Susurluk’un kısa tarihine devam

  • GİRİŞ10.07.2011 09:14
  • GÜNCELLEME10.07.2011 09:14

Ben burada daha çok kurucu adımlarla, bu fikrin geliştirilmesi, sonra devlet düzeyinde kabul görmesi ve uygulamaya konmasıyla ilgiliyim.

Tek tek cinayetlerin hepsiyle birden ilgilenmeme, hepsi hakkında detaylı bilgi sahibi olmama imkanım yok. Ama şunu biliyoruz: Bazı sembol cinayetler var, mesela Cem Ersever'in öldürülmesi gibi, mesela Musa Anter'in öldürülmesi gibi, bunlarla ilgili bilgiler mevcut, hatta açılmış davalar bile var ama nedense fazla ilerleme sağlanamıyor.

Bugün, gerek eski özel timci polis tetikçisi Ayhan Çarkın'ın ve gerekse aynı takımdan Ercan Ersoy'un savcılıkta ve mahkemelerde söyledikleri sayesinde yeni bir ümit ışığı belirmiş, genel Susurluk çerçevesi hakkında yeni bir soruşturma ihtimali ortaya çıkmış gibi duruyor.

Türkiye'nin ne yapıp yapıp bu yeni imkanı değerlendirmesi gerek. Geçen hafta, Susurluk diye adlandırdığımız davranış biçiminin kaynağını ve karar alma süreci hakkında bilebildiklerimizi yazmaya çalıştım. İlginçtir, Susurluk'ta devletin rolü konusunda Türkiye'de en bilgili insanların başında gelmesi gereken eski Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanı ve Susurluk raporunun yazarı Kutlu Savaş da gidip savcılığa bilgi verdi.

Demek savcılık da bu genel gerçeğin peşinde, sonra detaylara ve somut suçlara da girecek. Benim önerim, savcılığın işe Kutlu Savaş'ın o meşhur raporunun ekinde yer alan 10 klasörü elde etmeye çalışarak başlaması. Çünkü Kutlu Savaş da gayet iyi biliyor, o klasörlerde somut suçlarla ilgili bilgiler de var. Susurluk şansı bir kez daha heba edilmesin.

Yazının devamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz

İsmet Berkan - Hürriyet

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat