Öğrencilerin eğitim yolculuğu nasıl başarı yolculuğuna dönüşür?

  • GİRİŞ12.02.2026 09:39
  • GÜNCELLEME12.02.2026 09:39

Ülkemizde eylül ayında okullar açıldığı ilk günlerden itibaren eğitim yolculuğu, ikinci dönemin başlamasıyla birlikte özellikle şubat ve mart aylarından itibaren başarı yolculuğuna dönüşüyor.

EĞİTİM HAYATIMIZ TAM BİR RUTİN

Öğrencilerin ev rutini, okul rutini, kurs rutini, özel ders rutini, etüt rutini, online uzaktan ders rutini, online canlı ders rutini derken hayatımız tam bir rutine dönüşüyor.
Rutinin sözlük anlamı “aralıksız yinelenen ve artık düşünülmeden yapılan iş” anlamına geliyor.

Ancak ülkemizdeki öğrenciler özellikle LGS ve YKS sınavlarına doğru yol alırken, zaman daraldığında, istedikleri kıvama gelemediklerinde yani netleri artmadığında bir anda rutinlerini bozmaya, yinelenen davranışlarının dışına çıkmaya başlıyorlar.

DENEME SINAVLARI RUTİNİ BOZULUYOR

Örneğin bir anda okullardan uzaklaşmaya başlayıp, kendilerini daha az baskı yaşayacakları, daha huzurlu hissedecekleri kütüphanelere gitmeye başlıyorlar ya da bir anda devam ettikleri kursların uyguladıkları deneme sınavlarına girmekten vazgeçiyorlar. Peki neden? Çünkü girdikleri deneme sınavlarında takkeler düşüp, keller ortaya çıkıyor. Özellikle başarısızlıkları aileleri, öğretmenleri en önemlisi de kendileri tarafından ortaya çıkıp bir yüzleşme yaşayacakları için özellikle mart ve nisan aylarından itibaren deneme sınavlarından uzaklaşıyorlar.

DERS ÇALIŞMA RUTİNİ BOZULUYOR

Bazen de ders çalışma programlarının içerisinde yer alan sınavda sorumlu oldukları tüm dersleri elemeye başlıyorlar. Bir anda fizik dersinden başarısız ise bir öğrenci, başarılı olduğu biyoloji dersine çalışmaya, hep biyoloji dersinden sorular çözmeye başlıyorlar özellikle YKS grubundaki sayısal öğrenciler; LGS grubu öğrencileri de matematikten uzaklaşıp daima Türkçe dersine ağırlık veriyorlar ve o dersin sorularını çözmeye başlıyorlar. Peki neden? Çünkü öğrenciler zaman daraldıkça kendilerini en iyi hissettikleri derslerle baş başa kalarak kendilerini daha güvende hissediyorlar. Yani aslında başarısızlıkla yüzleşmekten kaçıp, çözmekten keyif aldıkları, başarılı oldukları derslere doğru yol alıyorlar.

EV İÇERİSİNDEKİ İLETİŞİM RUTİNİ BOZULUYOR

Öğrenciler özellikle ev içerisindeki iletişim rutinleri bozulduğunda yani anne ve babalar “anne-baba” rolünden çıkıp “veli” rolüne büründüklerinde evde işler tersine dönüyor. Aslan oğlum, canım kızım ile başlayan “benim çocuğum doktor olacak”, “benim kuzum avukat olacak”, “benim yavrum mühendis olacak” cümleleri maalesef “senden adam olmaz”, “benim senden hiç umudum yok”, “verdiğimiz emeklere yazık” şeklinde bambaşka cümlelere evriliyor. 

Bu durum öğrenciler üzerinde ister istemez olumsuz bir ruh haline bürünmelerine sebep oluyor.

BEKLENTİ BASKISI

Öğrenciler sınava yaklaştığımız bu aylarda ailelerinin “veli” moduna geçmesiyle birlikte üzerlerinde beklenti baskısı hissetmeye başlıyorlar.

Aileler haklı olarak LGS için 8 yıllık emeğin sonunda, YKS için 12 yıllık emeğin artık artan netlerle taçlanmasını, çok önceden özellikle bazı ailelerde öğrenciden ziyade aileler tarafından konulan hedeflere hasarsız ve eksiksiz bir şekilde ulaşılmasını görmek istiyorlar. 

KAÇINILMAZ SON: TÜRBÜLANS

Öğrenciler beklenti baskısı karşısında türbülansa giriyorlar. Çözüm odaklı olan öğrenciler kuşkusuz hemen kendilerini toparlayıp daha planlı, daha çok ders çalışmaya da başlıyor. Ancak bu iletişim algoritmasını yönetemeyen evlerde hem velilerin hem de öğrencilerin maalesef psikolojileri oldukça bozuluyor. Ne yazık ki öğrencilerin çoğunluğu bu türbülansı hasarsız atlatamıyor ve iki farklı reaksiyonda bulunuyorlar.

Bunlardan birincisi önceden hedeflenen LGS grubu için fen lisesi bir anda yerini bir anadolu lisesine dönüşüyor; YKS grubu için tıp hedefi bir anda eczacılığa, hukuk hedefi bir anda siyaset bilimine dönüşüyor. Yani hedef küçültülmüş oluyor.

İkincisi ve ne yazık ki daha da acı olanı ise özellikle YKS grubu öğrencileri hedef küçültmek zahmetinde bile bulunmadan sınavdan vazgeçiyorlar. Yani öğrenci tabiriyle “mezuna bırakıyorlar”. Onca yıl, onca emekle hazırlandıkları 2026 YKS’yi sessiz sedasız, kimselere söylemeden 2027’ye erteliyorlar.

ZAMAN BASKISI

Öğrencilerin aileleri üzerinden yaşadıkları beklenti baskısıyla birlikte başka bir baskı ile daha yüzleşiyorlar. Burada muhatap ne aile, ne de öğretmenler. Tamamen öğrencilerin kendileriyle yüzleşmesi neticesinde ortaya çıkan zaman baskısı. Yani öğrenciler takvime her baktıklarında sınava kadar kalan sürenin kendilerine yetmeyeceğini, konuları yetiştiremeyeceklerini zannedip bir anda paniklemeye başlıyorlar. Ne yaparsam yapayım örneğin matematik konularını yetiştiremeyeceğim, etlerimi artıramayacağım, başaramayacağım hissi ile kendi kendileri üzerinde zamansızlık hissiyle birlikte bir zaman baskısı sorunu yaşıyorlar. Buradaki çözüm öğrencilerin dağınık bir şekilde LGS ya da YKS yolculuğunda uyulabilir, planlı ve verimli bir ders çalışma programı ile kalan günlerini daha erişilebilir, daha uyulabilir, daha verimli bir ders çalışma takvimine dönüştürmesi.

HEDEF BASKISI

İşte tam bu duyguları yaşayan öğrenciler için tek çözüm erişilebilir, ulaşılabilir bir hedef ya da tek bir hedefleri varsa hedef sayısını artırmak çözüm olmaktadır. Yani hukuk isteyen hatta Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi hedefleyen bir öğrencinin tam da bu dönemde Ankara Üniversitesi’ni hedeflerinden çıkartarak, birinci hedefim ilk 3 bin başarı sırasından bir hukuk, ikinci hedefim 10 bin başarı sırasıyla alan bir hukuk, üçüncü hedefim ise 20 bin başarı sırasından bir hukuk şeklinde yepyeni bir hedef belirlemesi öğrencilerin üzerinde oluşacak olan hedef baskısını ortadan kaldıracaktır.

BAŞARI YOLCULUĞU

Unutulmaması gereken tek şey öğrencilerin eğitim yolculuğu sınavlarla birlikte başarı yolculuğuna dönüşmekte. Ancak buradaki en kritik ve en çok hata yapılan durum öğrencilerin tek başlarına karar almaları, tek başlarına “en iyisini ben bilirim”, “ben hallederim” tarzındaki aşırı özgüvenli duruşları maalesef başarı yolculuğunun sonunda bir başarıdan ziyade hüsran yaşama durumu.

Buradaki çözüm önerimiz ise uzun, meşakkatli ve yoğun emek isteyen LGS ve YKS gibi sınavlarda hiç kimsenin tek başına başarıya ulaşamayacağının bilinmesidir.
Unutulmamalı ki sınav başarısı öğrencinin yanında öğretmenleri, özellikle ailesi ve akademik anlamda öğrencileri daha yukarıya çekecek olan arkadaşları ile mümkündür.
Sınavlara yaklaştıkça sınavların öncesini, başarı yolculuğunda nerede mola verileceğini, nerede yakıt ikmali yapılacağını, nerede lastiklerin değiştirileceği ile ilgili daha çok yazmaya devam edeceğiz.

Ve tabi ki öğrencilerin ve ailelerinin özellikle devam ettikleri okullarına, kurumların değerli yöneticilerine ve öğretmenlerine güvenmelerini, onlara danışmadan ani kararlar almamalarını öneriyorum. 

Tüm öğrencilere şimdiden başarılar diliyor, başarı yolculuğunda içinde bulundukları aracın sağ koltuğuna öğretmenlerini, arka koltuğa ise ailelerini almayı unutmamalarını diliyorum.

***

Günün Sözü: “Hızlı gitmek istiyorsan, yalnız git. Uzağa gitmek istiyorsan, yanındakilerle git!” (Afrika Atasözü)


İsmail Yolcu / Haber7
Çankaya Üniversitesi
İletişim Koordinatörü
Eğitimci-Yazar

Yorumlar4

  • Misafir 24 dakika önce Şikayet Et
    Teşekkür ederim bizleri aydınlattığınız için.
    Cevapla
  • MALCILIK 29 dakika önce Şikayet Et
    Bir çifçi hayvanının, kuzusunun , danasının, ekininin, doğduğu anda topraktan başı çıkınca hangi gübreyi, ilacı, bakımı, yapacağını bilir, Ona göre kurbana verir damızlık bırakır, yada tekrar sürüp başka bişey eker, hele şimdi toprak analizi de çıkmış, Ama malesef çocuklarımız analiz edilmiyor, bünyesind ve ihtiyacına uygun eğitim verilmiyor, Donanım verilmeden varsa yoksa sınav hedef
    Cevapla
  • Bahadır 45 dakika önce Şikayet Et
    Üniversite sınavında OBP de büyük haksızlık var. Kaldırın lütfen
    Cevapla Toplam 1 beğeni
  • arif yıldız 1 saat önce Şikayet Et
    tebrik ederim ismail hocam . emeğinize sağlık. çok güzel özetlemişsiniz.
    Cevapla
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat