‘Hitler’ yalanına sarıldılar
- GİRİŞ04.01.2016 10:12
- GÜNCELLEME04.01.2016 10:12
Günlerdir bu tartışma yürüyor; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın aklında meğerse ne “Amerikan tipi” ne de “Türk tipi” bir başkanlık modeli varmış! Erdoğan’ın gönlünde yatan meğerse “Hitler tipi” bir başkanlık modeliymiş! Bunu da bir “dil sürçmesi” ile açık etmiş! Malum medyanın yeni keşfi bu.
Maalesef kaç gündür medyanın tanınmış bazı isimleri hiç sıkılmadan –hatta hiç utanmadan- Erdoğan’ın “Hitler tipi” bir başkanlık modeli peşinde olduğunu yazıp çiziyor. Üstelik bunlardan biri “Kendim görüp dinlemediğim için ‘görgü şahitleri’nin verdiği bilgiye dayanmak durumundayım” diye de peşinen ekliyor. Fakat yine de konuyu çarpıtmaya devam ediyor.
Yakın tarih bize şunu öğretti: Bu ülkede en büyük yalanları, en ‘saygın’ olanlara söylettiler ve söyletiyorlar; yine bugüne kadar medyada yer alan en gayriciddi iddiaları, en ‘ciddi’ insanlara söylettiler ve söyletiyorlar.
Bu tür bir akıl bükücülüğünün ahlaki bir yanı yok ama işlevsel bir yanı var. Söylenenin yalan olması, onun gördüğü işlevi eksiltmiyor ki o işlev idari yapıdaki değişim arayışını “Hitler” ile özdeşleştirerek kamuoyunun ve siyasi partilerin, yeni anayasa çalışmalarına daha baştan olumsuz yaklaşmalarının sağlanmasıdır.
Yeni anayasa ve başkanlık, Türkiye’nin ihtiyaçları doğrultusunda gündeme gelmiş konular. Bu, Türkiye’nin dışa bağımlı olmayan ilk anayasa yapım süreci. Malum medyadaki “yaşlı kurtların” alıp veremediği kısım tam da burası; ülke yönetiminde milli güçlerin ağırlığının artması! Yoksa bürokratik oligarşiyle alıp veremedikleri bir şey yok; aksine daha düne kadar cemaatin istihbaratçı polisleriyle o darbeden bu darbeye koşuyorlardı. Peşlerine takıldıkları savcılar ise sığındıkları devletlerde Türkiye’nin sırlarını pazarlıyorlar.
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol