2008'den daha büyüğü geliyor

.

  • GİRİŞ17.03.2020 08:56
  • GÜNCELLEME18.03.2020 09:16

12 yıl önceki 2008 küresel ekonomik krizi, geldi, sonra da geçti gitti diye düşünürseniz yanılırsınız.

 

 

Ekonomiyle başlayan sarsıntı, devamında önce sosyal hayatta, onun devamında siyasette ve uluslararası ilişkiler sisteminde derin izler bıraktı, bırakmaya devam ediyor.

Örneğin, İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden çıkışıyla sonuçlanan Brexit’i o krizden bağımsız düşünemezsiniz.

 

 

Irkçılığın yükselişi, ırkçı partilerin yükselişini durdurmak isteyen ana akım partilerin bunun yolunu o görüşlere yakın siyaset argümanlarıyla dengeleme çabaları, neo-ulusalcı hareketlerin meydan okuyuşları, küresel ölçekte ekonomi dışında ciddi ve sonuçları kestirilemeyen çıktılar üretti.

Şimdilerde, Dünya’nın geleceğini daha da sürprize açık hale getiren bir başka ağır sınama ile karşı karşıyayız.

2008 krizini salt ekonomi başlığı altında sıralanan sorunlar zinciriyle sınırlı değerlendirmelere tabi tutamayacağımız gibi, Koronavirüs salgınını da sadece bir sağlık sorunu olarak düşünmemiz mümkün olmayacak.

Geçen Pazartesi ne olduğunu hatırlayalım.

Dünya piyasalarının kalbinin attığı Wall Street’te hisse senetlerinin 2008 seviyelerine kadar düşmesi nedeniyle uzunca bir süredir yakıştırması yapılmayan ‘Kara Pazartesi’ sendromu geri döndü.

Benzeri bir durum Perşembe günü de kendisini tekrarladı.

Petrol fiyatları zaten 30 dolarlara kadar inmiş durumda.

Çarşamba günü ABD Başkanı Trump, ulusa sesleniş konuşmasını yaparken, Avrupa kalesine gol atmak için eline geçen fırsatı değerlendirmek ister gibiydi. 

Avrupa’dan ülkesine seyahatleri bir aylığına yasakladı.

Gerçi, Merkel’in “Almanya’nın yüzde 70’i bu virüse yakalanabilir” demesi, yaz kış turist kaynayan İtalya sokaklarının ‘inlerin cinlerin top oynar’ hale gelmesi, şehirlerarası seyahatlerin yasaklanması, İspanya’da La Liga maçlarının süresiz olarak ertelenmesi gibi normal zamanlarda “Olur mu canım öyle şey” tepkisini verebileceğiniz gelişmeleri gözünüzün önüne getirdiğinizde böyle bir kararı Trump’a çok görmeyebilirsiniz.

Burası böyle ama Koronavirüs etkisinin siyasi anlamda olumsuz yönde en fazla etkileyeceği liderler arasında Trump başı çekiyor dersek yanılmış olmayız.

Bu yılın Kasım ayında seçimlere başkan adayı olarak girecek olan Trump’ı seçim kampanyası öncesi ağır bir tablo bekliyor.
Amerikan ekonomisinin 2020’nin ilk yarısında yüzde 5 civarı küçülmesinden söz ediliyor.

İşin kötüsü 2008 krizi bir finans krizi olmasına rağmen, bugünkü doğrudan reel sektörü vuruyor.

ABD’de Morgage krizi patlak verdiğinde “Amerikan sokaklarında insanların açlıktan öldüğünü göreceğiz” türü cümleler işittiğimi hatırlıyorum.

Bu türden görüşlerin altını besleyen iki faktör var.
Birincisi; ABD’de sağlık güvencesinin herkesi kapsamaması. Yaklaşık 30 milyon kişinin bu güvenceden yoksun olması.

Bir de bunun üstüne sağlık harcamalarının çok yüksek olmasını ekleyin.

Ama “Amerikan sokaklarında insanların açlıktan öldüğünü göreceğiz” öngörüsünü, bunlardan ziyade sosyal hayattaki acımasız düzenle ilişkilendirmek daha doğru olacaktır.

Bu sözünü ettiklerimiz sadece ABD için değil, küresel anlamda çok ciddi sorunların kapıda olduğunu bize gösteriyor.

Şu an trafik kazasının ilk saniyelerini yaşıyor gibiyiz.

Yani daha ne olup bittiğinin farkında değiliz.

Ağrılar daha sonra başlayacak.

Bir iç kanama olup olmadığı, hayati bir tehlike olup olmadığı ise ondan da sonra belli olacak. 

Yorumlar1

  • belde 2 ay önce Şikayet Et
    bu kapitalizmin bitişi demektir. artık ülkeler kendi içine kapanmaya gidecek bence. bu kadar içi dışına geçmiş bir dünyaya hazır değil insanlık. lakin birdenbire artan bu teknolojik gelişmeler birçok ülkeyi tehdit ediyor. insanlık değerleri yok olmak üzere. deniz bitti
    Cevapla Toplam 5 beğeni
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat