Kentsel Dönüşüm mü, Yoksa Yaşamsal Dönüşüm mü!
- GİRİŞ02.06.2015 11:11
- GÜNCELLEME03.06.2015 11:58
Ancak aşağıya indiğimde dışı seni içi beni yakar demekten kendimi alamıyorum. Eski yapılar yıkılıyor yerine daha yüksek yapılar yapılıyor. Yapılıyor ama !
Hani hep trafik sorunlarını konuşuruz, yakınırız hatta birçoğumuz eve giderken sırf trafikten dolayı sinirli bir şekilde eve gireriz. Haliyle de ev halkının da keyfini kaçırırız. Peki binalar dönüşürken daha yüksekleri ya da büyükleri yapılırken caddeler ve sokaklarda genişleme görüyormuyuz? Ben göremiyorum! Şehir merkezlerinde artan nüfus yoğunluğuyla daha karmaşık trafikli ve asabiyetin yükseldiği seyirler kaçınılmaz olacak.
Birde alt yapıyı ele alalım. Elektrik santrallerinin otomasyon sistemi neden çöküyor dersiniz. Bana göre kullanılan enerjinin kentsel dönüşüm projelerindeki artışlarla taşıyamaz hale gelmesidir. Kim ne açıklama yaparsa yapsın bunun sebebini anlamak için biraz objektif düşünmek yeterli olur.
Benim en çok endişe ettiğim bir unsurda Kanalizasyon! Bunu söylediğimde hafif tebessümle eyvah dememek elde değil pek tabiki. Zaten çok geniş kapasiteye sahip olmayan şehir kanalizasyon hatları nüfus yoğunluğunun artmasıyla sıkıntılı hale geliyor. Birde yoğun yağışların olması esnasında gökdelenlerin arasında sandalla seyir etmemiz mümkün olabilir.
Bununla ilgili yoğun bir dere ıslah çalışmalarını görmekteyim. Umarım yeterli olur.
Birde daha fazla kar elde edebilmek için Yapım Müteahhitlerinin daha küçük alanlı konutlar inşa etmelerini ele alalım. Ben çocukken evimizin küçük olmasından yakınırdım ve babam 2 daireyi birleştirerek evimizi büyütmüştü. Bügün o küçük dediğim 100 m2’lik ev neredeyse yeni projelerde büyük daire olarak adlandırılıyor. Çoğu projelerde 38m2’lik konutlar görmekteyim. Bu gerçekten kabul edilemez bir durum. Düşününki günün iş stresini sırtlayıp yola çıktınız, üstüne üstelik yoğun bir trafik stresini de üzerine eklediniz ve nihayet yuvanıza ulaştınız. Yani artık dinlenmeyi ve günün stresini üzerinizden atmayı hak ediyorsunuz. Ancak bu pek mümkün görünmüyor. Çünkü küçük evinizde minyatür eşyalarla yürürken bir yere çarpmamak için dikkat etmeniz gereken yuvanızda sizi yeni stresler bekliyor. Bir kanepeye uzanarak dinlenmeniz gerekiyor ancak evin diğer fertlerinin oturabileceği kanepe yok, olsa da koyabileceğiniz yeriniz yok. Evin hanımları küçük mutfakların verdiği sıkıntılarla yemek yapma istekleri azalıyor. Küvet olan ev sayısı neredeyse yok denecek kadar azaldı. Kabin duşlarda etrafa çarpma korkusundan pek de hareket edemiyoruz. Bende buna ıslanma bacası diyorum. Bir yakınımın banyoda düşmesi sonucu içeri girmek istedim ancak içerinin çok küçük olması sebebiyle kapı açılırken ona çarpıyordu içeri giremedim. O anda nasıl aklıma geldiyse biraz açabildiğim kapıyı yukarı doğru kaldırarak kapıyı menteşe yerinden söktüm ve kapıyı dışarıya alıp içeriye girebildim. İyi en azından menteşe sabit pratik sökülemeyen bir menteşe değildi.
Ben kaos senaryosu yazmıyorum, sadece ve sadece geniş bir çerçeveden bakıp dönüşümün insanlar üzerindeki etkilerini sizinle paylaşıyorum. Yaşam kalitesi sadece yeni ve kaliteli binalarla olmaz, her detayı iyi düşünmemiz gerekli.
Yorumlar1