Tehditler savurma yerine diplomasi yapın

  • GİRİŞ27.09.2014 09:50
  • GÜNCELLEME27.09.2014 09:50

Türkiye devleti ile masaya oturan bir hareket olmalarına karşın hâlâ eski silahlı örgüt dilini kullanıyorlar. Ne siyaset kanallarını kullanabiliyorlar ne diplomasi yapabiliyorlar. Masaya akıl ürünü bir proje getirdikleri yok; sadece öfkeleri var, bir de masaya koydukları silahları... 
Kandil, İmralı ve hükümet arasında mekik dokuyan, aracılık yapan HDP'lilerin heybesinde de KCK'lı yöneticilerin savurduğu tehditten başka bir şey yok. HDP'li heyet, Kandil'den sürekli tehdit ve şantaj dolu mesajlarla Ankara'ya dönmek zorunda kalıyor. İki yıldır silahları konuşturmuyorlar ama diplomasi de yapmıyorlar. Ellerinde silah öylece bekliyorlar. Dağda saplanıp kalmışlar eski önyargılarına. Ne politika üretiyorlar, ne eski politikaları gözden geçiriyorlar, ne yeni bir fikir ortaya atıyorlar. 
Bu darlıkları yüzünden Mesud Barzani'yle bile aralarını açtılar. Türkiye'nin Kürtlerin birleşmesini istemediğini savunuyorlar ama hükümet PYD ve Barzani'nin arasını yapmak için bir süre önce taraflara aracı bile gönderdi. Onlar ne yaptı dersiniz? IŞİD'in Erbil'e saldırdığı en kritik zamanda, PKK ile Barzani arasında buzların erimeye başladığı sırada KCK Eşbaşkanı Cemil Bayık, çıkıp peşmergeyi aşağılayarak, Barzani'ye ağır suçlamalarda bulunarak bu yakınlaşmayı sabote etti. Biraz siyaset bilen bir örgüt yöneticisi böyle bir politik hata yapar mı? Tehdit, suçlama, aşağılama dili sadece Türkiye'deki çözüm sürecini etkilemiyor, Kürtlerin birliğine de mal oluyor. Rojava'da PYD'nin yalnız başına kalması da bunu yeterince gösteriyor mu? 
Kürt hareketi, Türk hükümetine ve Barzani'ye ciddi eleştiriler yöneltebilir. Ama diplomasi ve siyaset dilini kullanmadan hiçbir problemi çözemez. Sıkıntılar, şikâyetler ancak politik hamlelerle, yeni taktiklerle, açılımlarla aşılır; akıldan yoksun tehditler Kürt hareketine fayda getirmez, daha fazla zarar verir. 

Devamı için tıklayın >>>

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat