Binali Yıldırım yolsuzluk suçlamaları için ne diyor?
- GİRİŞ11.02.2014 08:31
- GÜNCELLEME11.02.2014 08:31
Kendisiyle Cumartesi akşamı buluştuk.
Seçim minibüsüne binip bir nişan törenine gittik.
Yolda giderken de sohbet ettik.
Malum, geçen hafta bazı işadamlarının ses kayıtları sosyal medyada dönüşüme girmiş, Salı günü Kemal Kılıçdaroğlu, her zamanki hakaretamiz üslubu ile bu kayıtlar üzerinden Yıldırım'ı hedef almıştı.
Yolda giderken bunları konuştuk.
Baktım, Kılıçdaroğlu'nun söyledikleri pek de umurunda görünmüyordu.
Ciddi ciddi konuşken ince zeka ürünü esprilerden birini patlattı “O, seçim günü parmağına bir ip bağlasın, oy vermeyi unutmasın yeter” dedi.
Pazar sabahı Ak Parti İzmir İl Başkanlığı binasında yaptığımız yayında ise, bu konuları daha etraflıca konuştuk.
Yıldırım kendinden emin idi.
Şöyle dedi:
“CHP lideri “arkası yarın” diye başladı. Bekleyelim, kim ne söyleyecekse her şeyi söylesin. Bizim hepsine verecek cevaplarımız var. Toptan cevaplayacağım. Ortada bana ulaşmış, erişmiş bir suçlama yok. Bu suçlamanın nereden, kim tarafından yapıldığı belli değil. Bir fezleke varsa önce bana gelmeli.”
Bu sözleri söyledikten sonra, bir cümle kullandı ki, kendisine güvenmeyen birisinin kolay kolay sarf edebileceği bir cümle değil bu.
“Yolsuzluğun arkasında duran namerttir.”
Binali bey, 10 yıl boyunca Ulaştırma Bakanlığı yaparak bir rekora imza attı.
Elini vicdanına koyan herkes takdir eder ki, kendisi Türkiye Cumhuriyeti'nin en başarılı Ulaştırma Bakanı olarak tarihteki yerini zaten almış durumda.
Otobanlar, bölünmüş yollar, hava ve deniz ulaşımında yaşanan devrimler, herkesin gözü önünde.
Kendisi de özgüven içinde, “Türkiye'nin en büyük bütçesini kullandım ve yaptığım bütün işlerin sorumluluğunu üstlenmeye hazırım” diyor.
“Meyve veren ağaç taşlanır, “yapılan güzel işler cezasız kalmaz” gibi deyimlerin yerleşik hale geldiği bir ülkede, peşin hükümlerle yürütülen linç kampanyasının, hakaret içeren cümlelerle sürdürülmesi fazla şaşırtıcı değil.
Hoş, başta da yazdığım gibi, yer yer ‘karakter suikasti' noktasına ulaşan bu aleyhte kampanyayı fazla umursamıyor Binali bey.
Kendisini İzmir seçimleri için yürüttüğü kampanyaya kaptırmış durumda.
“Bugüne kadar 60-70 bin kişi ile birebir temasım oldu. Bana kimse bu konularla ilgili sorular sormadı. İzmirliler on yıllardır ihmal edildiklerinin farkında ve artık değişim vakti gelmiştir” diyorlar.” Dedi.
Seçim sloganı için çok sade bir slogan bulunmuş.
“Binali Yıldırım ile çok kolay”
“Bu slogan ne diyor?” diye sorunca, “Türkiye için 10 yıl boyunca yaptıklarımız ortada. Bu böyle iken, İzmir'de işimiz çok daha kolay” anlamında bunu geliştirdiklerini anlattı.
“CHP İzmir'de çok güçlü, son seçimde yüzde 55 oy aldı” diye araya girince, “Onlar geçmişte kaldı, bak orada ne yazıyor?” diyerek bu sloganın yazılı olduğu afişi gösterdi.
Yıldırım ile, 17 Aralık sonrası iyice ayyuka çıkan Ak Parti-cemaat çatışmasını da konuştuk.
Bu meselenin sosyal hayattaki tezahürlerinden çarpıcı bir örnek verdi.
Seçim kampanyası sürerken İzmirli bir vatandaş Binali beyin karşısına çıkıp cemaatin sohbetlerine giden karısıyla bu meseleler yüzünden kavga ettiğini, on gündür yatakları ayırdıklarını söyleyip “ne yapmalıyım?” diye sormuş.
Bu tür örneklere üzülmüş haliyle.
Kendisi, yasalarla ülkeyi kimin yönetmesi gerektiğinin belli olduğu, son gelişmelerle ilgili olarak cemaatin bir iç muhasebe yapması gerektiği görüşünde.
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol