Filistin’den insanlık dersleri

  • GİRİŞ07.12.2023 07:56
  • GÜNCELLEME07.12.2023 07:56

Filistin yazı nöbetine devam etmek istiyorum… Biliyorum yazdıklarım dertlere deva, sadra şifa olmayacak ama içimden başka bir şey yazmak da gelmiyor.

Dünyanın nimetleriyle gözü dönmüş insanoğlunun ölüm karşındaki acizliği bugünlerde daha anlamlı hâle geldi.

Onlarca masum sivili kurtarmak için vahşete ara verildiğinde bunu zafer ilan etmek sonra da binlercesini gözünü kırpmadan öldürmek veya öldürülmesine sebep olmak ne yaman çelişkidir.

Katliam bütün hızıyla sürüyor.

Dünyanın gidişatına dair genel manada iyimser olmadığımı söylemeliyim. Fakat Filistin vahşetine her ırk, dil ve dinden milyonların sokaklara dökülerek “Durun artık!” demeleri beni umutlandırdı. Merhametli, güzel insanların varlığı beni cesaretlendirdi.

Siyonist vahşeti geleneksel medya dönemine denk gelseydi dünyanın yaşananlardan bu kadar haberdar olması mümkün olmayacaktı. Medya gücünü elinde bulunduran siyonistlerin manipülasyonu, yaşanan katliamı perdeleyecekti. Ama çağın icadı internet, bu işe izin vermedi.

Dijitalleşme sayesinde ortaya çıkan ancak kontrol edilemediği için şikâyet ettiğimiz sosyal medya, vahşeti bütün boyutlarıyla ortaya çıkardı. Hatta bazı sosyal medya organları sansür yapmaya başladı. Ne imiş… Paylaşılan içerikler şiddet içeriyormuş. Olayın vahameti karşında kıllarını kıpırdatmayanlar, içeriklerin şiddet muhtevalı olmasından şikâyet ederek yayınları engellemeye çalışıyorlar.

Sosyal mecraların da çok az sayıda grubun elinde olması ise başlı başına bir sorundur. Medya bir avuç insanın elinde olduğundan ve bu insanlar da dünyayı şu an ateşe verenlerin yakınında ve yanında durduğundan dolayı sorun devam edecektir. Bağımsız tavır sergileyenler ise tehdit edilerek hizaya getirilmeye çalışılıyor. Nitekim “X”’in sahibi Elon Musk, insan haklarından ve hukuktan söz edince ciddi bir rahatsızlık yaratmış olacak ki, İsrail’e davet edilerek ikna edilmeye çalışıldı.

Aslında dünyaya egemen olan dev sosyal medya şirketlerinin teknik altyapılarının kurulması hem kolay hem de daha ucuz hâle geldi. Üstelik ticari işletme olmalarına karşın doğru dürüst vergi vermiyorlar. Güçlerine güvenerek hükûmetleri tehdit ediyor, kullanıcıları örgütleyerek mevcut iktidar ve saltanatlarını sürdürüyorlar. Tabii bir şirketin bunu yapması için bulunduğu ülkenin kendilerine kol kanat germesi gerekiyor. Bunun sonucunda ise “dijital sömürü” düzeni ortaya çıkıyor.

Sömürmeye alışık emperyalist zihniyetin temsilcileri, yeni sömürü araçları ile bu düzenlerini sürdürmeye niyetli görünüyorlar. Niyet bozuk olunca sonuçların hayır olmasını da beklemeyin zaten. Gücü ve iktidarı elinde bulunduranlar, bunu insanlığın ve dünyanın hayrına kullanmaya niyetlenseler; nasıl da güzellikler ortaya çıkar. Barış ve esenlik dünyasında “koyun, kurt ile gezerdi…”

Daha makul bir dünyada, barış içinde yaşamanın çok zor olmadığını düşünüyorum. Yeter ki karar vericiler, hırs ve ihtiraslarını bir kenara bırakıp bir parça diğerkâm davransalar; bakın, gerisi nasıl kolay gelecek.

Gazze olaylarından çıkaracağımız bir ders daha var. Madem gücü elinde bulunduranlar, insanlığın ve dünyanın hayrına ısrarla yanaşmıyor; ehli vicdan sahibi büyük çoğunluk olarak “biz”, onları değiştirerek tarihin çöplüğüne gömelim. Bu noktada kimi ülkede az kimi ülkede biraz fazla çabaya ihtiyaç var.

Kötülük nasıl örgütlenip galebe çalıyorsa iyilerin dayanışması daha büyük yankılar yapacaktır. Böylece üç günlük dünyada daha huzurlu ve müreffeh yaşama imkânı buluruz inşallah

Diriliş Postası

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat