PKK mücadelesinde strateji değişti
- GİRİŞ22.06.2010 10:24
- GÜNCELLEME22.06.2010 10:24
Anadolu ağzı ile seslenelim, “Stas! Bak hele, kimsin sen?”. Yıllardır “nalına da mıhına da” politikasını uygulayan İsrail hükümetlerinin temsilcisisin. Asıl sen İsrail’i temsil ediyor musun etmiyor musun belli değil.
Yahudiler dostlarını unutmaz, hesabı kitabı iyi bilir.
Tarih boyunca her zaman sıkıştıklarında kimin sıcak misafirperverliğine sığındılar? Osmanlılar'ın. Hitler yakalarına yapıştığında kimin güvenli topraklarına kaçtılar? Türkiye’nin. Zor durumlarında kim merhamet gösterdi Yahudiler'e? Türkler.
İsrail’e hesabı çıkarmanın zamanı geldi... Şimdiye kadar siz ne yaptınız?
1897’de Theodor Herzl aracılığı ile Sultan Abdülhamid’ten borçlara karşı Filistin’i isteme densizliğinde bulundunuz. Abdülhamid size bir karış toprak vermedi !
Birinci Dünya Savaşı'nda Filistin Yahudileri olarak İngiliz ordusuna katıldınız. Birlikte Filistin’i işgal ettiniz. Osmanlılar'ı arkadan vurdunuz. Haganah terör örgütünü kurdunuz. Yetmedi. Irgun terör örgütünü kurdunuz. Yetmedi. Stern terör örgütünü kurdunuz. Yetmedi. Moşe Dayan, Menahem Begin, İsak Rabin, Ariel Şaron bu örgütlere liderlik yaptı. Şimon Peres hayatta. Olanı biteni gayet iyi bilir.
Filistinli yerli müslüman halka saldırdınız. Deyr Yasin, Safsaf, Kibya, Şatilla, El Halil, Ramallah’taki toplu katliamlar hala akıllarda. Tehcir ve ağır baskılar da unutulmadı.
Sonunda 1948’de, Filistinli yerli müslüman halkın büyük acıları pahasına, İsrail Devletini kurdunuz. Yine de, Türkiye devlet kurma hakkınıza saygı gösterdi. Sizi ilk tanıyan ülkeler arasında yer aldı. Şimdi 62 yıllık bir devletsiniz. Ama...
Halinize hiç şükretmediniz. Sürekli ve haksız bir genişleme politikası takip ettiniz. Golan tepelerini, Gazze’yi, Batı Şeria’yı, Doğu Kudüs’ü işgal ettiniz. 62 yılda bizim 1000 yılda edinemediğimiz kadar düşmanınız oldu.
Şimdi ne yapıyorsunuz ?
Yayılmacı politikalarınızın karşısında Türkiye’yi engel görüyorsunuz. Türkiye’yi güçsüzleştirmek istiyorsunuz. Dikkat ve gücünü ekonomi dışı faaliyetlere yöneltme politikası güdüyorsunuz.
Bir taraftan kuzey Irak’ta PKK’yı besliyorsunuz. Diğer taraftan Türk ordusunun tank ve uçak modernizasyonlarını yapıyorsunuz. İstihbarat faaliyetleri için Heron uçakları satıyorsunuz. Oh ne ala... Gelsin paracıklar. Kendiniz çalıp kendiniz oynuyorsunuz. Yarat teröristi al milyar dolarlık askeri ihaleleri. Amerika'dan aldığımız silahları temin eden şirketlerin Yahudi sahiplerinin karı da balı kaymağı...
Gelelim diğer faaliyetlerinize... Güneydoğu Anadolu’da gizli gizli toprak satın alma çalışmalarınızı görmüyor muyuz? Görüyoruz. Doğu Karadenizde PKK maskesi arkasında kiralık katillerinizle halkı germeye çalıştığınızı fark etmiyor muyuz? Ediyoruz.
Spiegel medyası üzerinden kamuoyu oluşturma faaliyetlerinizi anlamıyor muyuz? Anlıyoruz. Siyasi hayatımıza müdahale ederek içişlerimize karıştığınız aklımıza gelmiyor mu? Geliyor.
Referandumun, seçimin yaklaştığı bir dönemde CHP kurultayının hemen öncesinde Baykal’ın kasetinin çıkmasını normal mi karşılıyoruz? Karşılamıyoruz. İç politik gidişatımıza müdahale ederek içişlerimize karıştığınız aklımıza gelmiyor mu? Geliyor.
Sizi doğru yola, nazikçe, davet eden barışçıl Mavi Marmara gemisine yaptığınız çılgınca müdahale ile, aslında Türkiye’ye dost mu düşman mı olduğunuzu açıkça gösterdiniz...
Aramızdaki gerginliğin artmasına paralel olarak dokuz askerimizin şehit edilmesi, PKK saldırılarının anlamlı derecede artmış olması, bu örgütün arkasında sizin olmanız olasılığını aklımıza getirmiyor mu? Getiriyor.
İsrailli bakan Misezhnikov’un “Bu sağlıklı bir durum değil. Erdoğan görevini bırakmadığı sürece iyimserlik söz konusu olamaz” demesi İsrailin Türkiye’de iktidarı değiştirmek istediğini göstermiyor mu? Gösteriyor. Bu şüphelerimizde kadar haklı olduğumuzu göstermiyor mu? Gösteriyor.
Gelelim sadede... PKK mücadelesi Türkiye’nin kaynaklarını tüketmektedir. Herşeyin bir sonu vardır. Bu da böyle gitmeyecektir.
Son gelişmeler Erdoğan iktidarının PKK’yı bitirme yönündeki kararlılığını açıkça ortaya koymaktadır.
İsrail ve İsrail’in Türkiye’deki uzantıları bilmelidirler ki Türk politikası değişmiştir. Erdoğan iktidarı bu konuda proaktif bir politika izlemektedir.
Artık sadece PKK ile değil, PKK maşasını kullanıp, sınırlarımıza tecavüz eden devletlerle de mücadele edileceği görülmektedir.
Başbakan Erdoğan, bu yeni politika ile, PKK sorununu bir an evvel bitirmek ve bu uğurda eriyen kaynakları halkın milli gelirine eklemek istemektedir.
Altmış yıllık ülkenin bakanı merak etmesin. Çok beklemeyecek.
Referandumda görecek.
Bin yıllık Türk seçmeni Erdoğan’a destek veriyor mu, vermiyor mu...
Prof. Dr. Kenan ULUALP
ulualp@kenanulualp.com
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol