Fethullah Gülen cemaati mağdur oldu
- GİRİŞ02.10.2010 17:34
- GÜNCELLEME02.10.2010 17:34
Sanki siyasette rakibi cemaatmiş gibi, Kemal Kılıçdaroğlu seçmene “bir tokat atın okyanus ötesinden duyulsun” diyerek siyaset yapmaya kalktı.
Son olarak Hanefi Avcı kitap yazdı. Şöyle yaparlarmış böyle yaparlarmış saptamaları ile şahsi konumunu Gülen cemaati üzerinden güçlendirmeye kalktığı izlenimi doğdu.
Değerli okurlarım... Cemaat denince nedense akla ilk Fethullah Gülen cemaati geliyor. Elbette O da var, tasavvuf menşeli diğer cemaatler de var. Fakat başka cemaatler yok mu ?
Alevi cemaati, Yahudi cemaati, Mason cemaati, bazı sivil toplum kuruluşları, say sayabildiğin kadar. Bunlardan siyaset yapan hiç olmuyor mu ?
Mesela Alevi cemaati. Tarhan Erdem’e göre üç milyona yakın seçmeni var. Bu cemaatin öteden beri statükoyu korumaktan yana olduğu biliniyor. Oylarını ağırlıklı olarak CHP’ye verdiğini sağır sultan dahi duydu.
Masonlar da toplamda 15 bin kişi civarında olmalarına karşın ticarette, bürokraside, tıpta, üniversitede tebarüz etmiş üyeleri ile etkili bir cemaat. Tarihçesi ve örneklerine girmeyeceğiz. Bu cemaat de CHP’yi destekliyor. Mesela, Rodos’ta ayin düzenleyecek kadar üst düzey masonların CHP’yi desteklediği de bunlardan birinin eşinin CHP’den İzmir Milletvekili olduğu da biliniyor. Ama olsun. Masonlara da sözümüz yok.
Sivil toplum kuruluşları da ayrı cemaatler... STK’lardan da siyaset yapan olmuyor mu? Başta TÜSİAD ve bazı meslek kuruluşları ile örneklemeler yapıp sözü uzatmayalım. Nasılsa bilen biliyor. STK’lara da sözümüz yok.
Aslında bunda yanlış olan bir şey yok. Demokratik devlet yapısı dahilinde hukuk ilkeleri çerçevesinde siyasi tercihlerin beyanında neden sakınca olsun?
O halde dönelim siyasetçilere. Fakat konuyu siyasetçilere getirmeden evvel şunu da belirtelim...
HAYIR politikası ile milliyetçi-İslam seçmenden kopan ve siyasi geleceğini muhtemelen bitiren Bahçeli’ye de sözümüz yok.
Sözümüz CHP’de önderliğini Sav’ın yaptığı söylenen etkin yapıya. Gülen cemaatini siyaset yapmakla eleştiren bu yapı dönüp kendine bakıyor mu?
Olayı tarih yargılar o ayrı... Fakat zamanın CHP iktidarı Dersim harekatını gerekli görüp yapmadı mı? Sizin CHP’nin içindeki yönetim olarak...
O bölgeden... Dedelik yapmasa da Alevi dedesi bir vatandaşımızı... Atatürk’ün ve İnönü’nün partisine genel başkan yapmanız... Eğer kendi iç çelişkiniz değilse, Kürt ve Alevi cemaatlerini siyasete zorlamak olmuyor mu?
Diğer taraftan... Siyasi pozisyon alınmasında ve siyasi tercihlerin demokratik devlet yapısı dahilinde hukuk ilkeleri çerçevesinde beyanında hiçbir sakınca olmamasına rağmen...
Erbakan’ın ısrarlarına direnen, Ecevit’in çağrılarına ancak uzaktan bir selam veren, siyasi konularda çok dikkatli, siyasetten uzak memlekete hizmet edenlere yakın duran Gülen cemaatine ana muhalefetin bu tavrı haksızlık olmuyor mu.
Bu cemaat ile alakalı, Kılıçdaroğlu’nun “..tokat atın okyanus ötesinden duyulsun” demeci bir genel başkana yakışıyor mu?
Bilelim ki asıl yanlış ve etiğe aykırı yaklaşım, cemaatlerin hukuk ilkeleri içinde siyasete etki etmesi değil, siyasetçilerin cemaatleri istismar etmesi cemaatleri hedef alan siyasetten medet ummasıdır.
Halkın gerçeklerini görmeyen, önderliğini Sav’ın yaptığı söylenen bu politikalarla CHP’nin ne gerçekten HALK’ın çoğunluğunun partisi olması ne de iktidara gelmesi mümkündür...
Olsa olsa vaziyeti fark eden CHP’deki düğümleri çözmeye istekli, iyi niyetli genel başkanları “türban sorununu çözeceğiz” der. O da lafta kalır.
Mevcut durum bize bir fıkra hatırlattı. Yazıyı onunla bitirelim...
Salamon vefat etmiş. Cenazede arkadaşları konuşuyormuş; “ah ne güzel şiirler yazar idi”, “vah çok güzel resimler yapar idi”, “of mükemmel keman çalar idi”, “aman teniste de bir numara idi”.
Bunu gören Yasef, Salamon’un karısına sormuş; “yahu, Salamon bunların hepsini yapar mı idi ?”. Karısı yanıtlamış “yok, yapmaz idi, ama heves eder idi”.
Kalın sağlıcakla.
Prof. Dr. Kenan ULUALP / Haber 7
ulualp@kenanulualp.com
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol