İmamoğlu neden ‘Beka’ söylemine yöneldi? AK Parti seçmenini neden aşağıladı?

.

  • GİRİŞ04.03.2024 07:59
  • GÜNCELLEME06.03.2024 11:12

Geçen sonbaharda İstanbul’da, Sultan Abdulhamit Han’ın Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküş döneminde ‘ev hapsinde’ tutulduğu Beylerbeyi Sarayı’nı (müzeye çevrilmiş durumda) gezmek için yola çıktık.

Beylerbeyi Sarayı’na inmek için, eski adıyla Boğaziçi, yeni adıyla 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nü geçmeden önce, ‘köprüden önceki son çıkışı’ atlamamamız gerekiyordu.

Ama atladık.

Sonra ne mi oldu?

Gittik, köprüyü geçtikten sonra ‘ilk çıkıştan’ çıkıp geri dönüp, hedefimize ulaştık.

Görüldüğü üzere ‘son çare’ olmamasına rağmen, ‘Köprüden önceki son çıkış’ deyimi o şekilde bir nevi ‘son uyarı’ olarak dilimize yerleşmiş.

İBB Başkanı ve CHP’nin 31 Mart İstanbul adayı Ekrem İmamoğlu’da, “Bu seçim köprüden önce son çıkış” derken, bu niyetle seçmeni etkilemeye çalışıyor.

Ama burada enteresan olan, İmamoğlu’nun bu sözlerle 31 Mart seçimleri için ‘Beka Söylemine’ yönelmiş olması.

Türkiye’ye dönük ciddi ve reel tehditleri referans alan bir ifade olarak son yıllarda karşımıza çıktı Beka Söylemi.

Ancak, muhalefet çevreleri, bunu çoğu zaman alaycı bir üslupla, AK Parti ve Cumhur İttifakı’nın diğer paydaşı olan MHP’ye dönük suçlama konusu üzerinden ele aldılar.

Her “Yine mi beka söylemi” dediklerinde, dudaklarını alaycı bir şekilde kıvrımlaştıran muhalif yazar çizer isimleri gözünüzün önüne getirebilirsiniz mesela.

İmamoğlu’nun siyasi söylem olarak gündeme getirdiği Köprüden önceki son çıkış metaforu ise, Erdoğan’ın yine kazanması halinde Türkiye’de demokrasi kalmayacağı algısına dönük bir siyasal söylem.

22 senedir çeşitli versiyonlarıyla gündemde tutulan bu söylemle alakalı 14 Mayıs seçimlerinin hemen ertesinde Newsweek Dergisi’nin attığı başlığı hatırlatıp geçelim:

“Kimse Erdoğan’a diktatör demesin. Çünkü diktatörler ikinci tura kalmaz!”

BEKA SÖYLEMİNE YÖNELEN İMAMOĞLU BİR YANDAN DA AK PARTİ SEÇMENİNİ AŞAĞILIYOR

İmamoğlu, süslü cümlelerle her kesime hitap ettiği, herkesi kucakladığı yönünde bir çaba içerisinde olsa da, içinde biriktirdiği öfke ve belki de nefret duyguları kendini belli ediyor, kurduğu cümlelere yansıyabiliyor.

Mesela, önceki gün bir miting sırasında sarf ettiği AK Parti seçmenine dönük aşağılayıcı ve hakaretamiz cümleler…

Ne mi dedi İmamoğlu?

AK Parti seçmenini hedef alarak, on milyonlarca insanı “Fikri hür, vicdanı hür olmayan, tutsak insanlar” olarak tanımladı.

Şu cümlelerle:

“Bu fikri hür vicdanı hür olmayanları bile özgürleştireceğiz. Hani bir parmak, bir parmak eksilterek el sallıyorlar ya. 31 Mart'tan sonra o parmaklarını da özgürleştireceğiz. El sallayacaklar serbestçe. Yahu yüzyıllardır el sallamanın bir usulü var değil mi? Böyle. Böyle, elin özgür, özgür! Yahu bir kişi yaptı diye herkes bir parmağını eksik gösteriyor. Yarın dese ki ‘iki parmağınız eksik’, öyle yapacaklar. Ya dese ki ‘vazgeçtim, hepsini açın’ öyle yapacaklar. Allah akıl versin ya. Vallahi Allah akıl versin. Böyle bir siyasi süreç olmamıştır.” 

İmamoğlu’nun bu alaycı sözlerine dün Murat Kurum şöyle bir cevap verdi:

“Neyle dalga geçiyor? Bu işaretimizle. Ne var bu işarette? Tek bayrak var. Ne var bu işarette? Tek millet var. Ne var bu işarette? Tek devlet var. Ne var bu işarette? Tek vatan var. Bunun neyinden rahatsız oldun? Birliğimizden, beraberliğimizden mi rahatsız oldun? Sen yabancı büyükelçilerle masada olmaya devam et, biz yine milletimizle el ele, kol kola yol yürüyeceğiz”

ENTERESAN…İMAMOĞLU ERDOĞAN’I, ÖZGÜR ÖZEL KURUM’U MİNDERE ÇEKMEYE ÇALIŞIYOR

İmamoğlu’nun bu alaycı halinin sandık başında hiç de işine yaramayacağı açık.

O kadar algı çalışmasına rağmen bu kadar ‘enaniyet’, beka söylemiyle, muhalif seçmeni korkutma niyetiyle de kolayca aşılabilecek bir şey olamaz.

Çünkü böyle aşağılayıcı söylemlerin geçmişte de ‘Bidon kafalı” “Göbeğini kaşıyan adam” gibi hakaretlerle yana yana gelmesi, bunun da hakaret edilenlere değil, hakaret edenlere fatura çıkardığı önceki seçim sonuçlarıyla sabit hale gelmiş durumda.

İmamoğlu böyle yaparken, öbür tarafta CHP Genel Başkanı sıfatıyla Özgür Özel’ de ayna anda tüm tuşlara basarak seçim kampanyasını yürütüyor.

Kimi zaman Atatürk ismini seçim kampanyasına taşıyarak:

“Atatürk sizden partisini iktidar yapmanızı bekliyor. Erzurum'da çalışın diyor, İstanbul'u kaybetmeyin, İzmir'de rekor kırın diyor. Bilecik'i sakın ha kaybetmeyin diyor."

Kimi zaman, dün yaptığı gibi savunma sanayii alanında atılan dev adımlar ile Hitler’in silahlanma arayışları arasında paralellik kurarak.

Bu arada enteresan bir şey daha oldu.

İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı polemiğe çekmek için yoğun çaba harcadığı bir ortamda, Özgür Özel’in Murat Kurum’u hedef sözleriyle karşılaştık.

İçinde aşağılayıcı ifadeler bulunan ama aynı zamanda Murat Kurum’un aday olmasının CHP mahallesinde yol açtığı huzursuzluğa dair çağrışımlar üreten bir açıklama bu.

Ne diyor Özgür Özel, bakalım:

“Ben bu adayı Tayyip Erdoğan’ın yerinde olsam çekerdim. (Rakip parti adayı için böyle derseniz, bu adaydan aslında sizin rahatsız olduğunuz yorumlarına yol vermiş olmaz mısınız. M.A) Murat Kurum orada duracağına oraya bir tane Pinokyo koysa Murat Kurum’dan daha inandırıcı olur. Murat Kurum’u çek, İstanbul’dan Pinokyo’yu aday göster.”

Bu sözlerin devamı da var.

Ancak, aktardığım kısımdaki ilk cümleye tekrar dikkat çekmek isterim.

“Ben bu adayı Tayyip Erdoğan’ın yerinde olsam çekerdim” cümlesine.

Acaba duyunca İmamoğlu nasıl bir tepki vermiştir Özel’in bu sözlerine?

Bir acaba daha…

Acaba, Özgür Özel, İmamoğlu’nun İstanbul’da kazanmasını çok da istemiyor olabilir mi?

İleriye dönük liderlik hesapları kapsamında, “Olmasa da olur” diye içinden geçiriyor olabilir mi?

Ne dersiniz?

Yorumlar53

  • Leylaa 1 ay önce Şikayet Et
    Zaten pınokya yonetıyor İstanbulu ozgur bey
    Cevapla Toplam 7 beğeni
  • Ali 1 ay önce Şikayet Et
    dört göz ekrem gene şaşı bakıp şaşırdı tv reklam şovmen dilan polat gibi ibb yüzü oldu istanbul şaşırdı
    Cevapla Toplam 7 beğeni
  • Ahmet 1 ay önce Şikayet Et
    Evet özel pinokyo yu aday göstermiş kendi ifadesiyle
    Cevapla Toplam 9 beğeni
  • 1453 1 ay önce Şikayet Et
    Heval ekrem kim ki kimi aşağılıyor, pabuçlarımın ...
    Cevapla Toplam 8 beğeni
  • Vedat 1 ay önce Şikayet Et
    Eşiniz kapalı üç parmağını da özgürleştirmeyi düşünür müsünüz?
    Cevapla Toplam 4 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat