CHP ‘ortak’ da MHP ne ?

  • GİRİŞ23.07.2010 07:40
  • GÜNCELLEME23.07.2010 07:40

Her şeyi bir yana bırakalım. Önce esas noktaları tespit edelim.
 
1.  Referandumdan sonra da Türkiye’de beraber yaşayacağız
2.  Yine beraber çalışıp üreteceğiz. Dünya ticaretinde beraber kazandıklarımız yol olacak,  
     okul hastane alt yapı olacak. Refah olacak.
3.  Allah korusun, bir savaş çıksa birbirimize Türk Kürt Laz Çerkez CHP’li MHP’li AKP’li
     asker sivil demeyeceğiz. Eşimiz çoluğumuz çocuğumuz için, evimiz bağımız bahçemiz  
     özgürlüğümüz için birbirimizin en büyük dostu olacağız. Beraber yan yana savaşacağız.

Bunu vatandaş gayet güzel biliyor. Hani şu İsrailli Springer medyasının “göbeğini kaşıyan adam” dediği vatandaş !

AK Parti, göbeğini kaşıyan adamın derdini dert edindiği için, kimsesizlerin kimsesi olduğu için, art niyetsiz olduğuna, hizmet için var olduğuna vatandaşı inandırdığı için yüzde 40’ların üzerinde oy aldı.

Sol hizmetler yaptılar. Özeller dahil tüm hastaneleri vatandaşa açtılar, okullarda kitapları bedava dağıttılar, belediyecilik hizmetlerini en üst düzeye çıkardılar. CHP’yi yöneten (!)  sosyal demokratlar şaştı.

İsrailli’ye dünyanın gözleri önünde “One Minute” dediler. MHP’yi yöneten (!) milliyetçiler şaştı.      
 
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, “CHP 27 Mayıs ihtilalinin doğrudan ortağıdır” demiş.

Bülent Arınç ne yapsın, ne desin ?

Kılıçdaroğlu AK Parti’ye “ev ödevi” vermiş. Darbeye karşılarsa, İç Hizmet Kanununun 35. maddesini değiştirsinler, demiş. Yahu sen darbeyle alakalı Silivri davasındaki sanıkların avukatlığını üstlendiğini gerine gerine söyleyen bir partide değil misin ? Darbe karşıtı Anayasa değişikliklerine karşı “Hayır Kampanyası” yürütmüyor musun ? 27 Nisan muhtırası verildiğinde sevinmedin mi ?

Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu?

Muhterem Kılıçdaroğlu... Gandi... Vatandaş yalnız laftan ibaret sığ siyaset istemiyor. Vatandaş patinaj siyaseti istemiyor. Görevini yap beyim ! Millet seni oraya oturasın, ona buna ev ödevi veresin diye mi yolladı? Hayır. Yasama görevini bizim adımıza yapasın diye yolladı. Madem AK Parti 35. madde değişikliği önerisi vermemiş, sen versene ! Göbeğin AK Partiye mi bağlı ? Sen ver.

Desteklemezlerse git vatandaşa şikayet et. Sen ev ödevi verme partisi misin, muhalefet partisi mi ?

Her gün yeni bir senaryo yeni bir boş laf. Sanki lisede kompozisyon dersindeyiz. Kompozisyon dedim de aklıma geldi. Öğretmen öğrencilere kompozisyon sınavı yapıyormuş. Yazın demiş, “risk nedir?”. Öğrencinin biri boş kağıda “risk budur!” yazıp vermiş.

Patinaj siyaseti 27 Mayıs’tan kalma bir umursamazlık. Bu siyaseti CHP’nin tabanı onaylamıyor. MHP yönetimi de “Hayır Kampanyası” yürüttüğü sürece tabandan onay beklememeli. Millet doğruyu yanlışı görüyor.

Lisede boş kağıt verebilirsiniz belki fakat siyasette boş kağıdın da boş lafın da faturası mutlaka çok ağır ödenir. Muradınız iktidar olmak ise doğruya doğru yanlışa yanlış demek durumundasınız.

Unutmayalım Türk siyasetine büyük hizmetleri olan MHP de 27 Mayıs’ın önemli aktörleri tarafından 27 Mayıs’tan sonra kurulmuştur.

O günden bugüne köprülerin altından çok sular aktı. Sovyetler Birliği dahi yıkıldı gitti. İki Almanya birleşti. Komunist Çin Amerika’nın en büyük ticari partneri haline geldi.

Ne CHP’li ne de MHP’li dostlarımızın kalbinin kırılmasını asla istemem. Benim sözüm yöneticilere.

Muradınız iktidar olmak ise, muradınız 27 Mayıs’ın yükünden kurtulmak ise referandum sürecinde “Hayır Kampanyası”nı bırakın.

Tabanınızla bütünleşin.

Prof. Dr. Kenan ULUALP / Haber 7
ulualp@kenanulualp.com

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat