Orhan Pamuk’un Kafasındaki Pislik

  • GİRİŞ16.02.2026 09:34
  • GÜNCELLEME16.02.2026 09:34

Orhan Pamuk’un bir konuşmasında sarf ettiği, “Bütün Ortadoğulu erkeklerin kafalarındaki pisliklerden bende de var.” Sözü tartışmalara sebep oldu. 

Bu konuşmayı bir yazarın bireysel ifadesi olarak görürsek meseleyi tam anlamamış oluruz. Her fırsatta kurulan bu ve benzeri cümleler aslında uzun süredir devam eden zihinsel bir kırılmanın dışavurumudur.

Bu söz, Tanzimat’tan bu yana süregelen ve kendi medeniyetine yabancılaşmış aydın tipinin hâlâ varlığını sürdürdüğünün somut bir göstergesidir.

Sorun Orhan Pamuk’un şahsından ibaret değildir. Asıl mesele, Batı karşısında duyulan kronik eziklik duygusudur. Kendi toplumunu, kendi kültürünü ve kendi insanını küçülttükçe Batı’dan aferin alacağını düşünen zihniyet, yüz yılı aşkın süredir Türk düşünce hayatının en sancılı meselelerinden biri olmayı sürdürmektedir.

Cemil Meriç bu tipleri “zavallı aydınlar” diye tarif ederken, Attila İlhan onları “komprador aydın” olarak tanımlar. Her iki ifade de aynı yaraya işaret eder: Kendi toplumuna yabancılaşmış, zihnen başkasının hizmetine girmiş bir aydın profiline esaslı eleştirler getirirler.  İçinden çıktığı topluma nefret kustukça dışarıda kutsanan bir tipleri geçmişte çokça gördük.

Bugün de aynı manzara devam etmektedir. Batı dünyasında kabul görmek isteyen kimi kalemler, Türkiye’yi, Doğu’yu ve İslam dünyasını aşağılayan cümleler kurdukça daha fazla ilgi görmekte, ödüller almakta ve uluslararası platformlarda el üstünde tutulmaktadır. Çünkü Batı, kendi üstünlük anlatısını besleyen söylemleri desteklemekte tereddüt etmemektedir.

Orhan Pamuk’un Nobel Edebiyat Ödülü alması da bu bağlamdan bütünüyle bağımsız değildir. Nobel, yalnızca edebî kaliteyle açıklanabilecek bir ödül değildir; aynı zamanda kültürel ve ideolojik tercihlerle de şekillenir. Batı dünyasının görmek istediği Türkiye fotoğrafını sunan kalemlere karşılıkları verilir.

Türkiye’yi problemli, geri kalmış ve karanlık bir coğrafya gibi anlatan metinler, Batı’nın zihnindeki Doğu imgesini beslediği ölçüde ödüllendirilmektedir. Türkiye aleyhine yazdıkça alkışlanan kalemler, kendi kültüründen güç alan bir duruş sergilediğinde ise görmezden gelinir. Bu gerçeği Orhan Pamuk elbette bilmektedir; oyunun kurallarını tanımakta ve rolünü buna göre oynamaktadır.

Bugün Batı dünyasının kendi iç krizleri, ahlaki çöküşleri ve siyasi ikiyüzlülükleri ortadayken; dünyanın gözü önünde yaşanan sayısız skandal, insanlık dışı uygulama ve çifte standartlar varken, bütün kötülüğü yalnızca kendi toplumunda arayan bir aydın profili ciddi bir zihinsel çarpıklığa işaret etmektedir.

 

Namuslu aydın, toplumunun kusurlarını inkâr etmez; fakat onu aşağılayarak da konuşmaz. Eleştirir ama köklerinden utanmaz. Yanlışları düzeltmeye çalışır; fakat kendi milletine sırtını dönmez. Ülkesini Batı’ya şikâyet etmeyi bir marifet saymaz.

Dün de bugün de ülkemizin en önemli meselelerinden biri aydın sorunudur. Aydın sapması Pamuk’la başlamamış, Pamuk’la da bitmeyecek gibi görünüyor maalesef. Her devirde bu tipler öne çıkarılmaya devam edecek.

 Aşağılık kompleksiyle batıya hizmet edenler olduğu gibi kültür misyonerlerinin elamanı olarak da vazifelerini yerine getirenler olacak.

Cengiz Aytmatov’un “mankurtlaşma” olarak tanımladığı hâli yaşayan sayısız insan var.

Bu toprakların kültürüne ve tarihine dost olamayanların zihinlere zerk ettiği zehirlerin sancısını nesiller çekmeye devam ediyor.

Merhum Osman Turan’ın dediği gibi Anadolu hâlâ dostların ümidi düşmanların hedefidir. Düşman her koldan saldırmakta kendisine içeriden destekçiler bulmaktadır. Anadolu’ya ayak bastığımız günden beridir kültür savaşı devam ediyor.

Edebiyat cephesi savaşın en önemli cephesidir. Bu cepheyi boş bırakacaklarını sanmak gafletten başka bir şey değildir.

Aydın ihanetine en çok maruz kalmış ülkelerin başında Türkiye gelmektedir. Abdullah Cevdetler hiçbir zaman eksik olmamıştır. İsimleri değişmiş ama zihinleri değişmemiştir. Kendi pisliklerini görmeden ülkelerini dışarıya pis göstermeye çalışırlar. Halbuki asıl pislik kendileridir.

 

Yorumlar32

  • Almancı 50 dakika önce Şikayet Et
    Bu hâlâ yaşıyor mu, ben öldü biliyordum.
    Cevapla
  • Gerçekler 59 dakika önce Şikayet Et
    Bunları yazana kadar batının kendileri hariçdünyada sömürdükleri ve köleleştirdikleri insanlığa yapılan zulmü yazmış olsalardı aynı ödül verilirmiydi bu omo yazarlara
    Cevapla Toplam 3 beğeni
  • cafer 1 saat önce Şikayet Et
    Batı karşısında duyulan kronik eziklik duygusudur bunları yaptıkları. Aşağılık kompleksi, batıya hizmet, mankurtlaşma bunların temel karekteristik özellikleridir. Herkes görevini yapacak önemli olan biz ne yapabiliyoruz. kaleminize kuvvet.
    Cevapla Toplam 3 beğeni
  • Serkan 1 saat önce Şikayet Et
    Işte tam da bu yüzden bence bu insanların ne yaparsa yapsın, ne söylerse söylesin kesinlikle haberi reklamı yapılmamalı. Bunları toplumun hafızasından silmek , onlara verilecek en güzel mesajdir
    Cevapla Toplam 6 beğeni
  • ede 4601 1 saat önce Şikayet Et
    Ne güzelde anlatmış ağzına yüreğine kalemine kelamına sağlık
    Cevapla Toplam 4 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat