El-Burhan’dan doğru karar

  • GİRİŞ09.09.2023 09:25
  • GÜNCELLEME09.09.2023 09:25

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdülfettah el-Burhan, nihayet Hızlı Destek Kuvvetleri’ni (HDK) feshetme kararı aldı ve kararnamenin uygulanması için ilgili kurumlara talimat verdi.

Önceki gün alınan karar aslında önceden duyurulmuş, Sudan Dışişleri Bakanlığı nisan ayında yaptığı açıklamada, el-Burhan’ın HDK’yı feshetme ve “devlete karşı savaşan isyancı güç” ilan etme kararı aldığını bildirmişti.

Ara bulucuların devreye girmesi üzerine ve krizin müzakereler yoluyla çözümüne fırsat vermek amacıyla karar o gün uygulanmadı.

Abdülfettah el-Burhan’ın HDK’yı feshetme kararı, Sudan ordusu ve HDK arasında Suudi Arabistan’ın Cidde kentinde gerçekleştirilen görüşmelerin akıbetini gündeme getirdi.

ABD ve Suudi Arabistan, Sudan’daki krizi çözmek ve çatışmaları sona erdirmek için iki tarafı masaya oturtmuş, mayıs ayında Cidde Bildirgesi imzalanmıştı.

HDK feshedilmesine rağmen taraflar yeniden masaya oturacaklar mı?

Bu sorunun cevabı “hayır” olmalı.

Sudan ordusunun, Cidde’de HDK’yla müzakere masasına oturması yanlış bir adımdı.

Çünkü devletin paramiliter örgütle, paralel yapıyla veya terör örgütüyle yabancı devletler gözetiminde müzakere masasına oturması, iki tarafı eşit hale getirir ve devletin karşısında masaya oturan muhataba meşruiyet kazandırır.

Genelde de o masadan hayırlı bir sonuç çıkmaz.

Masaya oturanlar/oturtulanlar ara bulucu rolüne soyunan bölgesel ve küresel güçlerin oyuncağı olur.

Devlet elbette isyancılarla ve hatta terör örgütleriyle belli koşullarda görüşebilir.

Fakat bunu istihbarat örgütü eliyle yapar.

Eşit taraflar olarak müzakere masasına oturmaz.

Oturduğu anda kaybeder.

Türkiye’de geçmişte böyle bir tehlike yaşandı.

Devlet, “Çözüm Süreci” adı altında PKK’yla masaya oturtulacaktı ve terör örgütüne uluslararası meşruiyet kazandırılacaktı.

O günlerde süreci gözlemleyecek “üçüncü göz” olması gerektiği ve Birleşmiş Milletler’in (BM) ara buluculuğu vesaire konuşuluyordu.

Amacın iddia edildiği gibi “terör örgütüne silah bıraktırmak” olmadığı fark edildiği anda süreç bitti.

HDK’yı fesheden Abdülfettah el-Burhan, önceki gün Doha’daydı.

Çatışmaların başladığı 15 Nisan’dan bu yana Mısır ve Güney Sudan’dan sonra üçüncü yurt dışı ziyaretini Katar’a gerçekleştirdi.

Bu ziyaretler ikili ilişkilerle ilgili konuların görüşülmesinin yanında “Sudan ordusunun HDK’ya karşı zafer kazandığı ve isyanın büyük ölçüde bastırıldığı” mesajı veriyor.

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı el-Burhan’ın fesih kararının ardından yapması gereken, Sudan Dışişleri Bakanlığının yaklaşık beş ay önceki açıklamasında belirtildiği gibi, HDK’yı “devlete karşı savaşan isyancı güç” ilan edip HDK’ya ve destekçilerine bundan sonra bu esasa göre davranılacağını duyurmak olmalı.

Böylece HDK’ya destek sağlayan ülkeler de “iç savaşta eşit meşruiyete sahip taraflardan birine destek verdiklerini” iddia edemeyecek.

Hartum o ülkelere hiçbir meşruiyeti olmayan, savaş suçu işlemekle ve insan hakları ihlalleriyle suçlanan paramiliter bir örgüte, Sudan’ın milli güvenliğini tehdit eden isyancılara destek verdiklerini söyleyerek gerekli uyarılarda bulunmalı.

Tabii tüm bunlar yapılırken “İslamcıları tasfiye” safsatasının bir yana bırakılıp halkın desteğinin alınması da gerekiyor.

DİRİLİŞ POSTASI

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat