Gandi'nin Yurtdışı Maceraları

  • GİRİŞ17.05.2011 07:18
  • GÜNCELLEME17.05.2011 07:18

Büyük siyasetçi ve lider Gandi vatandaşın gönlünde büyük yer edinerek tarihe geçti.

Hindistan gibi geniş ve kalabalık bir ülkede, bu önemli başarıyı elde ederken Batı’da yeşeren “demokrasi”yi esas aldı.

Diğer taraftan İngiliz siyasi literatüründe silinmeden yerini koruyan, toplumun bir kesimini sanki daha alt bir sınıfmışçasına tanımlayan anlayışın üstünü çizdi.

İngilizlerin “commons” dediği “sıradan vatandaş”ı küçümsemedi. Sıradan vatandaşa kıymet verdi. Asla “bidon kafalı” demedi. Asla “göbeğini kaşıyan adam” demedi.

Gandi sıradan vatandaşı iyi tanırdı.

Ne kadar eğitimsiz olursa olsun ne kadar dar çevrede yaşarsa yaşasın ne kadar fakrü zaruret içinde bulunursa bulunsun, onurundan vicdanından itikatlerinden asla taviz vermeyeceğini bilirdi.

Hindistan’da durum böyle olur da Türkiye’de farklı mı olur?

***

Çok şükür ki vatandaş, kim usta kim çırak kim kalfa çok iyi bilir.

Hele ki binlerce yıllık devlet kültürü artık genlerine işlemiş Anadolu insanı siyasetçinin de adamın da iyisini gözünden tanır.

Artık seçmen bilinçlendi. Sandıkta iktidarı belirlerken işe adam alan işveren davranışı sergiliyor.

İyi ki de öyle yapıyor. Günümüzün iletişim ve bilişim ile küçülen dünyasında uluslararası rekabet kurtlar sofrasından farksız.

Yunanistan battı. Portekiz battı. Mısır başta, Arap ülkeleri iç anaforlara kapıldı. Libya’nın hali ortada, Suriye’nin üstünde fırtına bulutları dolaşıyor.

Bu karmaşık ortamda, önümüzdeki seçimde seçmenin Başbakan adayında arayacağı özelliklerden biri de uluslararası tecrübe ve saygınlık olacak.

Anlatan arkadaşa sordum “Kılıçdaroğlu’nda bu özellik yok mu?”. “Ona da sen bak hocam notunu sen ver” dedi.

Değerli okurlarım bir baktım ki Kılıçdaroğlu’nun yurtdışı faaliyetleri iki elin parmaklarını geçmiyor.

Seyahat listesi şöyle,

  1. KKTC Temmuz 2010 (Seyahatte kısmen bir skandal yaşanmış. Osman Acar isimli heyetle alakasız bir şahıs VIP’den beraberce geçmiş, sanki görevli gibi otele kadar gelmiş. Verilen çiçekleri almış kameralara poz vermiş vs)
  2. Paris Kasım 2010 (Kurban bayramının birinci günü vatandaşla beraber olmak yerine bu program tercih edilmiş)
  3. Brüksel Eylül 2010 (Belçika makamları ile Başbakan yardımcısı düzeyinde görüşme ile yetinilmiş)
  4. Londra Mart 2011 (London School of Economics’de konuşma yapılmış)
  5. Almanya Mart 2011

KKTC dışında hiçbir müslüman ülkeye ziyaret yok! Hiçbir başbakanla görüşme yok! Hiçbir Cumhurbaşkanı ile görüşme yok!

Dahası Amerikan elçiliğine heyet gönderilerek Amerika’ya ziyaret talebinde bulunulmasına rağmen Amerika’dan da olumlu bir yanıt yok!

Buradan daha önce de yazdık. Türkiye’nin iyi bir muhalefete ihtiyacı var, dedik. Kılıçdaroğlu’na halisane, uluslararası ilişkilerinizi güçlendirin dedik. Olmamış.

Maalesef bu hali ile muhalefet uluslararası ilişkiler dersinden bizden alsa alsa on üzerinden iki alır.

Ya seçmenden ne alır?

Sandıkta hep beraber göreceğiz...

Prof. Dr. Kenan Ulualp - Haber 7
ulualp@kenanulualp.com

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat