Ortadoğu cehenneminde barışı korumak

  • GİRİŞ13.06.2014 08:47
  • GÜNCELLEME13.06.2014 08:47

 IŞİD'in (Irak Şam İslam Devleti) Musul'u ele geçirmesinin ardından Irak'taki nisbi barış ortamı da bozuldu. Türkiye'nin baş ucunda büyük bir yangın var şimdi, Ortadoğu adeta cehennem yeri. İç savaş ve istikrarsızlık yangınının kuşattığı Ortadoğu'da Türkiye'nin kendi iç barışını koruması bugün daha büyük bir önem kazanıyor.  
Bu açıdan Lice olaylarının çok iyi analiz edilmesi gerektiğini düşünüyorum; zira 19 ay gibi uzun bir süredir sağlanan barış ortamı, Lice'de büyük bir sarsıntı geçirdi, çözüm süreci bir kez daha bozulmanın eşiğinden döndü. PKK lideri Abdullah Öcalan'ın müdahalesiyle şimdilik atlatılmış gibi görünse de çözüm sürecini tehdit eden negatif enerji kaybolmuş değil; bu tehlikeyle ilk fırsatta tekrardan karşılaşabiliriz, ancak bu kez süreci toparlama şansını yakalamak kolay olmayabilir.  
Kandil'deki KCK yöneticilerinin, Lice'yi ikinci bir Silvan'a dönüştürmek istediklerini düşünüyorum. Hatırlanacak olursa PKK'nın 14 Temmuz 2011'de Silvan'da 13 askeri öldürmesi üzerine "demokratik açılım" süreci bozulmuştu. O günden sonra Türkiye kanlı bir sürecin içine çekilmişti. Ancak Kandil ile Türkiye'deki bazı liberal ve "Kürt dostu" kalemler, açılım sürecinin bozulmasını hep hükümete mal etti. Bu çevreler, hükümetin bahane aradığını ve -sanki basit bir olaymış gibi- Silvan'ı gerekçe göstererek süreci kolayca bozduğunu iddia etti.  
Hâlâ bugün bile Cengiz Çandar gibi PKK ve Kürt uzmanı kalemler, kanlı Silvan hadisesinde Kandil'e toz kondurmaya yanaşmıyor. Oysa Silvan olayı, Kandil'de AK Parti hükümetinin "Oslo oyalamasına" karşı örgütün "masaya yumruğunu vurması" şeklinde, ders olarak okutuluyor. Lice'deki olayların arkasında da benzer bir örgüt aklı vardı; KCK, Lice'deki olayları tırmandırarak 18 aydır süren ve statükoya dönüşen çatışmasızlık halini bozmak istedi. Bunu elbette "meşru" gerekçeler üreterek yapmak istediler. Beklentileri Öcalan'ın da yine Silvan'da olduğu gibi "bir süreliğine" aradan çekilmesiydi. Ancak geçmişte örgütün bu yönelimi karşısında aradan çekilen Öcalan, bu kez aynı tutumu almaktan kaçındı. İmralı tarihinde ilk kez rastlanabilecek bir şekilde HDP'li heyeti çağırarak, sürecin kırılmasının önüne geçmeye çalıştı. İmralı'nın aradan çekilme yerine araya girmesi karşısında Kandil'in süreci daha da zorlamasını beklemiyorum. Fakat mevcut durum hükümet tarafından doğru analiz edilmez ve ivedilikle tedbirler alınmazsa, Kandil ilk fırsatta, "makul" bir bahaneyle çatışmasızlık halini sonlandırmaya kalkabilir. 

Devamı için tıklayın >>>

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat