Azerbaycan’a ne zaman düşman olduk?
- GİRİŞ06.10.2026 11:39
- GÜNCELLEME06.10.2026 11:39
Bu hafta Azerbaycanlı bir yazar dostumuz misafirimiz oldu.
Edebiyattan kültüre, şehirlerden ortak hafızamıza uzanan güzel bir sohbet gerçekleştirdik. Sohbetimizin bir yerinde söz Türkiye-Azerbaycan münasebetlerine geldi.
Dostumuzun söylediği bir cümle özellikle dikkatimi çekti:
“Bizim Türkiye sevgimiz, hükümetlerinizin değişmesine göre değişen, onların aldığı kararlara göre yönünü belirleyen bir sevgi değildir.”
Sosyal medyada Azerbaycan aleyhine atılan mesajlardan etkilendiğini hemen anladım.
Ben de kendisine aynı hissiyatla mukabele ettim. Bizim için de Azerbaycan sevgisi günlük siyasetin, hükümetlerin, yöneticilerin ve dönemsel politikaların çok ötesindedir, dedim.
BİRLİK TÜRKÜLERİ
Türkiye ile Azerbaycan arasında derin bir bağ var. Aynı kelimelerde buluşan, aynı türküleri söyleyen, aynı acılara hüzünlenen, aynı sevinçlerle heyecanlanan tek milleti birbirine düşürmeye çalışanlara kulak asmamalıyız.
Biz birlik türkülerimizi en gür şekilde söylemeye devam etmeliyiz.
Elbette iki ayrı devletiz. Devletlerin kendi şartları, öncelikleri, diplomatik hesapları ve dönem dönem farklılaşabilen politikaları vardır.
Türkiye’nin aldığı her karar Azerbaycan’da alkışlanmak zorunda olmadığı gibi Azerbaycan’ın aldığı her kararın Türkiye’de doğru bulunması da beklenemez.
Azerbaycan’ın aldığı her karar elbette doğru değildir. Yanlış adımlar atılmış olabilir.
Bize düşen, yanlış gördüğümüz hususlarda kardeşlik hukukunu zedelemeden diplomatik yollarla yanlışın düzeltilmesi için gayret göstermektir.
Yöneticilere olan eleştirilerimiz bizi devlet düşmanlığına, devletler arasındaki ihtilaflar da halklara karşı kin ve nefrete sürüklememelidir.
FİTNEDEN UZAK DURMAK
Türkiye ile Azerbaycan’ın ilişkilerini bozmak için sosyal medyada yaygınlaştırılan tehlikeli dilin hangi merkezlerden yürütüldüğüne dikkat etmeliyiz.
İki ülkede de kurt görünümlü çakallar olduğunu unutmamak gerekir.
Türkiye’yi karalayan, sudan bahanelerle Ankara’yı suçlayan iki ülke arasındaki kardeşliği örselemeyi amaçlayanların profillerindeki Azerbaycan bayrağı bizi aldatmamalıdır.
Türkiye’de FETÖ’nün her kılığa girerek fitne yaptığı gibi Azerbaycan’da da benzer kötülük şebekeleri olduğunu unutmamak gerekir.
Makul düşünmekten uzak bazı kimselerin yanlış paylaşımları Azerbaycan halkının Türkiye’ye beslediği muhabbetin önüne geçirilemez.
Aynı şekilde Türkiye’de provokatif paylaşım yapanlar da milletimizin Azerbaycan’a duyduğu sevgiyi zedeleyemez.
Körüklenmeye çalışılan düşmanlığı artıracak paylaşımlar bilinçli yapılıyorsa ihanet, bilinçsiz yapılıyorsa düpedüz gaflettir.
Türkiye’de ve Azerbaycan’da karşılıklı olarak hakaret dili kullananlar iki ülkeye de kötülük etmektedir.
Bizi birbirimize düşürmek isteyen çevrelerin her türlü algı operasyonuna başvurabileceği gerçeğini unutmamalıyız.
Bakü yönetimiyle Ankara’nın arasını açmak için çırpınanlar emperyalistlerin uşaklarıdır.
Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin toplumsal zeminini zayıflatmak, iki milletin birbirine olan güvenini sarsmak kabul edilebilir bir durum değildir.
ELEŞTİRİ AHLAKI
Şimdi bazı dostlarımız Azerbaycan’da alınan bazı yanlış kararları önümüze sürecekler. Elbette doğru bulmuyorum. Elbette karşı çıkıyorum.
Bir ülkenin aldığı herhangi bir karar bizi üzebilir. Yanlış bulabilir, eleştirebilir, düzeltilmesini isteyebiliriz.
Fakat bunun üzerinden bir devlete karşı topyekûn bir kampanya başlatmayı, aşağılayıcı ifadeler kullanarak küfürler savurmayı da normal karşılamıyorum.
Eleştirinin de bir ahlakı vardır.
Hele söz konusu kardeş bir ülkeyse kelimelerimizi iki kere tartmak mecburiyetindeyiz.
Uluslararası ilişkilerin gerçekliğini ve stratejik dengeleri göz ardı ederek Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşlik hukukunu zedeleyecek mesajlar vermenin iki ülkeye de zarar verdiğini görmemek mümkün değildir.
Birliğimizi bozacak tutumlardan uzak durmalıyız. Sosyal medyada karşımıza çıkan her öfke dalgasının peşinden gitmemeli, her provokatif paylaşımın parçası olmamalıyız.
TEK MİLLET İKİ DEVLET
Sosyal medyaya takılanlar dost ve kardeş ülke Azerbaycan’a düşmanlık yapan hesaplara aldırmamalıdır.
Dışişleri Bakanlığımızın geçen hafta yaptığı açıklama gayet manidardır:
“Türkiye, ‘Tek Millet, İki Devlet’ şiarıyla kardeş Azerbaycan’ın yanında olmaya devam edecektir.”
Bu ifade söylenmesi gerekeni açık biçimde ortaya koymaktadır. Günlük gelişmeler, dönemsel görüş ayrılıkları ve diplomatik meseleler ne olursa olsun Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşlik hukukunun korunması esastır.
“Tek Millet, İki Devlet” sözü boş bir slogandan ibaret değildir.
Bu sözün arkasında tarih vardır.
Kültür vardır.
Din vardır
Dil vardır.
Edebiyat vardır.
Musiki vardır.
Şehitlik vardır.
Şahitlik vardır.
Kader ortaklığı vardır.
Kafkas İslam Ordusu’ndan Karabağ’a uzanan müşterek bir hafıza vardır.
KÖPRÜLERİ YIKMAMALIYIZ
Türkiye-Azerbaycan ilişkileri konusunda özellikle yazarların, sanatçıların, akademisyenlerin, gazetecilerin ve sosyal medyada geniş kitlelere hitap eden insanların kullandıkları dile dikkat etmesi gerekir.
Köprüleri yıkmak kolaydır.
Biz köprü kuranlardan olmalıyız.
Kültürel ilişkilerimizi güçlendirmeli, birbirimizi daha fazla dinlemeli ve aramıza fitne sokmak isteyenlere karşı kardeşlik hukukunu daha güçlü savunmalıyız.
Türkiye’nin Azerbaycan’a, Azerbaycan’ın Türkiye’ye her zaman ihtiyacı vardır. Türk devletleri teşkilatının iki güçlü üyesi birbirine tutunmaya mecburdur.
İktidarlar değişir.
Yöneticiler değişir.
Siyasi şartlar değişir.
Dünya değişir.
Fakat bizim kardeşliğimiz bakidir.
Sosyal medyada koparılan gürültü hakikatin sesini bastıramaz. Çünkü Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşlik, günlük hesaplarla, geçici ihtilaflarla ve kısır tartışmalarla sarsılacak kadar zayıf değildir.
Kökleri tarihin derinliklerine uzanan bu gönül bağını, Azerbaycan’ın yahşi şairi Bahtiyar Vahapzade bakın ne güzel resmetmiş:
AZERBAYCAN – TÜRKİYE
Bir ananın iki oğlu,
Bir amalın iki kolu.
O da ulu, bu da ulu
Azerbaycan – Türkiye.
Dinimiz bir, dilimiz bir,
Ayımız bir, yılımız bir,
Aşkımız bir, yolumuz bir
Azerbaycan – Türkiye.
Bir milletiz, iki devlet,
Aynı arzu, aynı niyet.
Her ikisi cumhuriyet
Azerbaycan – Türkiye.
Birdir bizim her hâlimiz,
Sevincimiz – melâlimiz.
Bayraklarda hilâlimiz
Azerbaycan – Türkiye.
Ana yurtta yuva kurdum,
Ata yurda gönül verdim.
Ana yurdum, ata yurdum
Azerbaycan – Türkiye.
Yorumlar122
-
Sivaslı
29 dakika önce
Şikayet Et
Azerbaycani bilmem ama türkiye de bütün marketler israil ürünleri ile dolu
Beğen
Cevapla
-
Hesap
1 saat önce
Şikayet Et
Ben bu hayatta en çok abimle kavga ettim ama en çokta onu severim. Öl dese ölürüm. Al sana Türkiye Azerbaycan ilişkisi özeti.
Beğen
Cevapla
Toplam 1 beğeni
-
Temuçin Hazinova
4 saat önce
Şikayet Et
Azerbaycan CAN dır.İsraille İYİ olsun.İsterse de KÖTÜ olsun . Bizi ilgilendirmez.
İyi de olsa Kötü de olsa Türkiye yi ETKİLEMEZ
Beğen
Cevapla
Toplam 5 beğeni
-
rizele
5 saat önce
Şikayet Et
59 dakıkalık yotube vıdesou var ordan kesıp kesıp sosyal medayaya servıs etmısler bır ızleyın bakalım
Beğen
Cevapla
Toplam 3 beğeni
-
Burtay Mutlu
5 saat önce
Şikayet Et
Fazla duygusal ..
Türkiye ve Azerbaycan birbirini tamamlayan bir yapıda olmalıdır. Birinin yapmadığını, diğeri yapmalıdır. Bu tamamlayıcılıktır. Bugün Türkiye, İsrail ile görüşmüyor. Ciddi gerginlik var. Ama yarın şartlar değiştiğinde, bizim menfaatlerimizi koruyarak kim görüşecek? Elbette Azerbaycan...
Aynı milletiz. Aynı kan, aynı soy.
Tam tersi de Azerbaycan için geçerli.
Beğen
Cevapla
Toplam 1 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle