Aileler ve öğrenciler için 2027 LGS yol haritası

  • GİRİŞ03.09.2026 09:04
  • GÜNCELLEME03.09.2026 09:04

2027 LGS için geri sayım şimdiden başladı ancak sahadaki tablo, sürecin sadece test çözmekten ibaret olmadığını gösteriyor. Değişen sınav dinamikleri, uzayan metinler ve erken tükenmişlik riski; öğrenci ve velileri daha hazırlığın başında ciddi bir baskı altına almış durumda. Peki, bu maraton tükenmeden nasıl yürütülür? 2027 sürecini masa başındaki sıradan soru yarışından çıkarıp bilimsel bir yol haritasına oturtmak adına, alanın deneyimli ismi Uzman Psikolojik Danışman Besim Türkoğlu ile en kritik soruların yanıtını aradık.

Günlük/haftalık çalışma programı hazırlarken hangi hatalardan kaçınılmalı?

Somut hedeflere ihtiyaç duyan zihnimiz için yapılan en büyük kötülük, masa başına oturulduğunda ucu açık, aşırı katı ve gerçek dışı saat kotası dayatmasıdır. Çocuğun okul yorgunluğunu, dikkat dalgalanmalarını ve bireysel öğrenme hızını hesaba katmadan çizilen günde 400 soru, kesintisiz 4 saat tabloları, çalışma alışkanlığı kazandırmaz; aksine derin bir çaresizlik ve yetersizlik şeması inşa eder. Çocuk bu kotayı dolduramadıkça suçluluk duyar, yetiştirmek için de soruları kavramadan yüzeysel biçimde tüketmeye başlar.

Doğru bir planlama saat odaklı değil, kazanım odaklı olmalıdır. Bugün iki saat matematik çalışılacak yerine "Bugün temel kavramlarda temel işlem adımları pekiştirilecek ve ardından 20 analiz sorusu incelenecek" hedefi bilişsel netlik sağlar. Bununla birlikte programın içine mutlaka esneme payları, telafi blokları ve çocuğun zihnini nadasa bırakacağı serbest zamanlar eklenmelidir. Katı kurallarla örülmüş sistemler ilk krizde kırılır, esnek, revize edilebilir ve öğrencinin bizzat söz sahibi olduğu programlar ise sürdürülebilir başarı getirir. Plan çocuğu ezmemeli, çocuğun ritmine hizmet etmelidir.

Ekran süresi, geç yatma alışkanlığı ve sağlıksız beslenme LGS başarısını nasıl baltalar?

Öğrenme faaliyeti gündüz masa başında başlar ancak kalıcı hale gece yatakta gelir. Gün boyu işlenen akademik verilerin kısa süreli bellekten uzun süreli belleğe aktarımı, yani bilginin nöral konsolidasyonu, uykunun derin evrelerinde gerçekleşir. Gece geç saatlere kadar telefon, tablet veya bilgisayar ekranından yayılan ışığa maruz kalan bir zihinde melatonin salgısı baskılanır, bu durum uyku mimarisini bozar ve REM fazını kısaltır. Yetersiz uyuyan bir öğrencinin ertesi gün dikkat süresi kısalır, prefrontal korteksi (muhakeme ve dürtü kontrol merkezi) yavaşlar; sonuç olarak en basit sorularda bile dikkat hataları ve işlem karmaşaları kaçınılmaz hale gelir. Bilişsel dalgalanmaların önüne geçebilmek için iyi bir uyku düzeni son derece önemlidir.

LGS maratonuna erken başlamak öğrenciyi erken mi tüketir, yoksa avantaj mı sağlar?

Erken başlamak teknik anlamda önemli bir avantajdır fakat bu avantajın bir felakete dönüşüp dönüşmeyeceğini belirleyen unsur, uygulanan pedagojik hız ve dozdur. LGS 100 metrelik bir sürat koşusu değil, 10 aya yayılan maratondur. Ağustosta veya eylülde sanki sınav haftaya yapılacakmış gibi haftada 6-7 gün, günde yüzlerce soruyla tempoyu en tepeye çeken öğrenciler kasım-aralık aylarına gelindiğinde bilişsel ve duygusal tükenmişlik (burnout) sendromuna girerler. Zihin erken doygunluğa ulaşır, bıkkınlık başlar ve asıl yüklenilmesi gereken ikinci dönemde öğrenci tamamen pes etme noktasına gelebilir.

Erken dönemin amacı 8. sınıfın tüm konularını bir an önce bitirip tüketmek değildir. İlk aylarda odaklanılması gereken, 7. sınıftan kalan çatlakları onarmaktır. Aynı zamanda öğrencinin okuma hacmini genişletmek ve çalışma alışkanlığını yavaş yavaş bir hayat rutinine dönüştürmek hedeflenmelidir. Pedagojik olarak doğru olan düşük ve kararlı bir tempoyla yola çıkmak, alışmak ve ocak-şubat aylarından itibaren kademeli olarak gaz pedalına basmaktır. Maratonu baştan hızlı koşanlar değil, enerjisini son viraja saklayanlar kazanır.

Kaynak seçimi ve deneme çözme stratejisi nasıl olmalı?

Piyasada öğrenciye kazanım kazandırmaktan ziyade, onları çaresiz ve yetersiz hissettirerek daha çok kaynak alma paniği yaratmak üzere kurgulanmış binlerce mantık dışı, aşırı zorlama soru bulunmaktadır. Bu tür akademik hedeften uzak kaynaklar öğrencinin öz-yeterlik inancını baltalar. Hazırlık sürecinde ana pusula daima Millî Eğitim Bakanlığı'nın yayımladığı örnek sorular, beceri temelli testler ve geçmiş yılların çıkmış sınav soruları olmalıdır. Kaynak planlaması basitten karmaşığa, kavramsal sorulardan analiz-sentez düzeyine doğru kademeli inşa edilmeli, çocuk bir konunun temel mekanizmasını kavramadan doğrudan en ağır yeni nesil soru bankasının önüne atılmamalıdır.

Deneme sınavlarına yüklenen anlam da kökten revize edilmelidir. Deneme bir yargılama, etiketleme ya da kaç net yaptın hesabı sorma platformu değildir; deneme sadece zihinsel eksikliklerin yerini gösteren bir teşhis aracı, bir MR cihazıdır. Alınan puandan ziyade, o sınavda yapılan yanlışların ve boş bırakılan soruların analiz edilmesi asıl öğrenmeyi sağlar. Deneme bittikten sonra analizi yapılmayan, boş bırakılan sorunun doğrusu öğrenilmeyen her deneme; kaybedilmiş vakitten ve çöpe giden enerjiden ibarettir. Çözülemeyen sorular, öğrencinin en değerli öğrenme fırsatıdır.

Kelime sayılarının arttığı "Yeni Nesil" LGS soruları nasıl çözülür?

LGS'de son yıllarda belirginleşen en temel eğilim, soruların metin hacminin büyümesi ve kelime sayısının ciddi oranda artmasıdır. 2019’da Türkçe’de 1.967, 2026’da 2.430 sözcük görülmüştür. Bu durum sınavı sadece bir Türkçe ya da Matematik testi olmaktan çıkarmış; zihinsel odaklanmayı son ana kadar sürdürmeyi gerektiren bir okuma kondisyonu ve filtreleme sınavına dönüştürmüştür. Öğrenci sayfayı kaplayan uzun bir paragraf veya grafikli fen sorusu gördüğünde ilk olarak görsel bir panik yaşar. Oysa bilinmelidir ki metni uzun olan soru çoğu zaman kurgusal olarak zengin, mantıksal olarak ise en basit adımlara sahip sorudur, uzunluk sorunun zorluğundan değil, ipuçlarının detaylı verilmesinden kaynaklanır.

Bu sorularla başa çıkmanın yolu metnin içinde kaybolup her kelimeyi ezberlemeye çalışmak değildir. İlk adım daima soru kökünü dikkatle okuyup beynin hangi bilgiyi araması gerektiğini kodlamaktır. Ardından metne veya görsele geçildiğinde zihin bir süzgeç gibi çalışmalı, gereksiz hikâyeleştirilmiş kısımları ayıklayıp sadece çözüm için elzem olan sayısal verileri ve kavramsal ipuçlarını çekip çıkarmalıdır. Bu beceri yalnızca roman okumakla gelişmez, her sabah düzenli çözülen analiz düzeyindeki paragraflarla, infografik tablo ve veri okuma egzersizleriyle sistematik bir reflekse dönüştürülmelidir. Bu süreçte kitap okumanın da yadsınamaz payı olduğu kesinlikle unutulmamalıdır.

 

 

Okul yazılıları ile LGS test temposu birbirini baltalamadan nasıl dengelenir?

Öğrenci ve velilerin en sık düştüğü yanılgılardan biri, okul dersleri ile LGS hazırlığını iki ayrı cephe, birbirine zaman kaybettiren iki rakip süreç gibi algılamaktır. Oysa okul yazılıları kavramsal altyapının, yani bilginin temel harcının atıldığı yerdir. LGS ise o harç üzerine inşa edilen analiz ve yorumlama becerisidir. Açık uçlu okul sınavlarına hazırlanmak; konuyu yüzeysel şık eleme kolaycılığından çıkarıp terimleri, süreçleri ve neden-sonuç ilişkilerini derinlemesine kavramayı zorunlu kılar. Bu da aslında LGS'deki düşünme becerilerini içeren soruların mantığını kavramak için gereken en sağlam temeli sunar.

Yazılı dönemlerinde LGS test çözme temposunda yaşanacak dönemsel düşüşler bir kayıp değil, stratejik bir kazanımdır. O haftalarda test baskısını bir kenara bırakıp doğrudan okul müfredatının kavramsal boşluklarını kapatmak, çocuğun konuyu sindirmesini sağlar. Yapılması gereken şey çatışma yaratmak değil, yazılı dönemlerinde odağı okul sınavlarına kaydırmak, sınavlar biter bitmez ise elde edilen taze kavramsal bilgiyle tekrar test ve deneme temposuna dönmektir. Okul başarısı göz ardı edilerek yürütülen bir LGS hazırlığı, temeli çürük bir binaya kat çıkmaya benzer.

Bu süreçte velilere düşen görevler ve sınav kaygısıyla başa çıkma yolları nelerdir?

LGS maratonunda ebeveynin birincil psikolojik görevi çocuğuna evde ikinci bir okul müdürü veya denetim memuru olmak değildir, çocuğun fırtınalı denizden döndüğünde sığınabileceği güvenli, sakin ve şefkatli bir liman kalabilmektir. Sürekli netler üzerinden kurulan diyaloglar, akşam yemeklerinin tek konusunun sınav olması ve komşunun, akrabanın çocuğuyla yapılan örtük kıyaslamalar; öğrencinin zihninde "Ben sadece başardığım ölçüde değerliyim" algısı oluşturur. Bu algı ise performans kaygısını kronikleştirir ve sınav anında paniklemeye, dikkat tıkanmalarına zemin hazırlar.

Kaygı biyolojik ve duygusal olarak bulaşıcıdır; kendi geleceğe dair kaygısını regüle edemeyen bir ebeveynin çocuğuna "korkma, rahat ol" demesi hiçbir anlam ifade etmez. Ebeveyn önce kendi zihnindeki sınav baskısını yatıştırmalıdır. Çocuğu aldığı netle değil, ortaya koyduğu emek ve gösterdiği çabayla takdir etmek, onun psikolojik bağışıklığını güçlendirir. Sınav hayatın bir parçasıdır ama hayatın kendisi değildir. Çocuğa hissettirilmesi gereken en temel gerçeklik, netleri ne olursa olsun evdeki sevginin ve kabulün asla değişmeyeceğidir. Sevildiğini ve güvende olduğunu bilen bir zihin, potansiyelini en üst düzeyde sahaya yansıtır.

***

Besim Hocamın da altını çizdiği gibi; bu maratonda ipi göğüsleyenler telaşa kapılanlar değil, ritmini koruyanlar olacak. LGS mühim bir eşiktir ama hiçbir evladımızın ruh sağlığından ve özsaygısından daha kıymetli değildir.

Anne-babalara düşen görev, netlerin bekçiliğini yapmak değil; çocuklarımızın sığınacağı güvenli liman kalabilmektir. Emek veren tüm gençlerimizin zihni berrak, yolu açık olsun.

Değerli eğitimci, Uzman Psikolojik Danışman Besim Türkoğlu Hocama katkıları için teşekkür ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum.

Günün Sözü: "Bir hedefe ulaşmanın ilk şartı, o hedefin esiri değil, efendisi olabilmektir." (Anonim)

 

İsmail Yolcu

Eğitimci-Yazar

Çankaya Üniversitesi İletişim Koordinatörü

İnstagram: @ismailyolcu58

 

Yorumlar4

  • Murat 27 dakika önce Şikayet Et
    Teşekkürler
    Cevapla
  • Rtt 1 saat önce Şikayet Et
    Allah razı olsun hocam, nefesine sağlık
    Cevapla
  • Mahmut Bey 1 saat önce Şikayet Et
    çok güzel bir tespit kalemine sağlık hocam..
    Cevapla
  • Mikail 1 saat önce Şikayet Et
    Allah razı olsun değerli hocam. Fikir ve önerileriniz den yararlanacağız inşallah. Çok yerinde ve nokta atışı tespitler
    Cevapla
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat