ABD PKK/YPG işbirliğiyle Suriye’de ‘seçim’ tiyatrosu

  • GİRİŞ30.05.2024 09:00
  • GÜNCELLEME03.06.2024 09:41

Bir nevi fiili ateşkes ortamının hüküm sürdüğü Suriye’deki gelişmeler, epey bir süredir kamuoyu gündeminin de uzağında kaldı.

Bu sessizliği bozan haber, Suriye’nin kuzeyinden, ABD destekli PKK/YPG terör örgütünün aldığı bir karar üzerinden geldi.

Örgüt, 11 Haziran tarihinde 6 bölgede ‘yerel seçimlere’ gideceğini açıkladı.

PYD/YPG 12 YILDIR SÜRDÜRDÜĞÜ ZORBALIĞI MEŞRU ALANA TAŞIMAYA ÇALIŞIYOR

Bu durum, örgütün 2012’den beri DEAŞ’la mücadele adı altında Kuzey Suriye’de oluşturduğu yapılanmanın yeni bir aşaması anlamına geliyor.

Türkiye, 2016’dan itibaren yürüttüğü harekatlarla, güney sınırının boylu boyunca bir PKK kuşağı ile kapatılmasını engellemiş olsa da, ABD ve Rusya’dan kaynaklı problemler nedeniyle örgütü bölgeden tümüyle söküp atmak mümkün olmadı.

Seçim diyorlar da bunun böyle açık, şeffaf ve adil bir seçim olduğunu, olacağını kimse düşünmemeli.

Bölgeden gelen haberler, Arap çoğunluk ve YPG’nin Stalinist ideolojisini benimsemeyen Suriyeli Kürtler üzerinde 12 yıldır süren baskıların, seçimler nedeniyle de kendini gösterdiğine işaret ediyor.

Örneğin:

Seçimler için kayıt olmayı reddeden ve yerel seçimleri boykot edeceğini açıklayan Suriye Kürt Ulusal Konseyi’nin (SKUK) bünyesindeki partilerin ofislerine ve yetkililerine son dönemde düzenlenen saldırılar…

YPG ve sırtını yasladığı siyasi parti PYD, normal şartlarda Suriyeli Kürtler arasında güçlü bir desteği hiçbir zaman sahip olmadı aslına bakarsanız.

Ama ne yaptılar?

Silah zoruyla, zorbalıkla bölgede fiili tahakküm tesis ettiler.

2012 öncesi, Suriye’nin kuzeyinde 10’dan fazla siyasi parti mevcuttu ve PYD bu partilerin arasında halk desteği zayıf, küçük partilerden biri mesabesindeydi.

Suriye iç savaşı ve ABD’nin öncülüğündeki koalisyonun DEAŞ’la mücadele adı altında verdiği destekle birlikte, Kandil’den giden PKK’lıların öncülüğünde resmen terör estirdiler.

Bölgedeki Kürt siyasileri, kanaat önderlerini katlettiler, sürgüne gönderdiler, kendilerine tabi olmaya zorladılar.

Siyasi çeşitliliği, silah zoruyla tek tipleştirdiler.

O dönemde PKK/YPG baskısı nedeniyle hem Barzani yönetimindeki Kuzey Irak’a, hem de Türkiye’ye göçler olduğunu hatırlatalım.

PKK/YPG şimdi, 12 yıllık defakto durumu meşru hale getirme anlamında yeni bir adım atıyor. 11 Haziran’da yapacağız dedikleri seçimin bir amacı bu.

KAYNAKLAR: ÖRGÜT, ABD’NİN GERİ ÇEKİLME PLANINA KARŞI KONUMUNU PEKİŞTİRMEYE ÇALIŞIYOR

Bir başka amaç, ABD seçimlerinin yaklaşması olarak değerlendirilebilir.

Ankara’daki kaynaklar, buradaki çabanın, ABD’de de seçimler sonrası (özellikle Trump yeniden seçilirse) muhtemel bir geri çekilme kararına karşılık, sahadaki konumunu pekiştirme amacı taşıdığını, dolayısıyla örgütün ‘pazarlık gücünü’ artırmak için bu şekilde davrandığını dile getiriyor.

Yine bu gelişmeler bağlamında, örgütün asıl amacının DEAŞ’la mücadele değil, bu mücadele adı altında sağlanan destekten yararlanma ve konumunu güçlendirme amacıyla hareket ettiği değerlendirmesi yapılıyor.

SEÇİMLER BAĞIMSIZ DEĞİL, PYD KONTROLÜNDE YAPILIYOR

Yine kaynaklardan edindiğimiz bilgiye göre şöyle bir durum da var:

Mevcut tablo, adayların belirlenme sürecinden sonuçların açıklanmasına kadar tüm sürecin, sonuçlar açıklandıktan sonra da teşkil edilen yerel yönetimler de dahil olmak üzere tamamen PYD’nin kontrolü altında yürüyor.

Seçimlerin demokratik süreç görüntüsü altında, ama aslında göstermelik sözde demokratik seçimler şeklinde yapıldığına dair somut veriler de var.

Örneğin:

-Seçime” girmek isteyen tüm adayların katılımı, başında örgütle iltisaklı kişilerin bulunduğu sözde yüksek seçim kurulunun onayına tabi.

-Oy kullanma hakkı, örgütün belirlediği kriterlere göre kimlik kartına sahip olanlara veriliyor.

-18 yaşının üstünde olsa da bu karta sahip olmayanların oy kullanmasına izin verilmeyecek.

-Söz konusu kimlik kartını alabilmek için örgütün silahlı güçlerine (zorunlu askerlik) katılmış olma şartı aranıyor.

Görüldüğü gibi aslında bütünüyle PYD/YPG kontrolünde yürütülen bir sözde seçim süreci var karşımızda.

Kaldı ki, şimdiye kadar zorbalıkla hükümranlığın tesis edildiği bir ortamda, özgürce seçimler yapılabilmesi, özgürce oy kullanılabilmesi, adil, hak edenin kazandığı bir oylamanın yapılabilmesi ne kadar mümkün olabilir ki?

Yorumlar24

  • Levent 15 3 hafta önce Şikayet Et
    Bizi yaptığımız HAREKATLAR değil, GEÇ KALMALARIMIZ YORUYOR!
    Cevapla
  • memo 3 hafta önce Şikayet Et
    bekledikçe bizi daha suçlu konuma getiriyor abd. PKK yı Abd nin Türkiyedeki Evren gibileri yarattı. şimdi de devlet olmaya vardı olay. Beklersek daha çok sancılı olur.
    Cevapla Toplam 3 beğeni
  • Rusnda 3 hafta önce Şikayet Et
    Türkiye-Ruanda arasında turizm anlaşması imzalanmış. İngiltere sığınmacıları Ruanda’ya gönderip orada beklemelerini isteyecek İngiltere sığınmacıları Türkiye’ye göndermek için de anlaşma arayışındaydı Şimdi soru şu: Ruanda’dan Türkiye’e turist olarak kim gelecek? İngilizlerin Ruanda’ya gönderdiği sığınmacılar mı?
    Cevapla Toplam 2 beğeni
  • YILDIRIM 3 hafta önce Şikayet Et
    Oynasın dansözler bakalım şunun şurasında tüm eşikleri aşmaya çok az bir zaman kaldı evvel Allah. İnşallah Cenabı Hak Türkiye'yi dünya mazlumlarının/İslam ümmetinin hamisi olarak görevlendirerek bu ağır ve kutlu vazifeyle şereflendirir. Mazlumların dostu, kafirlerin/zalimlerin korkulu rüyası Türkiye ve Türklerdir, vesselam.
    Cevapla Toplam 9 beğeni
  • Zaza 12 3 hafta önce Şikayet Et
    Türkiye ye karşi İkinci İsrail devletini kuruyorlar,ivedilikle müdahale edilme gerekirse kobanie esatla birlikte girilmeli.
    Cevapla Toplam 5 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat