Hayır diyen politikacılara destek yazısı
- GİRİŞ06.09.2010 12:33
- GÜNCELLEME06.09.2010 12:33
Vücut dili dikkate alınır. Ağırbaşlı sakin tavırlar puan toplar. Sinirli sinirli parmağını sallayanlar kürsüyü yumruklayanlar, aşağı urgan atanlar yarışta geri kalır.
Meydandaki sınavda tek başına konuşma, tek başına bilgi birikimi yetmez. Mesela ses tonu çok önem taşır. Tane tane, evelemeden gevelemeden konuşan bir adım öne geçer. Bağıran, rakibini tehdit eden, ağır sözler sarfeden kaybeder.
Çünkü en başta evdeki çocuklar televizyonda bu agresif üslubu görünce korkar. Daha kötüsü, örnek almaya kalkar. Anne babalar bu üslubu çocuklar görmesin diye televizyonda mecburen başka kanala geçer. Siyasetçinin konuşması da güme gider.
Mesela bu çerçevede, rahmetli Ecevit’e olan büyük nezaketi ile hatırlanan Bahçeli gibi centilmen bir politikacının bağırması, halka gereksiz bir agressivite ile seslenmesi doğrusu yadırganıyor. Vatandaş, gözleri sinirden çakmak çakmak emredici edalı bir hatipten ziyade, “kardeşlerim” diye hitap eden, meseleleri anlaşılır şekilde özetleyen, sıcak yaklaşımlı bir konuşmacıyı dinlemeyi tercih ediyor.
Bağıranı dinlemiyor bile... Değerli okurlarım, konu anayasa referandumu gibi önemli bir konu olduğu için bu yazımızda halkın dinlemekten kaçındığı muhalefet liderlerine de bir desteğimiz olsun istedik.
Bu liderler 26 maddelik anayasa değişiklik paketine “Hayır” diyorlar. Nedendir, kendileri bilir. Fakat bizleri nelere “Hayır” demeye teşvik ediyorlar? Bügünkü yazımızda ona bir bakalım :
- Madde 10’daki değişikliğe EVET dersek;
Çocuklarımızın, yaşlılarımızın, özürlü kardeşlerimizin, şehitlerimizin dul kalan eşlerinin ve yetimlerinin, malul kardeşlerimizin ve gazilerimizin her alanda avantajlı olmaları anayasa ile devlet güvencesi altına alınıyor.
Buna HAYIR dememizi istiyorlar. Olacak iş değil ! Buna kim hayır der ?
- Madde 20’deki değişikliğe EVET dersek;
Kişisel verilerimiz ancak kanunlarla öngörülen hallerde veya kendi açık rızamız ile işlenebilecek. Kimse bizi habersizce fişleyemeyecek. Fişlenme tarihe karışacak.
Buna HAYIR dememizi istiyorlar. Çıldırmış olmamız lazım !
- Madde 23’deki değişikliğe EVET dersek;
Yurtdışına çıkış özgürlüğümüz genişleyecek. Olur olmaz nedenlerle artık uçak kapılarından son anda geri dönmeyeceğiz. Mahkeme kararı olmadan bizim haberimiz olmadan böyle sürprizlerle karşılaşmayacağız.
Buna HAYIR dememizi istiyorlar. Olmaz beyler buna nasıl hayır deriz biz ?
- Madde 41’deki değişikliğe EVET dersek;
Çocuklar, her türlü istismar ve şiddete karşı anayasa ile korunacak.
Buna HAYIR dememizi istiyorlar. Ya yarın emr-ül Hak vaki olur da terk-i Dünya eylersek. Hayır’cı liderler mi koruyacak çocuklarımızı ?
- Madde 51’deki değişikliğe EVET dersek;
Birden fazla sendikaya üye olabileceğiz.
Buna HAYIR dememizi istiyorlar. Diyorlar ki ikinci bir işyerinde çalışıyorsan oradaki sendikaya üye olama. Tek sendika üyeliğine mahkum ol. Sendikalar otursun, hizmet yarışına girmesin. Haydaa... Buna nasıl hayır deriz biz ?
- Madde 53’deki değişikliğe EVET dersek;
Memur ve kamu görevlisi isek toplu sözleşme hakkımız olacak. Maaş zamları ve diğer özlük haklarımızla alakalı isteklerimiz lafta kalmayacak. Son sözü hükümet söyleyemeyecek. Anlaşmada son nokta konurken bizim de imzamız gerekecek.
Buna HAYIR dememizi istiyorlar. Ekmek paramız ! Çoluk çocuğun rızkı ! Buna nasıl hayır deriz yahu ?
- Madde 54’deki değişikliğe EVET dersek;
Grev hakkının önündeki engeller kalkacak. Grev yapabileceğiz.
Buna HAYIR dememizi istiyorlar. Oldu da çalışanlar olarak hakkımız yendi. Yani grev yapmayalım mı? Hakkımızı yesinler, sesimizi çıkaramayalım mı, öyle mi ?
- Madde 74’deki değişikliğe EVET dersek;
İdarenin her türlü iş ve eyleminden dolayı haksızlığa uğradığımızda, hakkımızı takip edecek bir Kamu Denetçiliği Kurumu hayata geçecek. Üstelik de TBMM bünyesinde bir kurum.
Buna HAYIR dememizi istiyorlar. Şimdi biz buna nasıl hayır deriz? Yani hakkımızı yesinler, kuzu gibi oturalım. Hiçbir yere başvurmayalım. Hakkımız kaynasın gitsin mi ?
- Madde 84’deki değişikliğe EVET dersek;
Milletin verdiği milletvekilliği görevini mahkemeler geri alamayacak. Ancak millet geri alabilecek.
Buna HAYIR dememizi istiyorlar. Yani Anayasa mahkemesi benim oyuma rağmen vekilin vekilliğini alabilecek. Ee, ne anlamı kalır benim oyumun, seçimlerin ? Nerede demokrasi ? Buna nasıl hayır diyelim ?
10. Madde 94’deki değişikliğe EVET dersek;
TBMM Başkanlık Divanı’nın görev süresi daha mantıklı bir şekilde düzenlenecek.
Buna HAYIR dememizi istiyorlar. Üç yıl yerine, yasama süresinin sonuna kadar olacak. Ne var bunda ? Neden hayır diyelim?
11. Madde 125’deki değişikliğe EVET dersek;
Yüksek Askeri Şura kararlarına yargı yolu açılacak.
Buna HAYIR dememizi istiyorlar. Şuranın ordu ile ilişiğimi kesme hakkı olsun. Fakat benim yargıya gidip kendimi savunma hakkım olmasın. Ben, ailem, anam, babam hep beraber kahrolalım. Öyle mi ?
12. Madde 128’deki değişikliğe EVET dersek;
Memurlara toplu sözleşme hakkı verilecek.
Buna HAYIR dememizi istiyorlar. Memur isen hakkını savunma, diyorlar. Devlet ne verirse razı ol diyorlar ! Kusura bakmasınlar ama nasıl hayır deriz buna ?
13. Madde 129’daki değişikliğe EVET dersek;
Memurlara verilen disiplin cezalarına yargı yolu açılacak. Uyarı ve kınama cezalarında yargıya gidilebilecek.
Buna HAYIR dememizi istiyorlar. Yahu insanoğlu bu. Ya memurun amiri keyfi cezalar uygularsa ? Hayır’cı liderler, olsun yargıya gitme, diyorlar. Haydaa!
14. Madde 144’deki değişikliğe EVET dersek;
Adalet hizmetlerinin denetimi düzenlenecek. Daha hızlı ve etkin denetim yapılabilecek.
Buna HAYIR dememizi istiyorlar. Adalet mülkün temeli değil mi? Neden hayır diyecek mişiz?
15. Madde 145’deki değişikliğe EVET dersek;
Siviller artık askeri mahkemelerde yargılanamayacak.
Buna HAYIR dememizi istiyorlar. Neden hayır diyecekmişiz? Savaş yoksa askeri mahkemede neden yargılanalım ? Buna hayır dememizi nasıl beklerler?
16. Madde 146’daki değişikliğe EVET dersek;
Anayasa Mahkemesi’nin üye seçimi ve yapısı çağdaş ve geniş katılımlı bir şekle dönüşecek.
Buna HAYIR dememizi istiyorlar. Buna hayır dememiz mümkün değil.
17. Madde 147’deki değişikliğe EVET dersek;
Anayasa mahkemesi üyelerinin görev süreleri 12 yılla ve 65 yaş ile sınırlanacak. Avrupa Birliği standartlarında bir Anayasa Mahkemesi’ne kavuşacağız.
Buna HAYIR dememizi istiyorlar. Buna neden hayır diyelim? 12 yıl yeterli bir süre. 12 yıl görev yapıldıktan sonra bir başka üye gelsin mahkeme taze bir kana kavuşsun. Bunda hayır denecek ne var?
18. Madde 148’deki değişikliğe EVET dersek;
Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkımız olacak.
Buna HAYIR dememizi istiyorlar. Böyle bir hakkınız olmasın diyorlar. Allah Allah !
19. Madde 149’daki değişikliğe EVET dersek;
Anayasa Mahkemesi iki bölüm ve genel kurul olarak çalışacak. Mahkeme’nin çalışma usulü, çağdaş bir yapıya kavuşacak.
Buna HAYIR dememizi istiyorlar. Çağdaş çalışma usulü gelmesine neden hayır diyelim ?
20. Madde 156’daki değişikliğe EVET dersek;
Askeri Yargıtay’ın işleyişine düzenleme getirilecek. Askeri Yargıtay’ın çalışmasının “askerlik hizmetlerinin gereklerine göre” düzenlenmesi gerekmeyecek. Askeri hukuk alanında da hukukun üstünlüğü ön plana çıkacak.
Buna HAYIR dememizi istiyorlar. Neden olmasın? Neden hukukun üstünlüğünü getiren bu değişikliğe hayır diyelim?
21. Madde 157’deki değişikliğe EVET dersek;
Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin işleyişine düzenleme getirilecek. Mahkemenin çalışmasının “askerlik hizmetlerinin gereklerine göre” düzenlenmesi gerekmeyecek. Askeri alanda da mahkeme bağımsızlığı ve hakim teminatı sağlanacak.
Buna HAYIR dememizi istiyorlar. Neden olmasın? Neden hukukun üstünlüğünü getiren bu değişikliğe hayır diyelim?
22. Madde 159’daki değişikliğe EVET dersek;
HSYK, demokratik bir yapıya kavuşacak. Asil üye sayısı 22’ye çıkacak. Bunlardan 10’u bizzat hakim ve savcılar tarafından seçilecek. Sen beni seç ben seni seçeyim durumu olmayacak. HSYK’nın meslekten çıkarma kararlarına karşı yargı yolu açık olacak.
Buna HAYIR dememizi istiyorlar. Bu madde mahkeme bağımsızlığı ve hakim teminatını arttırıyor. Yargılanmamız söz konusu olursa içimiz daha rahat olacak. Affedersiniz ama, buna hayır dememiz mümkün değil.
23. Madde 166’daki değişikliğe EVET dersek;
Ekonomik ve Sosyal Konsey kurulacak.
Buna HAYIR dememizi istiyorlar. Ülkemizin kalkınması ile alakalı görüş bildirecek böyle bir konseyin kurulmasının ne zararı var. Kurulsun kalkınmamız hızlansın refaha kavuşalım.
24. Geçici Madde 15’in kaldırılmasına EVET dersek;
12 Eylül darbecilerine yargı yolu açılacak.
Buna HAYIR dememizi istiyorlar. Yargılanırlar yargılanmazlar o ayrı mesele. Fakat darbecileri koruyan bir madde anayasamızdan çıkarılarak çağdaş bir adım atılmış olacak. Buna mı hayır diyelim ?
25. Geçici Madde 18’e EVET dersek;
Diğer maddelerle alakalı bu teknik madde de kabul edilmiş olacak.
26. Geçici Madde 19’a EVET dersek;
Diğer maddelerle alakalı bu teknik madde de kabul edilmiş olacak.
Değerli okurlarım listeyi gördünüz. Her şey meydanda. Pekiyi. Muhalefet liderlerindeki bu telaş neden, panik, agressivite neden. Bu bağırış çağırış neden.
Bu listeye kim hayır der? Onlar da endişe ile merak ediyorlar da ondan.
Kalın sağlıcakla...
Prof. Dr. Kenan ULUALP / Haber 7
ulualp@kenanulualp.com
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol