8 Haziran'da Güneydoğu'yu bekleyen tehlike
- GİRİŞ01.06.2015 08:53
- GÜNCELLEME02.06.2015 09:06
HDP'nin barajı aşarak Meclis'e girmesinin demokrasimiz açısından yararları anlatılırken bunun Güneydoğu'ya nasıl yansıyacağı ise kayıtsızlıkla geçiştiriliyor.
HDP'nin barajı aşsa da aşmasa da demokrasimize herhangi bir katkısının olabileceğine inanmıyorum. HDP şiddetle, terörle, cinayetle bağını koparmadığı müddetçe demokrasiye katkı sunamaz. Dağdaki şiddetin yerini Güneydoğu'da bugün örgütlü sokak zorbalığı almış durumda. Her iki durumda da şiddeti uygulayan, dayatan, siyasi bir araç olarak kullanan taraf PKK ve HDP olmaya devam ediyor.
Kürt hareketinin bu zorba özelliğinin kuşkusuz uzun bir geçmişi var ve kısa sürede de bu özelliğinden kurtulmasını beklemiyorum; ancak çözüm süreci başladığında en azından bu şiddet niteliğinin yerini tedrici olarak sivil siyasete bırakacağını umuyordum. Fakat PKK ve HDP silahlı güçlerini dağda tehdit olarak tutmaya devam ederken şiddeti şehirlere, mahallelere, hatta evlere kadar taşıma yolunu seçti. Çözüm sürecinin yarattığı demokratik alanı siyasi şiddetle işgal etmeye yöneldi.
İç siyasette dengelerin değişmesi, PKK ve HDP'nin bu yöneliminin önünü daha fazla açtı. AK Parti dışında kalan siyasi yapıların PKK ve HDP'nin sivil alanı militarize etmesine yeşil ışık yakması, çözüm sürecinin demokratik çözüme evrilmesini engelledi. HDP'nin, 6-7 Ekim olayları sırasında Güneydoğu sokaklarında kendilerinden olmayan 50'den fazla insanı katletmesine göz yumulması, PKK ve HDP'ye cesaret verdiği gibi çözüm sürecinin raydan çıkmasına neden oldu.
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol