Rolleri değişti, işlevleri aynı

  • GİRİŞ19.08.2015 09:52
  • GÜNCELLEME19.08.2015 09:52

Hürriyet ve Cumhuriyet buna çok iyi örnek. Dün “Orduyu göreve” çağıranların neredeyse hepsi bugün “PKK göreve” diyerek terörünün arkasına geçtiler. İsimler değişti, roller değişti ama işlevleri değişmedi. Askeri kaybedince PKK’ya sarıldılar. Askerden boşalan yeri PKK’yla doldurmaya çalışıyorlar. Seçilmiş hükümetleri hizaya sokmak için şimdi PKK’yı kullanıyorlar. Askerin siyasete yönelik müdahalesini meşrulaştırma işini üstlenen dönemin medya grupları şimdi de PKK terörünü aklama işlevi görüyor.   

PKK’yı da aslında en iyi bu işlevi tarif ediyor. PKK, kurulduğundan günümüze kadar vesayet güçlerinin ihtiyaçlarına cevap veren bir örgüt oldu. Talep olduğunda hiç sektirmeden devreye giriyor. Küresel sistem ona ihtiyaç duyduğunda silahları kuşanıp sahnedeki yerini alıyor.  

“Barış” ve “Ateşkes” dönemleri de benzer bir ihtiyacın ürünüydü aslında. 1999-2004 arası siyasal sistem içeriden kuşatılmak istendiğinde PKK’ya 5 yıllık bir ara vermesi sağlandı. Apo’nun Türkiye’ye teslim edilmesiyle Fethullah Gülen’in Amerika’ya alınmasının aynı zamana denk gelmesi tesadüf değildi. Türkiye’ye ilişkin bir dizi hesapların sonucuydu. PKK geri çekilip yeni koşullara hazırlanırken, Gülen’in sisteme içeriden fethetmesi sağlandı. Başta TSK olmak üzere bütün milli kurumlar düşürüldü ya da içeriden fethedildi. Siyaset kurumu tam anlamıyla kuşatmaya alındı. PKK’nın 2009’dan sonraki pratiği de bu büyük planın uzantısında gelişti. Silahları susturması da silaha yeniden sarılması da hep dış ihtiyaçların gereğiydi. 
PKK ve HDP’yi kendi iç dinamiklerine göre hareket eden bir örgüt olarak görmek büyük bir hatadır. 

Yazının tamamı için tıklayınız...

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat