Baykal'ı bilenden Kılıçdaroğlu'na öneri
- GİRİŞ16.06.2010 12:43
- GÜNCELLEME16.06.2010 12:43
Kılıçdaroğlu ve Chauncey Gardener
Sevgili okurlarım, Baykal’ın istifa edebileceğini aylarca önceden yazdık. Fakat itiraf edelim, istifa ettirileceğini öngöremedik.
Öyle oldu böyle oldu... Olan oldu... Detaylar mühim değil...
Baykal istifa ettirildi. Olağanüstü bir durum ortaya çıktı.
Amerika’ya selamlar söylenerek gerçekleştirilen acayip istifa’dan hemen sonra bunun uluslararası ayağı olabileceğini de yazdık.
Başbakan’ın bu olayı, özellikle Amerika ile ilişkiler bakımından, çok ciddiye alması gerektiğini sizlerle paylaştık. İsrail gerginliğinden sonra, bu sefer benzeri mesajlar Pennsylvania’dan gelen demeçlerde de yer aldı.
İktidar, geçtiğimiz günlerde Amerika’ya bir heyet yollamak suretiyle, olaya gereken önemin verilmeye başlandığını gösterdi.
Şimdi... İsrail olayı ve sonradan cereyan eden gelişmeler ile yan yana gelince, Baykal’ın istifası iyice anlam kazandı.
Dünya değişti. Türkiye demokrasi lehine hukuk lehine değiştiğini hareketleri ile dünyaya ilan ediyor. Ana muhalefet partisi başkanı da - bu çerçevede – ülkesine sahip çıkmak zorunda.
Acaba yeni genel başkan bunları düşünmeye fırsat bulabildi mi? Umarız bulmuştur. Bir durum tespiti yaptı mı? Umarız yapmıştır. Kılıçdaroğlu’nun işi zor... Bolca düşünmesi plan proje yapması lazım. Dikkat etmesi zamanını etkin kullanması lazım. Yoksa...
Düşünmesin diye, şehir şehir dolaştırırlar... Meydanlar dolar taşar. Bölükbaşı’nda olduğu gibi... Ama sonra neden oy alamadım diye yanar...
Kılıçdaroğlu’nun işi zor...
Bir genel başkan düşünün ki yapayalnız... Genel başkanlık için ciddi bir demokratik mücadelesi yok. Delegelerle köklü ilişkileri yok.
Birdenbire genel başkan olmuş. Oturtulmuş koltuğa. Sanki tayinle gelmiş ...
Siyasi geçmişi sıradan. Siyasette en kabadayı çıkışı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adaylığı. O dahi tayinle olmuş. Hiç seçim geçirmemiş bir genel başkan !
Uluslararası çevrelerde tanınıyor mu ? Hayır.
Şimdi ne yapıyor? Hızlı seyahatlerle Amerika’da Avrupa’da kendini ve AK Parti iktidarına alternatif olacak politikalarını tanıtıyor mu ? Hayır.
İş çevrelerinde kabul gördü mü? Hayır.
İTO’da ATO’da TOBB’de TÜSİAD’da MÜSİAD’da üyeler bazında tek tek olsun veya genel kurullarda olsun tanıtım faaliyetleri yeterli düzeyde mi? Hayır.
Sendikalarda ? TİSK’te DİSK’te Türk-İş’te kendisini, partide yapacağı değişim hareketini anlattı mı? Hayır.
Cemaatlerle, kanaat önderleri ile her şey tamam mı ? Hayır. Alevilerin, Kürtlerin oyları şimdiden cepte mi? Hayır.
Değerli okurlarım, yıllar önce 1979’da bir film seyrettim. Peter Sellers’ın “Being There” adlı yapıtı. Tam Türkçesi “Orada Olmak”. Filmin karakteri Chauncey Gardener hiçbir zaman çalıştığı evin dışına çıkmamış, bir bahçıvan. Hayatı sadece TV’den biliyor. Bey ölüp de ev satılınca Chauncey Gardener mecburen gerçek hayata çıkıyor. Tesadüfler birbirini kovalıyor. Başka hiçbir özelliği olmadığı halde, sadece doğru zamanda doğru yerde olduğu için, Chauncey Gardener’ın Amerika’ya başkan olması konuşulmaya başlanıyor.
Kılıçdaroğlu’nun içinde bulunduğu durum bunu hatırlatıyor. Etrafını teorisyenler sarmış. Teori üstüne teori, tespit üstüne tespit. Şöyle yapılmalı böyle yapılmalı... Tamam da kendi kendine mi olacak bunlar? Kim yapacak? O yok !
Chauncey Gardener’ın yetmişli yılları geride kaldı.
Kılıçdaroğlu başarılı olmak istiyorsa mahalle mahalle, köy köy organize olmak zorunda. Gençlik kollarını, kadın kollarını –laf olsun diye değil, gerçekten - kapı kapı dolaştırmak zorunda.
Meydanlarda güzel güzel nutuklar atıyor. Tamam. Onu da yapsın. Ama...
Lafla peynir gemisi yürümez.
Halkla bire bir iletişime girmek zorunda.
Esasen, Kılıçdaroğlu hamamcıyı da, hamamı da, tası da değiştirmek zorunda. Yoksa bu gidişle emanet elinden kayıp gidiverecek.
Bizden söylemesi.
Prof. Dr. Kenan ULUALP / Haber 7
ulualp@kenanulualp.com
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol