Gençlerin Üstadı: Necip Fazıl Kısakürek
- GİRİŞ27.05.2026 08:52
- GÜNCELLEME27.05.2026 08:52
Necip Fazıl Kısakürek, vefatının 43. yılında minnetle, rahmetle ve hasretle anılıyor. Aradan geçen onca yıla rağmen Üstad, Türkiye’de hâlâ gündem olmaya ve gündem oluşturmaya devam ediyor.
Fikirleriyle, eserleriyle ve aksiyon adamı kimliğiyle nesilleri etkilemeyi sürdüren Necip Fazıl, vefatından sonra bile tartışmaların merkezinde yer almayı sürdürüyor.
Hayatında olduğu gibi bugün de ona karşı kin ve nefret besleyenler boş durmuyor; fırsat buldukça öfkelerini kusmaktan geri durmuyorlar.

Oysa Üstad, kendisine yönelen saldırılara yıllar önce şu mısralarla cevap vermişti:
“Ey düşmanım, sen benim ifadem ve hızımsın;
Gündüz geceye muhtaç, bana da sen lazımsın!”
Muarızları ne yaparlarsa yapsınlar, hangi iftirayı atarlarsa atsınlar; patlasalar da çatlasalar da aziz milletimizin gönlündeki Necip Fazıl Kısakürek sevgisini, hürmetini ve muhabbetini silemeyecekler.
Üstad’a duyulan saygıyı zedeleyemeyecek, onun bu milletin ruhunda bıraktığı büyük izi yok edemeyecekler.
Necip Fazıl Kısakürek, vefatının üzerinden yaklaşık yarım asır geçmiş olmasına rağmen sözünü hâlâ en gür şekilde söylemeye ve Müslüman Anadolu insanına rehberlik etmeye devam etmektedir.
GENÇLERE YOL GÖSTERMEYE DEVAM EDİYOR
Özellikle gençlerin onu okuması, anlamaya ve tanımaya çalışması umutlarımızı diri tutmaktadır.
Ülkemizin pek çok şehrinde gençlerin düzenlediği programlarda Üstad, fikirleri, şiirleri ve medeniyet tasavvuruyla bütün yönleriyle konuşulmaktadır.
Ben de Kayseri Üniversitesi’nde Türk gençliğine Necip Fazıl’ı anlatma imkânı buldum. Konferans başlığımız ‘Gençlerin Necip Fazıl’ı, Necip Fazıl’ın Gençleri’’ olarak belirlenmişti
Üniversitelilerin iki saat boyunca programı büyük bir dikkatle dinlemeleri, program sonunda yönelttikleri sorular, ezberlerinden şiirler okumaları ve Üstad’a gösterdikleri yoğun ilgi; onun genç kuşakların gönlündeki yerini anlamak için fazlasıyla yeterliydi.
Aslında bu tabloyu son derece doğal karşılamak gerekiyor. Çünkü Necip Fazıl, gençlerle en çok ilgilenen, gençliği bir medeniyet davasının taşıyıcısı olarak gören ve onlara hitap etmekten büyük heyecan duyan öncü isimlerden biriydi.
O, gençliği yalnızca geleceğin sahibi değil; aynı zamanda büyük davaların emanetçisi olarak görüyordu.
BİR GENÇLİK, BİR GENÇLİK, BİR GENÇLİK!
Dün olduğu gibi bugün de Üstadın “Bir gençlik, bir gençlik, bir gençlik” haykırışı bugün her yerde yankılanmaktadır.
Necip Fazıl’ın gençleri; meydanlarda, meclislerde, kampüslerde, sıralarda, kürsülerde onun izinde, onun kavgasını yaşatmaktadır.
Onlar, ‘Kim var?’ denildiğinde sağına soluna bakmadan, cesaretle “Ben varım!” diyebilen yiğitlerdir.
O, hep idealist bir genç aramış, idealindeki gencin peşine düşmüştür. Ana meselesi hep gençler olmuştur:
“İşte bütün meselem, her meselenin başı;
Ben bir genç arıyorum, gençlikte köprübaşı!”
diyerek hedefini net bir şekilde ifade etmiştir.
Necip Fazıl, gençliği olmayan bir hareketin istikbalinin olamayacağını iyi bilenlerdendir.
Bu sebeple “Zaman bendedir ve mekân bana emanettir.” şuuru taşıyan bir neslin meydan yerine çıkması için her türlü zorluğa göğüs germiştir.
Şu ifadeleri bir gençlik manifestosu olarak hafızalara kazınmıştır:
“Kökü ezelde, dalı ebedde bir sistemin aşkına, vecdine, estetiğine, irfanına, idrakine sahip bir gençlik…”
Onun “dininin, dilinin, beyninin, ilminin, ırzının, evinin, kininin, öcünün davacısı bir gençlik” inşa etme ideali, Müslüman Anadolu insanını düştüğü yerden yeniden ayağa kaldırma azminden kaynaklanmaktadır.
Konferanslarında muhatabı her zaman gençler olmuştur.
Anadolu’nun her köşesinde buluştuğu vatan evlatlarına “Aziz Gençler”, “Beklenen Nesil” diye hitap etmiş; “Aradığım gençliği karşımda görüyorum.” diyerek sevinç gözyaşları dökmüştür.
Üstad, Anadolu’nun dört bir yanına saçtığı tohumların meyve verdiğini görmenin bahtiyarlığını yaşamış ve Büyük Doğu gençliğinden ümidini hiçbir zaman kaybetmemiştir. Şu ifadelerinde hem savaşçı bir şairin hem de huzurlu bir müminin sesi yankılanır:
“Maya tutması için otuz küsur yıldır, devrimbaz kodamanların viski çektiği kamıştan borularla ciğerimden kalemime kan çekerek yırtındığım, kıvrandığım ve zindanlarda çürüdüğüm bu gençlik karşısında, uykusuz, susuz, ekmeksiz, başımı secdeye mıhlayıp bir ömür Allah’a hamd etme makamındayım.”
Gençliğe bu denli derin anlamlar yükleyen Büyük Doğu mimarı Necip Fazıl Kısakürek’ı yeni nesillerin gündeminde tutmak gibi önemli bir vazifemiz vardır.
O BİZİM KAHRAMANIMIZ
Meşhur bir sözdür: “Milletler kahramanlarıyla yaşar.” Necip Fazıl da bu milletin öncü kahramanlarından biridir. O, yalnızca şiir yazan bir sanatkâr değil; aynı zamanda gençliğe istikamet çizen büyük bir fikir ve dava adamıdır.
Üstadın işaret ettiği hakiki kahramanları yeni nesillere tanıtmaya devam edeceğiz. Onun diliyle söylersek:
“Bize kalan aziz borç asırlık zamanlardan;
Tarihi temizlemek sahte kahramanlardan!”
Necip Fazıl Kısakürek, bu mısralarla milletin hafızasını işgal eden sahte kahramanları sorgulamış; gençlerin kendi medeniyetinin gerçek öncüleriyle buluşması için büyük bir mücadele vermiştir.
Bugün gençlerin Üstad’a gösterdiği ilgi de aslında bu arayışın ve hakikat ihtiyacının güçlü bir yansımasıdır.
Aziz ruhu şad olsun…
Yorumlar2