Çocuğunuz sizin mi, devletin mi?
- GİRİŞ24.10.2010 08:01
- GÜNCELLEME24.10.2010 08:01
Bu soru benim aklıma ilk olarak 28 Şubat sürecinde geldi. O dönem, Kuran kursları meselesi çok tartışıldı ve en sonunda da bir kanun çıkarıldı, çocukların 15 yaşından önce Kuran kurslarına gidemeyeceği emredildi.
Bu kanun konuşulurken İslami çevrelerden gelen akıllıca itirazlardan biri şuydu: Çocuğumuz bale kursuna istediği yaşta istediği şekilde gidebiliyor da Kuran kursuna neden gidemiyor?
Bu sorunun cevabı kanunda yazılıydı. Kuran kursu söz konusu olduğunda, çocuğun sahibi, onun velisi, vasisi anne-babası veya kanuni temsilcisi değil devletti artık, kamu hukukuydu.
Peki devletin böyle bir hakkı var mıydı? Kanun hala yürürlükte olduğuna göre var.
Peki bu durum temel insan haklarına uygun mu? Bana göre son derece tartışmalı.
Türkiye’nin de tarafı olduğu bir Birleşmiş Milletler Sözleşmesi var, 1990’da yürürlüğe girmiş: Çocuk Hakları Sözleşmesi. Sözleşmenin 14. maddesi çocuğun düşünce, din ve vicdan özgürlüğünü açıkça tanıyor.
Bu durumda geriye tek bir soru kalıyor:
Bir çocuğun hangi felsefi veya dini inanca göre yetiştirileceğine ve bu yetiştirmenin gereklerine kim karar verir? Ailesi mi, devleti mi?
İstismar, taciz, kötü muamele gibi durumları ayrı tutarak soruyorum: Çocuğunuzun sizin bildiğiniz ve uygun gördüğünüz biçimde mi yetişmesini istersiniz, devletin uygun gördüğü biçimde mi?
Benim cevabım belli: Kendi çocuğuma kendi değerlerimi aktarmak isterim.
Yazının devamını okumak için tıklayın
Yorumlar2