General atamaları siyasi mi?
- GİRİŞ30.11.2010 06:51
- GÜNCELLEME30.11.2010 06:51
Açığa alınan üç general Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’ne (AYİM) başvurmuş.
Önce AYİM’e bakalım… AYİM dünyada örneği olmayan bir kurum. Berlin duvarının yıkılmasından önceki şartlar dahilinde kurulmuş. 1972’den beri mevcut. AYİM, 1602 sayılı kuruluş kanununa göre iki veya üç daireden oluşuyor. Dairelerde altışar üye görev yapıyor.
Altı üyeden ikisi hukukçu değil. Bir yüksek mahkemede hukukçu olmayan üyeler ! Altı üyeden ikisi, kurmay yarbay ve albaylar arasından önerilen üç kişi arasından seçiliyor ! Öneriyi kim yapıyor ? Genelkurmay başkanı !
Açığa alınan generallerin başvurusuna 1. Daire bakacak. Bu matematik çerçevesinde ne karar alınacak hep beraber göreceğiz. O ayrı bir konu. Fakat açığa alınan generallerin gözden kaçırdığı birkaç nokta var ;
- Generallerle alakalı YAŞ kararlarının yürürlüğe girmesi üçlü kararname ile gerçekleşiyor (TSK Personel Kanunu)
- Cumhurbaşkanı’nın tasarrufları yargı denetimi dışında tutuluyor (1602 sayılı AYİM Kanunu-Madde 21)
Gelelim ana fikir’e… Beyler ! TSK Personel Kanunu 65. maddesine giren, üstelik de doğrudan hükümeti hedef alan bir suç iddiasından dolayı sanık konumunda olmanıza rağmen…
Hükümetin sizi terfi ettirmesini mi bekliyordunuz ?
En az biriniz hakkında, savaş tecrübesini ele alan TSK Personel Kanunu Madde 54-e/5 çerçevesinde, baskına uğrayan birliklerin şehit ve gazilerindeki hukuki sorumluluğun gündeme getirilmiş olması beklenirken…
Hakkınızda üçlü mükafat kararnamesi imzalanmasını mı bekliyordunuz ?
İsrarcı general kendisini Madde 54-e/5 çerçevesinde başarılı buluyor olabilir. Gelen yollardaki önlemlerin kaldırıldığı, komutanın köy düğününe gittiği, ışıkları açık tutulan görünür haldeki karakolda baskın yediği söylenen şehitlerimiz ile alakalı bir sorumluluğu olduğu kanaatinde olmayabilir.
Terfisi için hukuka başvuracak kadar israr eden, açıktaki general vicdanen rahat olabilir.
Açıktaki diğer generaller de 65. maddeye giren, üstelik doğrudan hükümeti hedef alan bir suç iddiasından dolayı sanık konumunda olmalarını terfilerine engel önemde olmayan gündelik bir durum olarak değerlendirebilir…
İşte gözden kaçırdıkları noktalar tam da bu nedenle mevcuttur.
Gereken hallerde hükümet kararnameyi imzalamasın diye… Hükümet de imzalarsa Cumhurbaşkanı imzalamasın diye… Kanun koyucu önlem almıştır.
Hukuk devleti ilkelerinin benimsendiği ileri demokrasilerde,
Bunun algılanmaması dahi generallikte terfi almamak için yeterlidir.
Prof. Dr. Kenan Ulualp - Haber 7
ulualp@kenanulualp.com
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol