Batı savaşı Karadeniz'e mi çekmek istiyor?

.

  • GİRİŞ27.07.2023 08:27
  • GÜNCELLEME28.07.2023 09:00

Son dönemde seçimler, iç siyaset derken, etrafımızda, yahut yakın coğrafyamızda olup bitenlere dönük alaka ve motivasyon da azalmalar oluştu.

Rusya ile Ukrayna arasında Ukrayna topraklarında aşağı yukarı 1,5 yıldır devam etmekte olan savaşta, (yahut Rusya’nın işgali) son günlerde ihmal etmeye gelmeyecek, son derece kritik gelişmeler yaşanıyor.

Kısa bir özet geçeyim:

Ukrayna ordusu, Batı’dan aldığı yeni destekle, Rus ordusunu topraklarından çıkarmak için birkaç ay sürmesi beklenen yeni bir karşı hücum hareketi başlattı.

Bu harekatın başarılı olup olamayacağına dönük kuşkular da var tabi.

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’in CNN’e biraz da bu kuşkuları dağıtmak adına yaptığı açıklamadan ilgili bölümü aktaralım:

“Ruslar tarafından başlangıçta işgal edilen bölgelerin yaklaşık yüzde 50’si zaten geri alındı. Karşı saldırının (Ukrayna ordusunun başlattığı) henüz ilk günleri bunlar. Zor bir harekat. O nedenle bu harekat, bir ya da iki hafta değil, birkaç ay sürecek.”

Blinken’ın bu sözleri sarf ettiği sıralarda Rusya Devlet Başkanı Putin, en yakın dostu Belarus Devlet Başkanı Lukaşenko ile birlikte Polonya’ya dönük yarı/şaka yarı ciddi, yarı sert/yarı yumuşak ama her durumda tehdit içeren açıklamalar yapıyordu.

RUSLAR’IN SON SALDIRILARI KARADENİZ ÜZERİNDEKİ GERİLİMİ ARTIRIYOR

Diğer tarafta 17 Temmuz itibarıyla tahıl anlaşması sona erdi ve Ruslar hemen arkasından alarm seviyesini yükselten saldırılar gerçekleştirmeye başladı.

Nerede?

Ukrayna’nın Karadeniz kıyılarında ve en son NATO sınırı olarak kabul edilen Romanya’nın Tuna nehri üzerinde.

Bir başka deyişle de, Ukrayna’nın doğusunda değil, bizi başından beri en fazla ilgilendiren bölgelerde bunlar oluyor. 

Ruslar, tahıl anlaşmasından çekildikten sonra Ukrayna’nın stratejik liman şehri Odessa’ya arka arkaya saldırılar düzenledi.

Bu yetmedi, son günlerde Ukrayna toprağı olmasına rağmen Romanya sınırının sadece 300 metre uzağında, Tuna Nehri üzerinde bulunan Reni Limanı’na saldırılar gerçekleşti.

Bu saldırıların Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenski’nin tahıl sevkiyatı için alternatif güzergah olarak Tuna Nehri’ni işaret etmesiyle başladığını da not etmiş olalım.

DİKKAT! BATI, SAVAŞI KARADENİZ’E; RUS TEHDİDİNİ BATI’DAN GÜNEYE ÇEKMEYE ÇALIŞMAK İSTİYOR OLABİLİR

Türkiye, Ukrayna savaşının başlamasıyla birlikte Montrö Sözleşmesi’nin ilgili hükümlerini dikkate alarak boğazları savaş gemilerine kapattı.

Bu, bu savaşın Karadeniz’e sıçramasını engelleme anlamında da son derece kritik bir karardı.

Ancak tam da bu noktada şunu da hatırlatmalıyız:

Karadeniz için Boğazlar’ı sadece Rusya değil, NATO üzerinden ABD ve İngiltere başta olmak üzere Batılı ülkeler de (müttefikler) kullanmak istiyor.

Bir NATO üyesi olarak Türkiye’ye bu konuda çeşitli dönemlerde çeşitli telkin ve baskıların yapıldığı bir sır değil.

İşte bu nedenle muhtemel emrivakilere, oldubittilere karşı son derece dikkatli olunması gereken bir dönemden geçtiğimiz ortada.

Çünkü, Rusya Ukrayna savaşının Karadeniz’e sıçraması demek, bu savaşı Türkiye’nin artık doğrudan kendi ‘ensesinde’ hissetmesi anlamına gelir.

Rusların tehdit algılamasını batıdan güneye çevirmesi anlamına gelir.

Rusların tehdit algılaması şu an için Karadeniz ve güneyine değil, Karadeniz’in Kuzeybatısına, yani kendi topraklarının batısına dönük.

İki hafta önce NATO zirvesi için gittiğimiz Litvanya’da Ukrayna’dan sonra sıra bize gelecek korkusuyla büyük göçler verildiğini bu köşede yazmıştım.

Demem o ki, son günlerde Karadeniz üzerinde artan gerilimin bir ayağında, Rusların tehdit algılamasını güneye çevirme gibi bir hesap/plan/strateji olabilir.

Ukrayna’daki savaşın ilk aylarında, Ankara’dan üstelik üst düzey resmi ağızlar üzerinden, bazı NATO üyesi ülkelerin bu savaşı kızıştırma yönünde hareket ettiğine dönük açıklamalar/suçlamalar gelmişti.

Zaten, ABD ve İngiltere’nin bu savaşı kızıştırmak için ellerinden gelen her imkanı kullandıkları yönünde bütün dünyada yerleşik hale gelmiş bir kanaat var.

Bu böyle iken, bu savaşı kıyılarımıza taşıma niyeti içinde olabilecek batılı güçlere karşı son derece dikkatli olma gereğini tekrar ifade etmiş olalım.

Yorumlar29

  • leyla 7 ay önce Şikayet Et
    insanin da devletlerinde dünyaninda kaderi var :) herşey olacağina varacak , ecel herkesi bulacak... ne firavunlar, devletler gelmiş geçmiş bitmiş gitmiş , hiiiç bitmeyecek gibi hep ama bizde bitecez, onlarda bitecek...
    Cevapla Toplam 3 beğeni
  • Halim 7 ay önce Şikayet Et
    Tarih yalan söylemez... tekerrürden ibaretmiş..
    Cevapla Toplam 4 beğeni
  • Mustafa 7 ay önce Şikayet Et
    Batıya ve kurumlarına hiç güven olmaz. Onların dostu, düşmanı yoktur, sadece çıkarları vardır.
    Cevapla Toplam 14 beğeni
  • Kompakt 7 ay önce Şikayet Et
    Nası biliyorsunuz yaaa
  • deşifratör 7 ay önce Şikayet Et
    geliyor gelmekte olan büyük bela hazır ol avrupa
    Cevapla Toplam 8 beğeni
  • Das 7 ay önce Şikayet Et
    Türkiye nato nun savas oyunlarina katilmamali karadrnizde savasi engellemeli bogazlar kapatilmali nato ya bm güven olmaz örnek cok yogoslavya gürcistan Ukraine irak suriye afganistan savaslari .türkiyeyi savunmasiz birakip yenilgiye ugrayip yikilmasini planlayan bati ülkeleri
    Cevapla Toplam 24 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat