Cumhurbaşkanını HDP oyları mı belirleyecek?

  • GİRİŞ06.06.2014 09:32
  • GÜNCELLEME06.06.2014 10:22

Daha doğrusu kamuoyunda bu yönde bir kanaat oluşturulmaya çalışılıyor. Bu konunun ayrıntılarına geçmeden önce pek çok açıdan sorunlu bulduğum bu yaklaşım tarzına ilişkin birkaç saptamada bulunmak istiyorum. Bu görüş bir yandan Kürt siyasetçilerin Erdoğan'ın yedeğine düştüğünü ima ederek HDP üzerinde baskı kurmayı amaçlıyor; diğer yandan da Kürt siyasetini olabildiğince Erdoğan karşıtı cepheye çekmeyi hedefliyor. Bunu İmralı'da yapılan görüşmede Abdullah Öcalan'ın gösterdiği tepkiden çıkarmak da mümkün. Öcalan, cumhurbaşkanlığı konusunda Erdoğan'ı destekleyecekleri yönündeki tezviratlara öfkeleniyor ve çok sert tepki gösteriyor. Bu tür söylentilerin Kürt siyasetini ve kendisini anlamamaktan kaynaklandığının altını özellikle çiziyor. Öcalan'ın bu konudaki öfkesinin nedeni, kendisinin baskı altına alınmaya çalışıldığını şiddetle hissetmesi. Mütemadiyen "Erdoğan'ı desteklediği", "Erdoğan'a payanda olduğu" ve "Erdoğan'ın peşine takıldığı" propagandasıyla yıpratılıyor.   

Ayrıca siyasi bir aktör olarak Abdullah Öcalan'ın ve HDP'nin Erdoğan'ın adaylığını destekleme gibi bir tercihte bulunmasında herhangi bir sakınca da yoktur. İradelerini bu yönde kullanıp kullanmamaları kendilerine kalmıştır; ama bunu siyasi bir felaketmiş gibi yansıtmak iyi niyetli bir yaklaşım değil. MHP, CHP ve Cemaat'in ortak aday çıkarmak için birlikte çalışmasında sakınca görmeyip Kürt siyasetini "Erdoğan'ı destekleyecekler" diyerek jurnallemeye çalışmak ve hedef göstermek çarpık bir zihniyete işaret eder. Kürt hareketi aday gösterse de, göstermese de konuyu bir şekilde "Seçmenlerini Erdoğan'ı desteklemek için yönlendirecekler”' noktasına getirmenin bir tek amacı olabilir; bu da Kürt hareketini Erdoğan karşıtı cepheye çekmek! Gezi'de ve 17 Aralık'ta cemaatin başını çektiği darbeci ittifakın peşine takamadıkları Kürt hareketini, bu kez cumhurbaşkanlığı seçimlerinde anti-Erdoğan cephesine dâhil etmek istiyorlar. Bu projenin önünde engel olarak Öcalan'ı gördüklerinden haliyle doğrudan veya dolaylı olarak Öcalan'ı hedef tahtasına oturtuyorlar. HDP'li heyet ile yaptığı görüşmelerde Öcalan'ın tepki göstermesinin sebebi budur.  

HDP oylarının cumhurbaşkanlığı seçimlerini nasıl etkileyeceği konusuna gelirsek… 30 Mart seçimleri öncesi AK Parti oylarını yüzde 35'in, hatta yüzde 30'un altında görenler, MHP-CHP koalisyon hükümeti hayalini kuranlar, bugün de aynı yanılgı içinde; zira aynı çevreler, HDP'yi de kendi yanlarına çekmeleri halinde Erdoğan'ın yüzde elliyi bulamayacağını hesap ediyorlar. Bu kesimler 30 Mart seçimleri öncesi BDP oylarını yüzde 8 ila 10 dolaylarında göstererek Kürt siyasetçilerini yanlış yönlendirmeye çalışıyorlardı; BDP'yi, Erdoğan'a yüklendikçe oylarının arttığına inandırmaya çabalıyorlardı. Oysa Cemaat-CHP-MHP ittifakına yaklaşan BDP'nin oylarını artırması mümkün değildir; Erdoğan karşıtı ittifak, kaos ittifakıdır, barış ve istikrar ittifakı değildir. O cepheye yaklaşmak BDP'ye oy kaybettirir. BDP'nin oylarını artırabilmesinin yolu eski Türkiye ittifakına uzuk durmasından, hatta bu ittifaka karşı çıkmasından geçer.  

YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat