Ankara’dan ABD’ye ‘yaptırım’ tepkisi: Ulusal yaptırımlar uluslararası norm olarak dayatılamaz

.

  • GİRİŞ04.12.2023 08:42
  • GÜNCELLEME06.12.2023 09:05

İngilizce ve Almanca yayın yapan basın kuruluşlarında geçen hafta Türkiye ile alakalı çok sayıda haber çıktı.

Bu haberlerin odak noktasında Türkiye’nin Hamas’ı terör örgütü olarak kabul etmeyi reddetmesi ve Rusya’ya Batı yaptırımlarının dolaylı olarak delindiği iddiaları ve ABD’nin bu durumu mesele etmesi teması vardı.

Bu haberlerin, Ankara ve İstanbul’da temaslarda bulunan ABD Maliye Bakanlığı'nın Terörizm ve Mali İstihbarattan Sorumlu Müsteşarı Brian Nelson’un bu ziyareti öncesi çıkması zamanlama bakımından dikkat çekiciydi.

Yani yine öyle olmuş, ABD makamları kendi söylemek isteyip de söyleyemedikleri şeyleri, basına söyletmişlerdi.

Ne demek istediklerini sızdırmak suretiyle.

ABD’li yetkili Nelson şubat ayında da Türkiye’ye ziyarette bulunmuş ve o ziyaret öncesi de batı basınında Türkiye’ye dönük yaptırım tehditleri havada uçuşmuştu.

DERTLERİ TÜRKİYE’NİN RUSYA YAPTIRIMLARINA KATILMAMASI

Türkiye 24 Şubat 2022 tarihinde başlayan Rusya Ukrayna savaşı ile alakalı tutumunu ilk günden açık etti.

Savaşın başlamasından kısa bir süre önce, savaş bulutlarının toplandığı günlerde değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Ukrayna’dan da vazgeçmeyiz, Rusya’dan da” sözleriyle Ankara’nın ‘dengeli’ tutumunu özetlemişti.

Aradan geçen sürece zarfında gördüklerimiz, Erdoğan’ın bu yaklaşımının ülkemiz için ne kadar büyük faydalar sağladığını ortaya koymuş durumda.

Ankara’nın dış politikada bağımsız hareket etmesi, ülkenin ve halkın çıkarlarına göre pozisyon alması, batıyı ve ABD’yi rahatsız ediyor.

Bu rahatsızlık bazen de Rusya ile ilişkilerde ABD’ye tam bağımlı bir çizgide hareket eden Almanya’dan gelen seslerle karşımıza çıkıyor.

ABD’YE BOYUN EĞMEK ZORUNDA KALAN ALMANLAR, TÜRKİYE’NİN TUTUMUNDAN RAHATSIZ

Nitekim geçen hafta çıkan yaptırım konulu haberlerin önemli bir bölümünün Alman basınında yer alması bir hayli dikkat çekici oldu.

ABD’nin baskısıyla Rusya’dan gelen doğalgaz hatlarının devre dışı kalması, Almanya’da ciddi bir enerji krizini beraberinde getirdi.

Bu kriz sürüyor ve dev Alman endüstrisine ağır hasar verme kapasitesine dair haberler de çıkıyor.

Hatta bir süre önce The Economist Dergisi’nde “Avrupa’nın yeni hasta adamı Almanya mı” konulu bir haber de çıkmıştı.

Rusya’nın Ukrayna işgali ile 8 milyar avro para harcanan Kuzey Akım 2 projesi askıya alınmış, bir ABD’li yetkili “Orası artık bir çelik yığını olarak kalacak” diyerek Almanya’ya dönük küçültücü açıklamalar da yapmıştı.

Rusya konusunda Türkiye’nin tutumu ise şöyle:

Ankara, Ukrayna işgaline açıktan karşı çıkıp, bu ülkeye destek vermekle birlikte ikili ilişkilerde Batı’nın istediği yaptırımlara katılmayı başından beri reddediyor.

Buna karşın batının yaptırımlarının Türkiye üzerinden delinmesine izin verilmemesi gibi bir politika da izleniyor.

ÜST DÜZEY BİR YETKİLİ: BAZI ÜLKELER ULUSAL YAPTIRIMLARI ULUSLARARASI BİR NORM OLARAK DAYATIYOR

Şimdi gelelim, Ankara’nın bu olup bitenlere karşı verdiği cevaplara…

Geçen hafta çıkan haberlerle ilgili olarak üst düzey bir ismin yaptığı açıklamalar, hem Ankara’nın yaklaşımını, hem de baskı girişimine karşı verilen reaksiyonu göstermesi bakımından önem taşıyor.

Kullanılan ifadeler şu şekilde:

-Bazı ülkelerin (Burada ABD kast ediliyor aslında) ulusal yaptırımlarını uluslararası norm olarak dayatması başlı başına bir problem.

-Bir ülkenin kararının uluslararası bağlayıcılığının olmaması gerekir.

-Bizim için esas olan Birleşmiş Milletler kararlarıdır. Türkiye olarak dikkatli bir şekilde hareket ediyoruz. Daha önce (Rusya yaptırımları ile alakalı) farklı öneriler olmuştu. O denilenleri yapsaydık, ekonomimiz çok kötü olacaktı.

Gerçekten de Türkiye Rusya yaptırımlarına batının dayattığı gibi teslim olmuş olsaydı, bu durumun çok daha ağır maliyetler üretmesi kaçınılmaz olacaktı.

Ankara, yukarıda sözlerine atıf yaptığım üst düzey yetkilinin sözlerine de yansıdığı gibi, uluslararası yaptırımlar söz konusu olduğunda Birleşmiş Milletler kararlarını referans alıyor.

ABD’nin tek başına kararlar alıp dayattığı yaptırımlara prim verilmiyor.

Rusya Ukrayna savaşı ile ortaya çıkan tecrübe gösterdi ki, ABD’nin her dediğini yapmak, çok ağır maliyetleri beraberinde getirebilirdi.

Almanya’da öyle oldu nitekim.

Biraz da o nedenle, “Biz bu maliyetleri ödüyoruz da Türkiye neden ödemiyor” diyerekten ABD’ye şikayette bulunuyorlar.

Yorumlar61

  • Vatandaş 2 ay önce Şikayet Et
    Neden yazarların e posta adresi yok.
    Cevapla
  • Tarık 2 ay önce Şikayet Et
    Türkiye den Ülkemden olağan dışı şaşırtıcı hamleler bekliyorum artık. Topraklarımızda ve dışında terör unsurlarını destekleyen(ülkelerden vazgeçtik) firmalara ve kuruluşlara, geri tepmesiz YAPTIRIM versiyonları üretip uygulamak üzere çalışmalar yapılsın artık, aynı şekilde israil de madem terör devlİti onun ve destekçilerinin (şirket kuruluş vs) yaptırıma maruz bırakmamız çokmu ütopik?
    Cevapla Toplam 2 beğeni
  • M. Ç. 2 ay önce Şikayet Et
    Burada adam gibi adam başkan var.
    Cevapla Toplam 7 beğeni
  • MACKALI 61 2 ay önce Şikayet Et
    Almanya dünya var oldukca hep israili destekliycek.Birde amerika ne derse onu yapmak uymak zorunda cünki almanya kagit üzerinde hala amerikanin esiri.AMerikanin ve israilin bir numarali köpegi ve kölesi.
    Cevapla Toplam 9 beğeni
  • Cumhur 2 ay önce Şikayet Et
    Yeni hasta adam dediğiniz Almanya 5 milyar dolar için katara gitmiş doğrumu acaba
    Cevapla Toplam 5 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat