Hangi Laikliği Savunuyorsunuz?

  • GİRİŞ23.02.2026 09:00
  • GÜNCELLEME23.02.2026 09:00

Laiklik kavramını kalkan yaparak bu milletin inanç dünyasına müdahale etmeye kalkışanlar, geçmişte Türkiye’ye büyük zarar verdiler.

Bu alışkanlıklarından vazgeçememiş olacaklar ki, toplumsal barışı zedeleme pahasına bir bildiri yayımlayarak yeni bir gerilimin fitilini ateşlediler.

 168 kişinin imzasıyla gündeme gelen “Laikliği Savunuyoruz” başlıklı bildiri incelendiğinde, metnin sahici bir hassasiyetten çok ideolojik bir saikle kaleme alındığı açıkça görülmektedir.

Özellikle Millî Eğitim Bakanlığı’nın okullarda gerçekleştirdiği Ramazan etkinliklerinin hedef alınması, meselenin laiklik savunusundan ziyade dinî ve kültürel değerlere yönelik bir düşmanlıkla ilgili olduğunu gayet açık biçimde ortaya koymaktadır.

Aslında laiklik; devletin bütün inançlara eşit mesafede durması, vatandaşın din ve vicdan özgürlüğünü teminat altına alması demektir.

Oysa söz konusu bildiride Ramazan ayına dair kültürel ve pedagojik etkinliklerin “laikliğe aykırı” gösterilmesi, bazı bağnaz kesimlerin laikliği kendi ideolojik zaviyelerinden yorumlamaya devam ettiklerinin açık bir göstergesidir.

Ramazan’dan neden rahatsızsınız?

Millî Eğitim Bakanlığı’nın Sayın Yusuf Tekin öncülüğünde yürüttüğü çalışmalar, akademik başarıyla birlikte kültürel kimliği ve medeniyet bilincini de önceleyen bir eğitim vizyonunu ortaya koymaktadır.

Ramazan ayı vesilesiyle yapılan etkinlikler de paylaşma, yardımlaşma, sabır, merhamet ve toplumsal dayanışma gibi evrensel erdemleri çocuklara kazandırmayı amaçlayan pedagojik faaliyetlerdir.

Bu etkinlikleri “laikliğe aykırı” olarak yaftalamak, pedagojik bir faaliyeti ideolojik bir öfkeyle okumaktır.

Üstelik başka dinlere veya kültürlere ait ritüellerin eğitim ortamlarında “çok kültürlülük” adına alkışlandığı bir zeminde, Ramazan etkinliklerine karşı böylesi bir öfke dili kullanılması açık bir çifte standardı göstermektedir.

Laiklik Kılıfı Altında Din Karşıtlığı

Türkiye’de bir dönem laiklik, maalesef dinin kamusal alandan bütünüyle tasfiyesi şeklinde yorumlanmıştır.

Bu yaklaşım hem toplumsal barışı zedelemiş hem de inanç özgürlüğünü daraltmıştır.

Bugün ise toplum değişiyor, dünya değişiyor; farklılıklarla birlikte yaşama kültürü güçleniyor. Ancak bazı kesimlerin hâlâ geçmişin yasakçı refleksleriyle hareket ettiğini görmek acınası bir durumdur.

Ramazan gibi bu toplumun neredeyse tamamının hayatına tesir eden bir hakikatin çocuklara kültürel bir değer olarak anlatılmasını tehdit olarak görmek, laiklik savunusu değil; dinî kimliğe karşı duyulan bitmeyen bir öfkenin tezahürüdür.

Her fırsatta bildiri yayımlayarak İslamî değerlere itiraz etmek, Türkiye’nin sosyolojik gerçekliğini inkâr etmektir.

Bu toprakların mayasında İslam vardır; kültürü, musikisi, edebiyatı, mimarisi ve gündelik hayatı bu medeniyet birikimiyle yoğrulmuştur.

Eğitim sisteminin bu gerçeği pedagojik çerçevede aktarması kadar doğal bir şey yoktur.

Millî Eğitim Bakanlığı’nın son yıllarda hayata geçirdiği bütün projeler, bu milletin ruh köküne uygun çalışmalardır. Ramazan etkinlikleri de bu atılımlardan biridir.

Asıl Gerici Sizsiniz!

Türkiye artık yasakçı bir laiklik anlayışının ötesine geçmiştir. İnanç özgürlüğü genişlemiş, başörtüsü yasakları tarihe karışmış, dinî hayat üzerindeki baskılar azalmıştır.

Buna rağmen hâlâ Ramazan etkinliklerinden rahatsız olan bir zihniyetin varlığı, aslında kendi içine kapanmış bir ideolojik inadı göstermektedir.

Kabullenmekte zorlansalar dahi artık Türkiye geçmişin karanlık dönemine dönmeyecektir.

Aydınlık yarınları, bu ülkenin değerleriyle kavga etmeyen ileri görüşlü insanlar hep birlikte kuracaktır.

Canları sıkıldıkça imza kampanyası düzenleyen, sözde yazar-çizer ve akademisyen unvanlı marjinal isimler; dillerine pelesenk ettikleri “gericilik” kavramının hakkını fazlasıyla veren kişilerdir.

İmzacılara milletimiz, “Asıl gerici sizsiniz!” diyerek gereken cevabı vermiştir.

İslamî değerlerin sosyal hayat içerisinde görünür olması ve yeni nesillere aktarılması büyük bir zenginliktir.

İnançları boğma ve yasaklama girişimleri dün imkânsızdı, bugün daha da imkânsızdır.

İslam bu toprakların direğidir. Müslümanlar bu memleketin sigortasıdır.

İslam’a karşı olmayı laiklik savunusu olarak sunmak, laiklik değil; otoriter bir anlayışın özlemidir.

Laikliğe göre din dersleri de, din derslerine uygun etkinlikler de yasak değildir.

Türkiye’de laikçiler, aslında laikliğin en büyük düşmanı hâline geldiklerinin bile farkında değillerdir.

Laiklik kavramının arkasına sığınarak faşizan bir dil üretmek, bu ülkeye en büyük zararı vermektedir.

“Türkiye’yi Kübalaştırmayacağız”

BBP Lideri Sayın Mustafa Destici’nin laiklik imzacılarına yönelik söylediği “Türkiye’yi Kübalaştırmayacağız” sözü gayet manidardır.

İmzacıların asıl niyetlerini deşifre etmek açısından Sayın Destici cesur bir çıkışta bulunmuştur.

Türkiye’yi Türkiye olmaktan çıkarmak isteyen zihniyeti bozuk çevrelerin, geçmişte olduğu gibi laiklik arkasına saklanarak Müslümanlara parmak sallamasına artık fırsat verilmeyecektir.

Türkiye’mizi zehirli bir dille ve bitmeyen bir kinle kirletmenize müsaade etmeyeceğiz.

Tarihin baskıcı dönemlerine dönme arzusuyla dar bir alana sıkışmış eski Türkiye özlemini anlayışla karşılamayacağız.

Zamanın ruhuna uygun atılımlar yapan, kör dövüşlerinden kurtularak geleceği kuran; her alanda lider, tarihe maruz kalan değil tarih yapan bir Türkiye idealinden geri dönüş olmayacaktır.

“Laikliği Savunuyoruz” bildirisi laikliği değil; saplantılı bir ideolojik körlüğü savunmaktadır.

Bu yaklaşımı sağduyu ve hakkaniyet çerçevesinde izah etmek mümkün değildir.

Yorumlar22

  • ESADİZM 23 dakika önce Şikayet Et
    Kemalistlerin ve solcuların, İyi parti, chp, zafer ve saadet partisinin yaşatacağı laikliğin en güncel örneğini Beşar esad sergiledi. KIYAMET KOPSA FIRSAT BULAMAYACAKLAR, FABRİKAYI AMERİKAYA TAŞISINLAR.
    Cevapla
  • Malik es. 1 saat önce Şikayet Et
    Daha acısı da bunların devletten yüksek para almaları.
    Cevapla Toplam 4 beğeni
  • Uğur 1 saat önce Şikayet Et
    Ümitvarım ümitvar olunuz şu istikbal inkilabatı içinde en gür sada İslam’ın sadası olacaktır inşallah birileri istemese de
    Cevapla Toplam 10 beğeni
  • Seliman 2 saat önce Şikayet Et
    Onların heykellerine ickisine operalarina cazina kim ne diyorki müslümanlar onalara karşı hoşgörülü 11 ay iç operaya git ama 1 ay bari müslümanın ramazanina karisma
    Cevapla Toplam 8 beğeni
  • TC vatandaşı 2 saat önce Şikayet Et
    Türkiye nin dinî İslam dır Türk milleti müslüman dır. Rahatsız olanlar rahatsız olsun ALLAH hidayet versin
    Cevapla Toplam 19 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat