lübnan Ordusu’nun, benzer bir operasyonu Aynu’l-Hulve’deki İslami gruplara da düzenleyebileceği konuşulurken, Lübnan Ordusu kamptaki gelişmelerin yakından takip edildiğini açıkladı ancak baskın düzenleneceği yönündeki iddiaları yalanladı.
Henüz cumhurbaşkanı seçilemediği ve dolayısıyla yeni hükümet kurulamadığı için başbakanlık koltuğunda oturmaya devam eden Necip Mikati de ülkedeki güvenlik durumunun “paniğe ve endişeye yol açacak boyutta olmadığını” söyledi.
İsrail, Lübnan’daki Filistin mülteci kamplarında kazanılan silah ve patlayıcı tecrübesinin Batı Şeria’ya nakledilmesinden endişe duyuyor ve kampların silahsızlandırılmasını arzu ediyor.
Aynu’l-Hulve Kampı’ndaki olayların tesadüfen çıkmadığını gösteren işaretler var.
Fakat çatışmaların sona ermesi, Lübnan Ordusu’nun kampa baskın düzenleme ihtimalini büyük oranda azaltıyor.
Diriliş Postası
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol