Amaç HDP'yi mi vurmak?
- GİRİŞ27.07.2015 09:51
- GÜNCELLEME27.07.2015 09:51
Oysa Demirtaş'ın da çok iyi bildiği gibi KCK, 11 Temmuz günü "Askeri baraj" söylemiyle ateşkesi bitirdiğini duyurdu. 15 Temmuz tarihinde KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Bese Hozat tarafından verilen bir mülakatta ise "Yeni süreç, devrimci halk savaşıdır" dendi.
20 Temmuz tarihinde yine KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık tarafından yapılan açıklamada "Halka silahlanın, meşru savunmanızı yapın" çağrısı yapıldı. Suruç katliamından önce PKK yol kesmeye, şantiye basmaya, araçları ateşe vermeye ve dağa adam kaçırmaya başlamıştı zaten. Suruç katliamının hemen ardından da örgüt, 22 Temmuz'da Urfa'da iki polisi uykusunda katletti. Aynı gün Adana'da bir sivil, eşi ve üç çocuğunun gözleri önünde "IŞİD" çi olduğu gerekçesiyle infaz edildi. 23 Temmuz'da Diyarbakır'da trafiği düzenlemekle görevli polis memurlarına ateş açıldı, bir polis şehit edildi. Kanlı saldırılar önceki gün ve dün de devam etti.
Bu tarihe kadar devletin deyim yerindeyse kılı bile kıpırdamadı. İşler o kadar çığırından çıkmıştı ki, millet "Nerede devlet" diye isyan etti. Bu kanlı tablo karşısında devlet ne yapmalıydı? Elleri kolları bağlı oturup PKK şiddetine teslim mi olmalıydı?
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol