Benden selam söyle Apo‘ya
- GİRİŞ08.06.2014 09:22
- GÜNCELLEME08.06.2014 09:22
Hasan Cemal, PKK lideri Abdullah Öcalan'ın kendisine yönelik eleştirilerine karşı dikkatli, özenli, diplomatik bir dille, karşı eleştiri yazısı kaleme alarak Sırrı Süreyya'dan, bu görüşlerini "selamlarıyla" birlikte bir dahaki görüşmede Öcalan'a iletmesini istedi. "Erdoğan ve Öcalan'ın eleştiriden arî olmadığını" belirttiği yazısında Hasan Cemal, Sırrı Süreyya'nın da süreçte önemli bir oyuncu olduğunu ve geldiği noktanın önemini hatırlatarak uyarıda bulunmayı ihmal etmedi.
Oysa Abdullah Öcalan, bu çevrelere yönelik birkaç noktada çok kibar eleştiriler dile getirdi. Öcalan'ın eleştirileri kısaca şöyleydi: "İdealizm kişileri tartışır, oysa biz sistemi tartışırız. Kimi dostlarımızın gözden kaçırdığı en önemli ayrıntı, bu meseleyi sistem üzerinden değil kişiler üzerinden tartışması. Hükümet burada bırakın tek belirleyen olmayı, belirleyeni bile değil. Bunun arkasında bir yandan 40 yıllık bir mücadele tarihi, bir yandan da 100 yıllık bir tarihsellik var. Bütün bunları getirip de bir hükümetin ya da Başbakan’ın ağzının içinden çıkan kelimelere indirgemek idealizmin tuzağına düşmektir. Tarih hep bizi haklı çıkarmıştır."
Hasan Cemal ise "Eleştirilemez şeyler daha çok ‘idealizm’e özgüdür" diyerek, eleştirilere yanıt veriyor. Ancak bir KCK bildirisini örnek göstererek Erdoğan ile çözüm sürecinin neden olmayacağını anlatmaya çalışıyor. O bildiri de şöyle: "KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, 30 Mart yerel seçimleri sonrasında Başbakan Erdoğan’a yönelik şöyle bir bildiri yayınlamıştı: 'AKP'nin geleneğinde ve genlerinde demokrasi denilen bir şey yoktur. Her yönüyle üstenci, oligarşik, tekçi, faşizan bir karaktere sahiptir. Son derece ilkesiz ve pragmatiktir.'
Eğer Tayyip Erdoğan, KCK Eşbaşkanlığı’nın belirttiği gibi, ‘geleneğinde ve genlerinde demokrasi olmayan’ bir partinin lideriyse ne yapılacak?..
Böyle bir liderle, böyle bir Başbakan'la çözüm süreci nasıl gidecek, nereye gidecek diye sorulmayacak mı? Elbette sorulacak. Tayyip Erdoğan’ın yanlışları 2011-2013 döneminde, Öcalan’ın aradan çekilmesine ve Öcalan’ın deyişiyle gümbür gümbür gelen savaşta üç bin kişinin daha yaşamını yitirmesine yol açmıştı."
Devamı için tıklayın >>>
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol