Tayyip Erdoğan’ın Büyük Sırrı

  • GİRİŞ05.04.2011 07:40
  • GÜNCELLEME05.04.2011 07:40

Haziran 2011 seçimleri hızla yaklaşıyor. Hali ile muhalefet de arayış ve araştırma peşinde.

Geçen hafta Aydınlık Gazetesi’nden olduğunu söyleyen bir zat-ı muhterem aradı. Soruyor, “öğretim üyeleri ve sanatçılar başta olmak üzere muhalif  partiler biraraya gelseler seçimleri AK Parti’den alabilirler mi?”

Önce kısaca “alamazlar” dedim.

Sonra bir soru da ben sordum. Bu öğretim üyeleri fildişi kulelerden hiç görmedikleri yerler hiç tanımadıkları insanlarla alakalı yazan çizen takımından mı olacak? Bu sanatçılar medyadan müzik dünyasından gerçek dünyalara çıkmayanlardan mı olacak?

Eğer böyle olursa... Suni bir son dakika ittifakı tersine AK Parti’nin oyunu arttırır, dedim.  

Demokrasi hesap kitap işi. Başarı insanla yüz yüze çalışmaya endeksli. Peynir gemisi ünle ünvanla yürümüyor. Vatandaşı kapı kapı dolaşacaksın. Kahvesine, düğününe derneğine gideceksin. Hatta isim isim tanıyacaksın. Cenazesine omuz vereceksin. Sevdireceksin kendini. Güvenecek sana.

Yeter mi? Yetmez. Muhtarının, öğretmeninin, imamının, yöresel büyüğünün, sözünü dinlediği ninesinin dedesinin taktirine tasvibine mazhar olacaksın.

Yeter mi? Yine yetmez. Vatandaşa ülke dışında da dirayetin, saygınlığın, temsil gücün olduğunu göstereceksin.       

Muhteremler siyaset ile bu kadar dahi uğraşamazken biz gelelim konumuza...

Libya, Mısır, Tunus, Yemen, Bahreyn, Suriye.

Libya’da 15 milyar dolarlık müteahhitlik kontratımız var. Geçen yıl 1.8 milyar dolar ihracaat yaptık. Olaylardan önce 25 bin Türk çalışıyordu.

Mısır’da Kahire havaalanını biz inşa ettik. Geçen yıl 2.3 milyar dolar ihracaat yaptık. Binbeşyüz Türk çalışan var.

Tunus’a geçen yıl 714 milyon dolar ihracaat yaptık, vizeler kaldırıldı,

Yemen’le de vizeler kaldırıldı 350 milyon dolarlık mevcut ticaret hacmimizi üçe katlayacak ticari anlaşmalar yapıldı,

Bahreyn’le 150 milyon dolar ticaret hacmimiz var.

Suriye ile 2.2 milyar dolar ticaret hacmimiz var. Elektrik santrallerini biz kuracağız. Ayrıca, geçen yıl Suriye’ye 160 bin Türk kamyonunun giriş yaptığını söylersek istihdama olan katkı da ortaya çıkıyor.

Bunun haricinde, bölgedeki destabilizasyon Türk bankalarındaki ortadoğu ve Suudi Arabistan kaynaklı sıcak parayı da huzursuz ediyor...

Mısır ile başlayarak diğer ülkelere domino gibi atlayan muhalif hareketlerin sonucunu toplayıp çıkarınca ucu Türk ekonomisine ciddi zarar yazıyor.

Bazı kaynaklar birçok ülkede eş zamanlı çıkan olayların Amerika ve Avrupa kaynaklı dış manipülasyona bağlı olabileceğine vurgu yaptığına göre perde arkasında neler cereyan etti acaba?

Sadece Başbakan Erdoğan’ın görüşme trafiği dahi olan biteni sanki özetliyor

Obama ile telefonlaşmış. Sarkozy Ankara’ya gelmiş. Suudi Arabistan Kralı ile görüşmüş. Cidde’de büyük Osmanlı projesi gütmediğini ilan etmiş.  İngiltere Kraliçesi’ni ziyaret etmiş. Irak’a gitmiş, Barzani ve Sistani ile görüşmüş. NATO Genel Sekreteri Rasmussen Ankara’ya gelmiş. Türkiye Libya’daki NATO harekatına askeri destek vermiş.

Değerli okurlarım gelelim bu olayların tercümesine... Önümüzdeki günlerde neler göreceğiz ?

Batı Türkiye’nin zarar gördüğünün idrakinde. Zarar tazmin edilecek. Ancak Arap’lar üzerinden satranç oynaması istenmiyor. “Yeniden büyük Osmanlı” gibi bir algılamaya sebep olacak inisiyatifleri bırakması telkin ediliyor.

Türkiye Kuzey Irak’ta rahatlatılacak. Kuzey Irak’ta abilik yapacak. Bu yeni düzende Barzani ile kuvvetlenen ilişkiler seçimlerde DTP’nin şansını dramatik olarak azaltacak. Sistani ziyareti ile bu etki daha da güçlenecek.

Tayyip Erdoğan’ın büyük sırrı tam da burada yatıyor...

Bu dinamikler çerçevesinde,

AK Parti’nin önümüzdeki seçimde Güneydoğu ve Doğu’daki Kürt ve Alevi oylarını anlamlı derecede arttıracağı görülüyor 

Şimdiden açıklamış olalım da Kılıçdaroğlu % 24, Bahçeli % 12 alınca şaşırmasın.

Haydi hayırlısı...

Prof. Dr. Kenan Ulualp - Haber 7
ulualp@kenanulualp.com

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat