“Hayırlar yaz başımıza, iyileri çıkar karşımıza.”

  • GİRİŞ03.01.2026 09:13
  • GÜNCELLEME04.01.2026 16:19

“Günler gelip geçmekteler, kuşlar gibi uçmaktalar” demiş Aziz Mahmud Hüdâyî Efendimiz.

Eskiden “zaman su gibi akıyor” derdik. Şimdi sudan da hızlı akıyor. Yıllar gün gibi, günler dakika gibi… Akış o kadar baş döndürücü ki ne yetişmek mümkün ne de anı durdurmak.
Oyun ve eğlence olarak tasvir edilen dünya hayatının oyalaması hiç eksilmiyor. İnsana, zamanın akıp gidişini düşünmeye bile fırsat tanımıyor. 

Daha dün doğan çocuklarımız evlenecek yaşa geliyor; sohbetine doyamadığımız büyüklerimiz sessizce göçüp gidiyor. 

Giden yılın muhasebesini yapamadan yeni bir yıl çıkageliyor; takvim yaprakları ardı ardına koparılıyor.

Sayılı nefeslerimiz her geçen gün biraz daha azalıyor. Dünyada her şey yarım kalmaya ayarlı. “Tamamlarım” diye koşturanların çabası beyhude.

“Tükendi nakd-i ömrüm, dilde bir sermayem ‘âh’ kaldı” diye başlayan türküyü şimdi daha anlayabiliyoruz.

“Benim mi Allah’ım bu çizgili yüz?” diyen edebiyatçının şaşkınlığı ne kadar da yerinde…
Huzurevinde bir teyzemiz düğün fotoğraflarını göstermişti:

“Bak evladım, bir zamanlar ne kadar güzeldim. Şimdi aynalara bakmaya korkuyorum,” demişti; zamana sitemle.

Herkes bir imtihanın içinde debelenip duruyor. İmtihanlarımız, imkânlarımızdan büyük. Dertler pazarında dertten geçilmiyor.

“Derman arardım derdime, derdim bana derman imiş” diyen ariflerin o yüksek nazarına ermek, çağın insanı için hiç kolay değil. Derdi dünya olanın, dünya kadar derdi oluyor.
Gençler umutlarıyla ihtiyarlar hatıralarıyla avunuyor.

Dünya dönüyor; gelen gidiyor, konan göçüyor. Mesaj kutumuza düşen vefat haberleri, buz gibi bir gerçeği hatırlatıyor: Öleceğiz… Ne çare.

Mezarlıkları mahalle dışına çıkararak ölümü unutabileceğini sanan modern insan, ne büyük bir yanılgı içinde. Ölüm, bütün haber bültenlerinden taşıyor. Sosyal medya hesapları adeta birer taziye panosuna dönmüş durumda.

Koca bir sene daha kayıp gitti avuçlarımızdan.

Yeni yıla girdik diye sevinenlerin çığlığı, geçen yılın hüznünü yaşayanların sessizliğini bastırıyor.

“Şu dağlar kömürdendir, geçen gün ömürdendir” türküsünü dinleyen uzun yol şoförlerinin derinden çektikleri âhlar, karşı dağlardan duyulmuyor. Yollar bitmiyor; hayat bitiyor. Yolcular sürekli değişiyor.

Yine yeni bir yılın başındayız. İlk ayındayız, ilk günlerindeyiz. Yarına garantimiz yok. 
‘Edvâr-ı hayat perde perde; Allah bilir ne var ilerde’

Kalan ömrümüzü, geçen ömrümüzden hayırlı kılsın Mevlamız.

Gönlümüzün sultanlarından Gönenli 

Mehmet Efendi’nin duası duamız:

“Razıyız Senden, razı ol bizden;

hayırlar yaz başımıza, iyileri çıkar karşımıza.”

Mahmut BIYIKLI / Haber7

Yorumlar15

  • Burhan 1 gün önce Şikayet Et
    Başucu yazısı niteliğinde
    Cevapla
  • Emine Tepe 1 gün önce Şikayet Et
    Ne yaptınız hocam gerçek gündemimizi gözümüzün önüne serdiniz ansızın.
    Cevapla Toplam 1 beğeni
  • MUHİTTİN AKBAŞ 1 gün önce Şikayet Et
    bizim neslimizi , 50 yaş ve üzerini çok iyi anlatmış... Tebrikler Mahmut Bey
    Cevapla Toplam 3 beğeni
  • MUHİTTİN AKBAŞ 1 gün önce Şikayet Et
    bizim neslimizi , 50 yaş ve üzerini çok iyi anlatmış... Tebrikler Mahmut Bey
    Cevapla Toplam 2 beğeni
  • Erkan akın 1 gün önce Şikayet Et
    Ya RABBi bizi sensiz, senin sevginsiz, kimsesiz bırakma...
    Cevapla Toplam 6 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat