Gandi Kemal ya da bir kumpasın hikâyesi
- GİRİŞ10.01.2015 12:48
- GÜNCELLEME11.01.2015 10:38
Sabri Uzun, kaset tuzağını hazırlayan Cemaatçi beş polisin ise ayrıca ödüllendirildiğini açıkladı.
Kuşkusuz bu kumpasın arkasında Cemaat'in olduğu biliniyordu ancak yine de açık kanıtlara ihtiyaç vardı; işte eksik olan o kanıtları, istihbaratçı kimliğiyle öne çıkan Sabri Uzun dün piyasaya çıkan kitabında kamuoyuna sundu. Cemaatçi polislerin kaset tuzağını nasıl hazırladıkları, kapıyı nasıl açtıkları, hangi teknolojiyle görüntü aldıkları kitapta ayrıntılı olarak yer aldı.
Bu yeni bilgilerin önemi, okların Cemaat'i işaret etmesinden kaynaklanmıyor; Uzun'un kitabı, kumpasın CHP içindeki uzantılarını göstermesinden bakımından önemli. Nitekim Baykal komplosunu, Cemaat'ten daha çok, Kemal Kılıçdaroğlu ve Gürsel Tekin ekibi unutturmaya çalıştı.
Fakat Uzun'un bu kitabıyla, kumpasın işbirlikçilerinin kendilerini daha fazla gizleme imkânı kalmadı. Uzun'un kitabının çıkacağını önceden haber alan Gürsel Tekin'in alelacele televizyonlara çıkarak "Kaset CHP'yi dizayn etmek içindi" diye açıklamalarda bulunması, kumpastaki payını gizlemeye ve CHP'de başlayacak hesaplaşmada kurnazca ön almaya dönük.
Kaset kumpası CHP tarihinde rastlanmayacak türden bir iç darbeydi; tuzağı Cemaat'in istihbaratçı polisleri kurdu; ancak asıl darbe içeride gerçekleşti. Kemal Kılıçdaroğlu, Gürsel Tekin ve etrafından toplanan grup, kumpasa karşı duracaklarına Baykal'ın koltuğunu çalarak darbeyi tamamladılar.
Deniz Baykal, 10 Mayıs 2010'da istifasını açıkladığı basın toplantısında kaset komplosunun hedefinin sadece kendisi olmadığı, Türkiye'yi dizayn etmek isteyen derin güçlerin önce CHP'yi ele geçirmek istediğini ve CHP'nin buna direnmesi gerektiğini belirtmişti. Baykal o gün şöyle uyarmıştı: "Bu komplonun hedefi sadece ben değilim, aynı zamanda CHP'dir. CHP de bu kirli tezgahlar karşısında yolunu seçmek zorundadır. Benim istifa kararım, hem Türkiye siyasetini hem CHP'yi yeniden tanzim etmek isteyenlere bir imkân tanıyacak hem de CHP'ye bu komplo ile hesaplaşma fırsatı verecektir.”
Ancak aynı basın toplantısında Baykal'ın olağan şüpheli konumundaki Pensilvanya'ya teslim olduğunu gösteren ifadeler kullanması, komploya karşı dik duramaması CHP içindeki darbecilerin işini kolaylaştırdı. Cemaat'ten kasetle işareti alan Kemal Kılıçdaroğlu adaylığını açıklayarak, Baykal'a son darbeyi indirdi.
"Gandi Kemal" hikâyesinin bir başarı hikâayesi olmadığı, bir kumpasın hikâyesi olduğu,"Gandi Kemal"in aslında "Kasetçi Kemal" olduğu bugün artık şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya çıktı.
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol